Krallık, Penguen’e karşı

Lady Chatterley ilk yayımlandığı 1928 yılından otuz iki sene sonra serbestçe basıldığında kitapçılarda kuyruklar oluştu, kitap kısa bir sürede üç milyonun üzerinde satış yaptı. Lawrence ise ölümünden otuz sene sonra önce bir toplumsal kahraman, sonra büyük İngiliz yazarı olarak itibarına kavuştu. 1980’lere gelindiğinde ise, Lady Chatterley’nin Sevgilisi dahil, birçok kitabı okul müfredatlarında yer alıyordu!

12.01.2019 12:35
Ayşe-Üstünel Yırcalı



 

Bu günlerde önümde İngiliz yazar David Herbert Lawrence’ın kitapları var; gençliğimde Sons and Lovers (Oğullar ve Sevgililer) romanını okumuştum, şimdilerde ise katıldığım edebiyat seminerleri için Rainbow (Gökkuşağı) ve Lady Chatterley’s Lover (Lady Chatterley’nin Sevgilisi) romanlarına dalmış durumdayım.  

 

D.H. Lawrence 1885, İngiltere Nottinghamshire doğumlu. İşçi bir ailenin dördüncü çocuğu. Okul yıllarında şiir ve kısa hikâyeler yazmaya başlayan Lawrence, 22 yaşındayken Nottinghamshire Guardian gazetesinin kısa öykü yarışmasını kazanınca edebiyat yeteneği ile tanınmaya başlar. 1908’de Londra’ya giderek bir taraftan yazı yazar, bir taraftan öğretmenlik yapar. 1910’da ilk kitabı The White Peacock (Beyaz Tavuskuşu), 1913’te Sons and Lovers yayımlanır, bu sıralarda öğretmenliği bırakır.

 

Lawrence birçok büyük yazar gibi, ki İngiliz edebiyatının en yaratıcı ve sarsıcı yazarlarından olduğuna dair yorumlar az değildir, normların dışına çıkmasının sonucu zor bir hayat sürer. İtalya’da yazdığı The Rainbow ve Women in Love (Aşık Kadınlar) romanlarındaki sıra dışı kadın karakterleri ve çarpıcı hikâyeleri ile dikkatleri üzerine çeker. Daha da ötesi müstehcenlik gerekçesiyle bu kitapların İngiltere’de yayımlanmaları yasaklanır. Cinselliği o dönemde görülmeyen bir serbestlikle ele alması ve romanlarında eşcinselliği söz konusu etmesi bu kitapların yasaklanmasına sebep olarak gösterilir. Ancak bu romanlar aynı zamanda büyük sorulara cevap arayan eserlerdir; Lawrence bu kitaplarda sanat, siyaset, ekonomik gelişim, cinsiyet, arkadaşlık, evlilik gibi birçok temel mesele ile uğraşır, yeni soruları ve yaklaşımları gündeme getirir. Aslında tüm yazınında ‘ahlâklı’ bir kişi nasıl davranmalıdır sorusuna cevap yaratmaya çalışıyordur.

 

İngiltere, ileride en büyük romancılarından biri olarak kabul edeceği Lawrence’ın sadece kitaplarını yasaklamakla kalmaz, kendisini de sakıncalı ilan eder. Eşinin Alman olması ve Lawrence’ın anti-militer görüşleri sebebiyle yazar birinci dünya savaşı yıllarında Alman casusu olmakla suçlanır, ordu yetkilileri tarafından devamlı taciz edilir. En nihayetinde, özel bir emirle, yaşadığı Cornwall’u terk etmek zorunda bırakılır. Kitapları basılmadığı ve başka hiçbir geliri olmadığı için Lawrence beş parasız bir halde İngiltere’den ayrılıp kendi deyimiyle “vahşi bir yolculuğa” çıkar.

