"Çocuklar ölmesin" diyen Ayşe Öğretmen tahliye edildi
10.05.2019

Anayasa Mahkemesi, Diyarbakır Sur'da operasyonların devam ettiği dönemde telefonla katıldığı televizyon programında, "Çocuklar ölmesin" dediği için mesleğinden olan, "terör örgütü propagandası" yaptığı gerekçesiyle 1 yıl 3 ay hapse mahkum edilen öğretmen Ayşe Çelik, Anayasa Mahkemesi'nin 'hak ihlali' kararının ardından cezaevinden çıktı.

AYM kararının gerekçesinde "Terör veya terör örgütü ile bağlantılı olsa bile içinde şiddete başvurmayı cesaretlendirici ifadeler yer almayan, terör suçlarının işlenmesi tehlikesine yol açmayan, terör örgütünün ideolojisi, toplumsal veya siyasal hedefleri, siyasi, ekonomik ve sosyal sorunlara ilişkin görüşleri ile paralellik taşıyan düşünce açıklamaları terörizmin propagandası olarak kabul edilemez" ifadeleri yer aldı.

 

Yüksek Mahkeme'nin bu kararı, propaganda suçundan yargılanan 'Bu Suça Ortak Olmayacağız' bildirisini imzalayan akademisyenler için de emsal oluşturabilecek.

Ne olmuştu?

8 Ocak 2016'da Diyarbakır'dan Beyazıt Öztürk'ün televizyon programına katılarak, "Çocuklar ölmesin, analar ağlamasın" diyen Çelik'in yaşamı değişti. Ücretli öğretmenlik yapan Çelik, mesleğinden atıldı, hakkında soruşturma başlatıldı. Terör örgütü propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılanan Çelik, 1 yıl 3 ay hapse mahkum edildi. Çelik'in avukatı Mahsuni Karaman, bu süreçte Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.Yüksek Mahkeme, cezası kesinleşen Çelik'le ilgili "tedbir" kararı verilmesi istemini reddetti ve o günden bu güne dosyayı esastan görüşmedi.

 

Bu süreçte anne olan Çelik'in cezasının infazı iki kez ertelendi. Ertelemeden sonra cezaevine konulan Çelik, yeniden infaz erteleme istedi ve cezası bir kez daha 6 aylığına ertelendi. Anayasa Mahkemesi, tüm çağrılara rağmen bu süreçte dosyayı görüşmedi. Erteleme süresi bittikten sonra Çelik, cezaevine konuldu.

 

Akademisyenler için de emsal olabilecek

 

Çelik'in dosyasını gündeme alan Anayasa Mahkemesi, bugün kararını verdi. Anayasa Mahkemesi, Çelik'in sözleri nedeniyle mahkum edilmesini düşünce ve ifade hürriyetine aykırı buldu ve yeniden yargılanmasının yolunu açtı.

Anayasa Mahkemesi, Ayşe öğretmenin ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi, Ayşe Çelik dün gece özgürlüğüne ve yolunu bekleyen 1,5 yaşındaki kızına kavuştu. Bu karar herkesi sevindirdi, herhalde en başta da ona destek olarak suçuna katılan ama her nedense aynı cezaya çarptırılmayan 38 kişi ilechange.org’da kampanya açarak Anayasa Mahkemesine imzalarını yollayan 50.000’e yakın kişiyi.

Ancak gerek Anayasa Mahkemesi kararında, gerek bu konuda yapılan haberlerde önemli bir yanlış tekrarlanıyor:

Ayşe Çelik, barış isteyen sözleri nedeniyle yargılandı ama bu sözlerden ceza almadı.

Ceza ,“Şunu şunu neden söylemedin?” diye verildi, bu “terör propagandası” sayıldı.

 

Anayasa Mahkemesi’nin kararı ise bu noktayı hiç görmemiş, Ayşe’nin sözlerinin ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu vurguluyor.

Sevindirici bir yanlış. Zira tamamen aynı kapsamda olan “Akademisyenler , TTB” gibi birçok davaya da emsal oluşturabilecek nitelikte.