TBMM'de Demirtaş, Önder, Baluken tartışması
05.12.2018

HDP’li Selahattin Demirtaş, Sırrı Süreyya Önder ve İdris Baluken hakkındaki hapis cezalarının onanması TBMM’de iktidar ile muhalefet arasında sert tartışmalara neden oldu.

 

HDP eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş, eski Ankara milletvekili Sırrı Süreyya Önder ile HDP eski meclis grup başkanvekili İdris Baluken’le ilgili davalarda geçen hapis cezalarının bir gün içinde onanması TBMM Genel Kurulu’nda tartışma konusu oldu.

 

Davalar için verilen onama kararlarını TBMM gündemine taşıyan, HDP oldu. HDP Meclis Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, "Türkiye’de bağımsız yargının ne kadar hızlı işlediğini öğrendik" sözleriyle kararlar karşısında duydukları tepkiyi dile getirdi ve Demirtaş, Önder ve Baluken’e kesilen cezaların Türkiye’de doğrudan ifade özgürlüğünü hedef aldığını söyledi. Cezaları HDP’ye yönelik ‘bir karar, tutum’ olarak gördüklerini anlatan Bilgen, "Bu cezaların Türkiye yargısına da, Türkiye siyasetine de, Türkiye’ye de faydası olmayacak, tam tersine sadece kaosu ve güvensizliği derinleştirecektir" ifadelerini kullandı.

 

HDP Gaziantep milletvekili Mahmut Toğrul TBMM’de "Bu kararlar tarihe bir kara leke olarak geçecektir" çıkışında bulundu. Toğrul’un "Menderes’i asanlar bugün arkasında durmuyorlar. Yarın Demirtaş’a bu cezayı verenler de, kararlarının arkasında durmayacaklar ve bu kara lekeyi taşımadıklarını, ortak olmadıklarını ikna etmek için toplumun karşısında hesap veremeyecekler" sözleri gerginlik yarattı. Toğrul’un açıklamalarına AKP sıralarından "Ne dediğinizin farkında değilsiniz" sesleri yükseldi.

 

"Tuz kokarsa eyvah”

 

HDP'lilerle ilgili yargı kararlarına karşı eleştirilerini yükselten bir diğer parti, ana muhalefet partisi CHP oldu. CHP Meclis Grup Başkanvekili Engin Altay, "Kararlar yargıya basınçtır, yargıya tahakkümdür. -Et kokarsa tuzlanır, tuz kokarsa eyvah noktasıdır-" çıkışında bulundu. Türkiye’nin hukuk devleti olma niteliğini kaybeden bir manzaranın içinde olduğunu anlatan Altay, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Demirtaş’ın serbest bırakılması yönündeki kararını hatırlattı ve "Bu karardan sonra parlamento üyeliği de bulunan HDP’lilerle ilgili hapis cezalarının onanması yargıya verilmiş bir talimatın, yargıya verilmiş bir ayarın, yargıya verilmiş bir istikametin adıdır" diye konuştu.

 

Engin Altay hukuk devletinde yasama, yürütme ve yargı organlarının birbirinden bağımsız şekilde çalışması gerektiğini ancak mevcut durumda Türkiye’de yargının, yürütmenin siyasi kurallarına, hedeflerine, ihtiyaç ve isteklerine göre karar aldığını öne sürdü. "Kabul etmiyoruz. Ahlaki de, hukuki de bulmuyoruz” diyen Altay, "Türkiye’nin her şeye rağmen bir hukuk devleti olduğuna olan inancımı hukuk dışı olaylar gerçekleşse bile korumak istiyorum" diye konuştu.

 

AKP: Örgüt propagandası ile ifade özgürlüğünü ayırın

 

Muhalefet cephesinin eleştirilerine AKP TBMM Grup Başkanvekili Mehmet Muş yanıt verdi. "Türkiye bir hukuk devletidir, insanlar ifade özgürlüğünden dolayı yaptırıma maruz kalmazlar" diyen Muş, muhalefet partileri temsilcilerinden 'ifade özgürlüğü ile terör propagandasını ayırmalarını' istedi. Muş, hapis cezaları onanan HDP’lilerden 'ifade edilen şahıslar' diye sözetti. Muş, "Bu şahısların PKK terör örgütüyle alakalı sözleri, görüşleri, ifadeleri ortadayken bunları yok sayarak, ifade özgürlüğünden dolayı cezaların verildiğini söylemek büyük yanlışlıktır. Cezaların neden verildiğine herkesin iyi bakması lazım" dedi.

 

HDP’lilerin ifade ettiği görüşlerinden ötürü ceza almadığını öne süren Muş, muhalefete "Siz kalkıp da PKK terör örgütünü meşrulaştırma yönünde adımlar atmaya çalışırsanız, meşrulaştırma yönünde ifadeler kullanırsanız, bu örgüt propagandasına girer. Bu bir ifade özgürlüğü değildir" çıkışında bulundu.

 

Yapacaklarımız tükenmedi

 

Selahattin Demirtaş’ın avukatlarından Mahsuni Karaman DW Türkçe'ye önümüzdeki süreçte nasıl ilerleyeceklerine dair bilgi verdi. "Hukuksuzluğa karşı en iyi yol. Hukukta ısrar etmektir. Yapacaklarımız bitmedi" diyen Karaman, kapsamlı bir değerlendirmeden sonra ayrıntılı bir planlama ile ilerleyeceklerini söyledi.

 

Karaman, "Hukuksuzluğun aleni biçimde topluma dayatılması utanç verici" derken, tutuklu Demirtaş’ın durumu ile ilgili de şöyle konuştu:

"4 yıl 8 ay hapis cezası kesinleşmiş oldu. Sayın Demirtaş’ın statüsü hükümlü statüsüne büründü. Ana dosyada muhtemelen AİHM kararı doğrultusunda bir tahliye kararı da verirler. AİHM kararını da yerine getirirler ama Demirtaş hapiste kalmaya devam edecek."

 

HDP ve CHP’lilerden eleştiriler sosyal medyanın en popüler adresi Twitter’da da gündemde tutuluyor. Twitter hesabından açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan "Bu iki yüzlü siyasetin, iki yüzlü yargısı ve kararı zulümdür" dedi. CHP İstanbul milletvekili Sezgin Tanrıkulu da, “Hukuk devleti ve siyasetin yargı eliyle infazını tarih bu iktidarın hanesine en kara hali ile yazacaktır” dedi.

 

Kaynak: Deutsche Welle Türkçe