 

Lawrence merakımı biraz daha derinlemesine tatmin etmek üzere interneti karıştırırken Oxford Üniversitesi’nin web sayfasında bir D.H. Lawrence ders serisinin kayıtlarına denk geldim. Lawrence üzerine yedi dersten oluşan kayıtlar yazarın hayatını ve eserlerini yedi konu üzerinden ele alıyor: bilinç, mizah, Hristiyanlık, Alpler, geniş anlamıyla dünya, doğa ve çocuklar ile Lawrence eleştirileri ve eserlerinin etkisi.

 

Bu derslerin son bölümünde Lady Chatterley’nin Sevgilisi kitabının başından geçen yasal serüven anlatılıyor. Bu roman zengin Sir Chatterley’nin genç karısı Lady Chatterley ile av bekçisi Mellors arasındaki evlilik dışı aşkı konu alır; Sir Chatterley’nin savaşta yaralanıp belden aşağı felçli kalmasıyla karısını duygusal anlamda ihmal etmesi ve ilişkilerinin bozulması sonrasında Lady Chatterley’nin başka bir adamda tekrar yaşama sevincini bulması hikâyenin ana arteridir. Romandaki diğer karakterlerin ilişkilerine de mercek tutan eser sınıfsal farklılıklar, zihin ve beden dengesi, kadın erkek ilişkileri gibi birçok temel konuyu o zamanın genel kabul gören değerlerini sarsan bir şekilde ele alır. Lawrence, yayınevleri reddettiği için, bu romanı üç kez baştan yazar. Romanın iyice sansürlenmiş ve kısaltılmış bir nüshası ise 1928 yılında Amerika’da basılır, ancak 1929’da İngiliz limanlarında polis tarafından toplatılır. Bundan kısa bir süre sonra 1930’da Lawrence vefat eder.

 

Bu kitabın ve başka birçok edebiyat eserinin basılamaması ve/ya yasaklanması İngiltere’de 1857 yılından beri yürürlükte olan Yayın Kanunu’na (Publication Act) dayanıyordu. Kraliçe Victoria döneminde edebiyat dünyası üzerinde son derece kısıtlayıcı bir etkisi olan bu kanun 1915’te yenilense de toplumsal beklentinin gerisinde kalmaya devam etmişti. İkinci dünya savaşı sonrasında kitaplara karşı açılan dava sayısı artınca, İngiltere 1959’da bu kanunu kapsamlı bir şekilde revize etmeye karar verdi. Elden geçirilen Müstehcen Yayın Kanunu (Obscene Publication Act) yumuşatıldı, müstehcenlik tanımı netleştirildi, bir eseri tekil sözcükler veya alıntılar ile değil bütünsel bir bakışla değerlendirme kıstası geldi, sanat ve pornografi arasındaki farkın altı çizildi, yetişkin ve çocuklara uygunluk ayrımı getirildi ve toplumsal fayda yönünde bir savunma kriteri kabul edildi.

 

Bu yasal revizyonun hemen ardından Penguen yayıncılık şirketi Lady Chatterley’nin Sevgilisi romanını orijinal haliyle, yani kısaltmadan ve sansürlemeden, yayımladı. Dağıtımına başlamadan suları test etmek üzere bir güvenlik görevlisine el atından verilen kitabın gerekli yerlere ulaşmasının hemen akabinde Penguen’e dava açıldı. Penguen ise jürili mahkeme yolunu seçerek yeni yasanın test edileceği toplumsal bir süreç yaratma yoluna gitti. 20 Ekim 1960’da başlayan ve altı iş günü süren mahkemede jüriden romanın okuyucunun ahlâkını bozmak gibi bir eğilimi olup olmadığına, eğer böyleyse bile, yine de bir toplumsal fayda (bilim, edebiyat, sanat, öğrenme veya herhangi başka bir şey açısından) sağlayıp sağlamadığına karar vermesi bekleniyordu. Altı günlük sürecin önemli bir kısmı jüri üyelerinin kitabı okuması için kullanıldı, yasaklı kitabı evlerine götürmelerine izin verilmeyen üyeler okumalarını   mahkemenin jüri odasında yaptılar. Heyet dokuz erkek, üç kadından oluşuyordu.

