‘Büyük gelecek’

Yüreğimse hep, susmayı öğütledi, Sessizliğin dilini öğretmek istedi bana: / “Ah yapabilsen, bir yapabilsen bunu! / Sevgili’nin dilinden dökülenler, o zaman / Kevser ırmağının suları gibi / Çoşup çağıldayacaklar!

27.12.2016 09:26
Cahit-Koytak

cahitkoytak@gmail.com

 

Dilim ne uzadı, ne kısaldı altmış şu kadar yılda.

Küçük dereler gibi gerçi

Şırıldayan mısralar söylemeyi

Ve kıvrımlarıyla, akraba zihinlerde

Tanıdık resimler çizmeyi yer yer

Öğrendi öğrenmesine, fakat….

 

Fakat aklım, ‘kurra’ şairler gibi

Esip gürlemeyi öğrenemedi henüz;

Yalçın dağlar gibi başında kar tutmasını

Ve derin mağaralar içre

Gizemli dehlizlerle oyulmasını, oylum oylum,

Beceremedi, beceremedi henüz.

 

Yüreğimse hep, susmayı öğütledi,

Sessizliğin dilini öğretmek istedi bana:

“Ah yapabilsen, bir yapabilsen bunu!

Sevgili’nin dilinden dökülenler, o zaman

Kevser ırmağının suları gibi

Çoşup çağıldayacaklar!

 

O ırmağın yatağı olacak belki, şiirin de.

Ve bu ırmak, aşıkların kırk kanatlı aklını,

Delilerin cüretini takaraktan peşine,

Kaleleri basacak, kuleleri yıkacak,

Ta ki, yalnızca o ay yüzlü güzelin,

O ‘Büyük Gelecek’in bakışı şavkısın sularında.

 

Ta ki, saçlarını çözüp de, o iki dünya güzeli,

Girmek istediğinde suya,

Bir miraç ganimeti gibi

Topuğunu uzatarak şiirin dudağına,

Bala, süte ve şaraba çevirsin

Dünyanın ve ahretin bütün akarsularını…

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.