FETÖ’nün “Bahar gelecek” korosu neye güveniyor?

Ortada şimdilik eski CIA şefinin kanıtlanmamış iddialarından fazlası yok. Üstelik ABD Adalet Bakanlığı’nın başka ülkeler yararına lobi faaliyetinin içeriğinin geç bildirilmesi vs konularda nadiren dava açabildiği biliniyor. Tartışmanın nereye varacağını izlemek gerekiyor. Ancak FETÖ’nün bulabildiği en ufak çatlaktan sızabilmek için nasıl çabaladığını göstermesi bakımından öğretici bir örnek vaka sayılabilir.

28.03.2017 14:39
Cengiz-Alğan

cengiz.algan@gmail.com

 

FETÖ’nün şefi ve önde gelen elemanları zaman zaman, göndermeler içeren bazı tarihler veriyor: “Kasım’da şu olacak”, “Ocak’ta bu olacak”, “Mart’ta güzel günler göreceğiz” vb. Bu aralar da “Yakında bahar gelecek” içerikli bir sürümü dolaşıma soktular. Gülen’in şifreli konuşmaları eşliğinde, sosyal medyada “bahar” temalı “kurtuluş” vaatleri yayıyorlar. “Bu defa neye bel bağlamış olabilirler?” diye biraz araştırınca, ABD yargısından bir beklentileri olduğu ortaya çıkıyor. Hayır, bu seferki Rıza Zerrab davasına bakan savcı Bharara’yla ilgili değil. Trump onu kovdu.

 

Şimdiki beklentilerinin Michael Flynn’le ilgili olduğu anlaşılıyor. Türkiye kamuoyu emekli korgeneral Flynn’i, Fethullah Gülen’in Türkiye’ye iade edilmesi gerektiğiyle ilgili bir makalesiyle tanımıştı. Daha sonra, 15 Temmuz gecesi, darbe girişimi sürerken yaptığı bir konuşmanın videosu yayınlandı. Videoda “Seküler ordu şu an İslamcı hükümeti deviriyor” diyordu. Belli ki birileri tarafından yanlış bilgilendirilmişti.

 

Trump göreve geldikten sonra onu Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak atadı. Bu da FETÖ liderinin iadesi konusunda burada bir heyecan yarattı. Fakat Flynn’in görev ömrü pek uzun olmadı. 8 Kasım'daki başkanlık seçimleri öncesi, Rusya'nın Washington Büyükelçisi Sergey Kislyak ile yaptığı görüşmelerin içeriği hakkında, Başkan Yardımcısı Mike Pence'i ve diğer bazı yetkilileri yanlış bilgilendirdiği ortaya çıkınca görevinden istifa etti. Malum; Trump yönetiminin başı, seçimlerde Rusya’yla kurulan ilişkiler iddialarıyla dertte. CIA baştan beri Trump’ı bu konuda sıkıştıracak sızıntılar yapıyor. Şimdi de Flynn ile ilgili yeni bir iddia ortaya atıldı. Bu iddialar Türkiye’yi doğrudan ilgilendiriyor. Zaten FETÖ’cülerde “bahar ateşi” alevlendiren kısım da bu.

 

İlk önce The Daily Caller isimli bir internet haber sitesinde ortaya atılan iddiaya göre, Flynn ile Türkiye arasında “profesyonel ticari ilişkiler” vardı. Bu ilişkilere aracılık eden ise Türk iş adamı Ekim Alptekin’e ait, Inovo BV isimli, Hollanda merkezli bir şirketti. Hem Inovo, hem de Flynn’in lobicilik şirketi Flynn Intel Group Türk hükümetiyle “ticari ilişkiler” iddiasını yalanladı.

 

Ancak konu kapanmadı, bu minvalde haberler devam etti. 10 Mart 2017’de, The New York Times’da, Peter Baker ve Matthew Rosenberg imzalı bir yazı yayınlandı. Yazıda Flynn’in, Trump seçim kampanyası sırasında Türkiye’nin çıkarlarını temsil etmek üzere 500 bin dolardan fazla para aldığından söz ediliyordu (https://www.nytimes.com/2017/03/10/us/politics/michael-flynn-turkey.html?_r=0). Associated Press ajansı da “Flynn Türkiye’nin çıkarına olabilecek lobi faaliyeti yürüttüğünü kabul etti” şeklinde bir haber yaptı.

