Bir tiyatro kulisini anlatır gibi savaşa tanıklık etmek…
28.11.2015

Genç bir kadın olarak 1970’lerden 80’lere ve bugüne dek ülkesinin çektiği acıyı kameraya alan, kimi zaman savaş muhabirliği şapkasıyla kimi zaman da sinema yönetmeni olarak çektiği kurmaca filmlerle savaşı anlatan Saab, ‘’Yapabileceğim tek şey yaşananlara tanıklık etmekti. Ben de ülkemi terk etmeyerek bunu yaptım’’ diyor.

Mana Yazıcı/ Serbestiyet 

 

Genç kadın elinde kamerası, bombalanmış bir şehrin sokaklarında dolaşıyor. Bir zamanlar çocukluğunu, ilk gençliğini yaşadığı b kent artık bir hayalet şehir. Çocuklar bombalarla yıkılmış binaların arasında dolaşıyor; dükkanlardan geri kalanları yağmalayarak günlerini geçiriyorlar. Çünkü açlar ve  temel ihtiyaçlarını gidermek için yağmalamak zorundalar. Genç kadının adı Jocelyne Saab.

 

Bu görüntüleri çektiği dönemde 26 yaşında genç bir sinemacı. Bugün aradan 30 yılı aşkı zaman geçmiş. Şimdi bize, onu dinlemeye gelenlere Beyrut’u anlatıyor. İnsanın içinde işleyen, rahatsız edici savaşı görüntüleri eşliğinde yaşadıklarını tek tek gösteriyor. İnsanın insanlıktan çıktığı , savaşın mantık denen şeyi dümdüz ettiği,  duyguları körelttiği, yaşama sevincini çaldığı dönemlere bizzat tanıklık etmiş bir göz olarak yaşananların bir daha yaşanmaması için tane tane anlatıyor Lübnan İç Savaşı’nı, Beyrut’u, Güney Lübnan’ı…

 

Boğaziçi Üniversitesi’nin uluslararası misafir programı “Boğaziçi Chronicles” kapsamında İstanbul’a gelen Lübnanlı gazeteci ve yönetmen Jocelyne Saab, 26 Kasım tarihinde, gazeteci Cüneyt Cebenoyan’ın yönettiği söyleşi ve gösterime katılarak Beyrut’un 15 yıl boyunca yaşadığı iç savaşı, çocuk, kadın, göç ve yıkılan kent görüntüleriyle yaptığı belgesellerle bir kez daha hatırlatarak savaşın acı yüzünü anlattı.

 

Genç bir kadın olarak 1970’lerden 80’lere ve bugüne dek ülkesinin çektiği acıyı kameraya alan, kimi zaman savaş muhabirliği şapkasıyla kimi zaman da sinema yönetmeni olarak çektiği kurmaca filmlerle savaşı anlatan Saab, ‘’Yapabileceğim tek şey yaşananlara tanıklık etmekti. Ben de ülkemi terk etmeyerek bunu yaptım’’ diyor. ‘’1975’te Mısır-İsrail savaşında cephede gazetecilik yapıyordum. Savaşı ve cephede olmayı iyi bilirim. Ancak o dönem kadın olduğum için cephede olmama izin verilmeyince ben de savaşı arka planını çekmeye başladım. Tıpkı bir tiyatronun kulisini çeker gibi…’’.

 

‘’Benim için savaşta erkek ya da kadın olmuşsunuz pek bir önemi yok. Çünkü bu bir savaş ve siz her an ölebilirsiniz. Dolayısıyla benim için önemli olan bu yaşananları anlatmak, çünkü eğer anlatmazsam o şiddet, o yıkım asla var olmamış, yaşanmamış olur. Bugün yaşadığımız , belki de farklı formlarda bir savaş . Aslında daha kötüsünü yaşıyoruz belki de’’..