 

Savcılık şahit göstermezken, savunma aralarında papazlar, yazarlar, akademisyenler olan kişileri şahit olarak mahkemeye sundu. Bu şahitlerden bazıları kitabın birkaç kötü bölümü olduğunu söyleseler de, hemen hepsi romanın bir edebi eser olarak kabul edilmesi gerektiğine dair görüş bildirdiler. Başsavcının “siz olsanız genç kızlarınızın veya oğullarınızın bu kitabı okumasını onaylar mıydınız? Bu evinizde bulunmasını isteyeceğiniz bir kitap olur muydu? Bu karınızın veya hizmetkârlarınızın okumasını isteyeceğiniz bir kitap mıdır?” sorularıyla, romanda geçen açık saçık ifadelerin ve küfür kelimelerinin kaç kez tekrarlandığını sayması kamuoyunda büyük tepki aldı. Savunmanın sözleri ise şu şekildeydi: “Lawrence, bu romanının yasaklanmasıyla pornografi yazdığına dair oluşan kamuoyu algısı altında yaşadı ve öldü. Aslında bu eser Püriten bir gelenekten gelen ahlakçı bir yazarın tutkulu ve ciddi bir çalışmasıdır ve topluma vereceği bir mesajı olduğuna inanılarak yazılmıştır; biz bu mesajla aynı fikirde olsak da olmasak da durum budur. [Mahkemenin vereceği kararla] bireylerin bu ulvi amacı kendilerinin değerlendirmesine izin vereceğine inanıyorum.”

 

2 Kasım 1960 gününde jüri oybirliğiyle Penguen hakkında beraat kararı verdi, Lady Chatterley’nin Sevgilisi artık serbestti. Yargıç karar hakkındaki memnuniyetsizliğini aşikâr bir şekilde belli ederek dikkatleri üzerine çekse de bu davanın sonucu o vakte kadar basılamayan birçok kitap için emsal karar oluşturacaktı. Lady Chatterley ilk yayımlandığı 1928 yılından otuz iki sene sonra serbestçe basıldığında kitapçılarda kuyruklar oluştu, kitap kısa bir sürede üç milyonun üzerinde satış yaptı. Lawrence ise ölümünden otuz sene sonra önce bir toplumsal kahraman, sonra büyük İngiliz yazarı olarak itibarına kavuştu. 1980’lere gelindiğinde ise, Lady Chatterley’nin Sevgilisi dahil, birçok kitabı okul müfredatlarında yer alıyordu!

 

Sansür, oto-sansür, ifade özgürlüğü, adalete güven, yargıda bağımsızlık ve tarafsızlık gibi son derece önemli sorunların insanların hayatlarını birebir ve derinden etkilediği bu günlerde bilinmesi ve hatırlanması önemli bir örnek olarak bu mahkeme sürecini paylaşmak istedim.

 

Kaynaklar:

 

Oxford University, D.H. Lawrence Lecture Series. By Catherine Brown.

https://podcasts.ox.ac.uk/series/dh-lawrence

 

Oxford University, DH Lawrence 7. Reception History. By Catherine Brown. https://podcasts.ox.ac.uk/dh-lawrence-7-reception-history

 

D. H. Lawrence. http://www.wikizeroo.net/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvRC5fSC5fTGF3cmVuY2U

 

Lady Chatterley's Lover. http://www.wikizeroo.net/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvTGFkeV9DaGF0dGVybGV5J3NfTG92ZXI

 

R v Penguin Books Ltd.

http://www.wikizeroo.net/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvUl92X1Blbmd1aW5fQm9va3NfTHRkLg

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.