 

Ortada gizli saklı işler dönüyormuş havasında verilen ve FETÖ mensupları tarafından hararetle yayılan bu haberlerdeki bazı iddialar ise hem Flynn’in şirketi, hem de Türk iş adamı Ekim Alptekin tarafından doğrulandı. Hatta ajansa demeç veren Alptekin, Flynn’in şirketinin performansından memnun kalmadığı için yaptığı 530 bin dolarlık ödemenin bir kısmını geri istediğini açıkladı. Çünkü yaptıkları iş, ABD’de gayet doğal olan bir lobi faaliyeti anlaşması uyarınca yürütülüyordu ve tamamen yasaldı. İki şirket arasında, Eylül-Kasım aylarına yönelik, üç aylık bir lobi sözleşmesi imzalanmış ve ABD yasaları gereği Adalet Bakanlığı’na da belgeleriyle bildirilmişti. Hatta Associated Press, haberini bakanlığa sunulan bu belgelere dayandırıyordu.

 

Peki, FETÖ’nün bunlardan muradı neydi? 15 Temmuz öncesi “Türkiye’de darbe olacak” diye yazıp duran Michael Rubin neden günlerdir “Erdoğan’ın sonu geldi” şeklinde Türkçe tweetlerle yeniden piyasaya çıktı? Bahar bekleyen kaçak FETÖ unsurları neden bu kadar heyecanla “İpiniz çekildi, gidicisiniz” diye yazıyor?

 

Bunun kokusu da 24 Mart’ta Wall Street Journal’da yayınlanan bir söyleşiyle ortaya çıktı. Eski CIA direktörü James Woolsey, Flynn’in Türk hükümetinden iki üst düzey yetkiliyle, New York’ta bir otelde buluşup, Fethullah Gülen’in yasadışı yollarla ülkeden çıkartılıp Türkiye’ye götürülmesi hakkında konuştuğunu iddia etti (http://www.wsj.com/video/wsj-exclusive-ex-cia-head-woolsey-on-flynn-covert-plan/1A0EF9E8-2FAA-45BC-954E-0355E12263CD.html).

 

Bu görüşme Flynn’in Adalet Bakanlığı’na ilettiği belgelerde var. Alptekin de görüşmeyi kendisinin ayarladığını söylüyor (http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-39226904). Yani görüşmeyi inkâr etmiyorlar. Ancak eski CIA şefinin iddiasına göre Flynn, Alptekin ve iki “üst düzey Türk yetkili” (haberlerde Berat Albayrak ve Mevlüt Çavuşoğlu oldukları iması var) otelde konuşurlarken kendisi de oraya geliyor, konuşmaya şahit oluyor ve yasadışı bir şeyler konuştuklarını anlayınca itiraz ediyor. Bu iddia doğrulanmadı. Görüşmenin 19 Eylül 2016’da yapıldığını söyleyen eski CIA şefinin, bu iddiayı neden o zaman değil de altı ay sonra bugün dile getirdiği ise soru işareti.

 

Yani FETÖ’nün bu vakadan beklentisi, daha önce Ruslarla görüşmesinin içeriğini gizlediği için istifa etmek zorunda kalan kişinin, şimdi de Türklerle gizli görüşmeler yaptığının kanıtlanması ve konunun yargıya taşınması. Bunun kamuoyuna “Türkiye ABD topraklarında -Rusya gibi- yasadışı işler çeviriyor” şeklinde sunulması. Böylece Trump yönetiminin Türkiye’yle mesafeli bir ilişki yürütmesi sağlanmış olacak. Mümkünse bunun Erdoğan-Trump görüşmesi öncesi gerçekleşmesini istiyorlar.

 

Ortada şimdilik eski CIA şefinin kanıtlanmamış iddialarından fazlası yok. Üstelik ABD Adalet Bakanlığı’nın başka ülkeler yararına lobi faaliyetinin içeriğinin geç bildirilmesi vs konularda nadiren dava açabildiği biliniyor. Tartışmanın nereye varacağını izlemek gerekiyor. Ancak FETÖ’nün bulabildiği en ufak çatlaktan sızabilmek için nasıl çabaladığını göstermesi bakımından öğretici bir örnek vaka sayılabilir.  

 

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.