 

Ortadoğu’da bugün aynı görüntüler ile karşı karşıya gelindiğine de dikkat çeken Saab, 1976’da Beyrut’daki iç savaş sırasında çektiği görüntüler ile hazırladığı “Beyrut Bir daha Asla!” adlı belgeselinde çocuk ve savaş gerçeğini gözler önüne çıkarıyor. Çocukların birer yağmacı, otomatik silahlarla savaşçı, göç ile sürgün yaşamlarını konu eden belgeselde, yıkılmış evler ve sokaklarda savaşı yaşam biçimi haline getiren küçük yüzler, savaşın ortasında sokakta kalan Lübnanlıları anlatıyor.  Saab 1978’de çektiği mektup temalı ikinci belgeselinde ise büyük göç döneminde evsiz, yurtsuz kalan ve Filistin, Lübnan, BM sığınmacısı olarak sınırlarda yaşam mücadelesi veren Beyrut halkının yalnızlığı, Batı Beyrut’da ambargo ile yaşanan açlık ve sefaleti gözler önüne seriyor.

 

Jocelyne Saab’ın Boğaziçi Chronicles kapsamında ev sahipliği yapacağı ikinci etkinlik ise; 01 Aralık, Salı günü saat 17:00’de gerçekleşecek Dunia (Gözlerimden Öpme)” gösterimi. Saab tarafından 2006 yılında çekilen ve kadın sünnetini konu alan "Dunia" (Gözlerimden Öpme) adlı film, hem çekildiği dönemde hem de sonrasında uluslararası platformda konu hakkında ciddi

 

ses getirmiş bir eser. Kadın Araştırmaları Kulübü (BÜKAK) işbirliğiyle gerçekleşecek gösterim ve söyleşi programında, Jocelyne Saab, 01 Aralık, Salı günü saat 17:00’de Boğaziçi Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu’nda gerçekleşecek gösterim sonrasında ayrıca bir soru-cevap bölümü yer alacak.

 

Jocelyne Saab Kimdir?

1948 yılında Lübnan’da doğan gazeteci ve yönetmen Jocelyne Saab kariyerine Lübnan radyosunda müzik programı yaparak başladı. Saab kariyerine televizyonda haber spikeri olarak devam etti. Lübnan İç Savaşı sırasında sahaya inerek savaş muhabirliği yapan Saab 1980’li yıllara gelindiğinde hareketli resimlerin dünyasını keşfe koyuldu. Saab’ın çektiği uzun metrajlı filmler arasında Le Liban dans la tourmente (1975), Saab’ın ilk uzun metraj belgeselidir. Bunlarla beraber çektiği 30’dan fazla belgeselde Alber Londre ve Ernest Hemingway’in edebiyat geleneğinin içinden çıkmıştır aynı zamanda yine bu belgeselleri çekerken Peter Whitehead ve Dick Fontaine sinema şairlerinden ilham almıştır. Ayrıca bu filmlerden çoğu Avrupa’da, Kanadalı ve Japon televizyonlarında Saab çektiği bağımsız filmleriyle pek çok uluslararası ödülü almaya da hak kazanmıştı. Güney Doğu Asya’ya giderek, savaş sonrası Vietnam’ı portrelediği Lady of Saigon Dr Hoa ile Fransa’da en iyi belgesel ödülünü kazandı.

 

1981’de Volker Schlondorff’un Lübnan iç savaşını konu alan Circle of Deceit‘de yardımcı yönetmen olarak görev aldı. Beyrut’ta savaş sırasında çektiği ilk uzun metrajlı kurgu filmi olan Suspended Lıfe 1985’ Cannes Film Festivali’ne seçildi. 1991’de yönettiği Once Upon A Tıme in Beirut’u sinemanın yüzüncü yılına ve Lübnan Sineması’nın kuruluşuna adadı. 2007 yılında fotoğrafçılıkla ilgilenmeye başlayan Saab ilk sergisini Dubai Art Fair and Art Paris’te açtı.  2008’de Beyrut’ta hayli ses getiren, ikonlar ve duyarlılık temalı bir fotoğraf sergisi açtı. Bu sergi aynı zamanda tüm Avrupa’yı dolaştı.

 

Saab son iki yıldır Lübnan’da “International Cultural Resistance Festival’’ başlıklı bir sinema festivali düzenliyor. Asya ve Akdeniz bölgesinden filmlere odaklanan bu festivalde yer alan örneklerle sanatın nasıl kültürel bir mecburiyet olmaktan çıkıp anlaşma ve angajmanın bir sembolu haline geldiğinin altı çiziliyor. Sinema alanındaki çalışmalarının yanı sıra fotoğrafçılıkla da ilgilenen Saab ayrıca halen bir müzikal projesi üzerine çalışmaları devam ediyor.