Ana SayfaHaberlerGündemErdoğan: Faşistsiniz, faşist

Erdoğan: Faşistsiniz, faşist

 

İstanbul Gaziosmanpaşa'daki toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, son günlerde Türkiye'nin gerginlik yaşadığı bazı Avrupa ülkelerine tepkisini sürdürdü. Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanına 'diktatör' diyeceksin, bunlara 'faşist' dediğimiz zaman beyler rahatsız oluyor, 'Nazi' dediğimiz zaman rahatsız oluyor. Bak belgeyle konuşuyorum. Camilerimizin duvarına gamalı haç işaretlerini koyan siz değil misiniz? Onlara karşı verilmiş bir mücadeleniz var mı? Camilerimizi yakıp yıkmadınız mı? Solingen faciasını biz bir kenara koyabilir miyiz? NSU davasını bir kenara koyabilir miyiz? Hâlâ çözmediniz , hâlâ sürüncemede bekletiyorsunuz. Faşistsiniz, faşist" dedi.

 

"Siz, bizi üzüyor musunuz, üzüleceksiniz"

 

Cumhurbaşkanı'nın konuşmasından satır başları şöyle:

 

"Kendi ülkesinin Cumhurbaşkanına karşı Avrupa'da terör örgütleri pankartlarla, resmin yanıbaşına silah koyuyor ve onların solak partileriyle oradaki terör örgütü, beraber yürüyorlar. Neresi burası? İsviçre, Hollanda, Belçika, Almanya. Bunları da söylediğimiz zaman beyefendiler rahatsız oluyor. Rahatsız olmayın, 'men dakka, dukka.' Siz, bizi üzüyor musunuz, üzüleceksiniz."

 

"Kimsenin düşmanı değiliz, kimseye husumetimiz yok"

 

"Türkiye'nin bölgesinde yürüttüğü mücadele; hem buradakilerine ve bütün bu çevredeki kardeşlerimize yardım etmek hem de kendi güvenliğini sağlamak içindir. Açık konuşuyorum; her kim Türkiye'nin 'Suriye'de ne işi var' diyorsa ülkemizin kötülüğünü istiyordur. Her kim 'Irak'la niye bu kadar ilgileniyoruz' diye soruyorsa Türkiye'nin fenalığını düşünüyordur. Her kim 'Avrupa'daki gelişmelere niçin müdâhil oluyorsunuz' diyorsa kesinlikle milletimize husumeti vardır. Buradan komşularımıza ve oralardaki güçlere, özellikle de Avrupa ülkelerine, Avrupa'ya, Rusya'ya bir mesajım var; biz kimsenin düşmanı değiliz, bizim kimseye husumetimiz yok. Tam tam tersine her ülkeyle, her toplumla mümkün olan en iyi, en ileri, en samimi siyasi, ekonomik, sosyal ilişkiler kurmak, geliştirmek istiyoruz."

 

'İdam geri gelsin' diyenlere yanıt

 

"Önce 16 Nisan’ı bir halledelim. 16 Nisan’ı hallettikten sonra; Kılıçdaroğlu ne diyor, ben idamdan yanayım diyor. Sayın Bahçeli zaten açıkladı. Sayın Yıldırım da zaten idama asla aykırı davranamaz. Öyleyse bana geldiğinde ben de, bu Meclis yasa teklifi bana geldiğinde bunu onaylarım."

 

"Size ne?"

 

"Hem içeride hem dışarıda 16 Nisan'da 'evet' çıkmasının önünü kesmek için adeta seferberlik ilân edilmiş durumdadır. Anayasa değişikliğiyle ilgisi olmayan öyle yalanlar ortaya atılıyor ki insanın aklı havsalası almıyor. Yurt dışında birtakım ülkeler bu konuda öylesine açık taraf olmuş durumdalar ki ortada ne uluslararası anlaşmalar, ne diplomatik teamüller, ne nezaket kaldı. Sanki seçim Almanya'da yapılıyor, sanki Belçika'da, sanki İsviçre'de, sanki Hollanda'da yapılıyor. Size ne? Terör örgütleri Avrupa şehirlerinde polis koruması altında eylem yaparken, 'hayır' kampanyası yürütürken, 'Evet' diyenlerin üzerine atlarıyla itleriyle saldırıyorlar. İçeride de dışarıda da telaş büyük olduğuna göre ülke ve millet olarak doğru yoldayız demektir. Bunun için diyoruz ki 16 Nisan, Türkiye'nin bir daha koalisyon günlerine dönmeyeceğinin ilanıdır. 16 Nisan, Türkiye'nin ekonomik krizlere yol açan çatışma ortamlarına kapılarını kapattığının ilânıdır. 16 Nisan, daha çok büyüyecek, daha çok üretecek, daha çok istihdam edecek, daha çok ihracat yapacak bir Türkiye'nin yolunun açıldığı günün adıdır."

 

Kararsızlara seslendi

 

"16 Nisan'da kullanacağı oy konusunda hâlâ tereddüdü olanlara sesleniyorum, şöyle çevrenize bakın. Kimler 'evet' diyor, kimler 'hayır' diyor, bir mukayese edin. Geçmişten beri, bu sistemi kimler istemiş, ona bir bakın. Gerek Demirel, gerek Özal, gerek Erbakan, gerek Türkeş, gerek Muhsin Yazıcıoğlu, bütün bu siyasiler 'evet' demişler. Orada acaba 'hayır' diyenler var mı? Kim var? Sorumluluk üstlenmiş ne kadar devlet adamı varsa hepsi de sonunda gelip bu sistemde karar kılmışlar."

 

"16 Nisan'dan sonra artık ülkemizi soyamayacaklarını bilenler…"

 

"7 Haziran 2015 seçimlerinde hiçbir parti tek başına iktidar olamayınca neler olduğunu hatırlıyorsunuz değil mi? Terör örgütlerinden faiz baronlarına kadar milletimizin cebindeki parayı çalan bu hırsızların hepsi de ellerini ovuşturmaya başlamışlardı. Ama biz Türkiye'yi işte bu vampirlere bırakmamak için cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini getiriyoruz. 16 Nisan'dan sonra artık ülkemizi soyamayacaklarını bilenler şimdi tüm güçleriyle olumsuz bir netice çıkması için uğraşıyorlar. 16 Nisan'da değişim kaçınılmazdır. Türkiye'nin cumhurbaşkanlığı sistemine geçişinin ayak sesleri gümbür gümbür geliyor. Ben bunu görüyorum. Milletimiz kararını vermiş durumda."

 

Kaynak: Al Jazeera, AA

- Advertisment -