Ne öğrendik bütün yaşadıklarımızdan?

Ne öğrendik bütün yaşadıklarımızdan?

12.06.2014 18:38
Demiray-Oral

oraldem@gmail.com

Siyasetçilerimiz tam kaptırmış kendi aralarında bayrak yarışı yapıyorlardı ki… IŞİD ve Musul vakası patladı. İki vaka arasında acayip stratejik bağlantılar kurmayı, âniden her yerden fışkıran ulu IŞİD uzmanlarına bırakıyorum. Ben mevzunun uzmanı değilim. Ama sözkonusu olan Ortadoğu olunca naçizane birkaç laf etmek istiyorum elbette. “Bayrak” ve “vatan” (yani aslında “toprak”) en kutsal değerlerdir buralarda. İnsan ise en kolay harcanan malzeme. Ortadoğu’da adına siyaset denen şeyin varoluş kuralıdır bu. Yönetenler toprak ve bayrağın kutsallığı üzerine nutuklar atar, insanları savaşa yollarlar. O devletin, o bayrağın ilelebet varolacağını söylerler. Ve insanlar ölürler. Halbuki hiçbir imparatorluk, krallık, devlet sonsuz değildir. Üç-beş yüzyıl geçer devletler yok olur. Bayraklar ve milletler de öyle. En yüce değer insan değil bayrak oldukça da bu topraklarda huzur bulunmaz. Neyse, neyse... Ne diyorduk? Devlet Bahçeli, tam takım arkadaşı Kemal Kılıçdaroğlu’dan bayrağı almış “alnının çatı koşusunda” son düzlüğe doğru koşarken birden IŞİD vakası patlamıştı. Böylece bayrak yarışı bir manada maratona dönüşmüş oldu. Ancak söylemlerin ana fikri ( yani Tayyip Erdoğan ve AKP), değişmediği için hiçbiri yeni koşuya uyum sağlamakta zorlanmadı. Peki, muhalif siyasetçi ve yazar-çizer takımı vasıtasıyla neler öğrendik son günlerde yaşadıklarımızdan? Rastgele sıralayalım: 1 ) “IŞİD artık Türkiye’nin güney komşusu” diye analize başlamayanı dövüyorlar. Sanırım bu ifade hakkında “kesin bilgi, yayalım” kararı alınmış. 2 ) Yeni bir gündemle birlikte herkesin ışık hızıyla o mevzunun uzmanı olması da sanırım Türklere özgü hasletlerden biri. 3 ) Geçtim köşe yazarlarını ve TV’lerdeki konuşan kafaları, şarkıcı Demet Sağıroğlu bile IŞİD uzmanı kontenjanından analizi patlatmış Twitter’da: “İdeallerin için kiminle ittifak yapacağını seçemezsen beslediğin leş kargaları bir gün beynini de oyarlar.” Şu sıralarda harıl harıl uzman yorumcu için yeni yüz arayan TV’lere hararetle öneririm kendisini… 4 ) Tesadüf bu ya, bir zamanların en özel savcısı şimdi ise medyanın deyimiyle Bolu’ya düz savcı olan Zekeriya Öz de mevzua “besle kargayı” kıvamında yaklaşmayı tercih etmiş: “Beslediğiniz kargalar gözünüzü oyuyor.” 5 ) Malum gazetelerimizin manşetlerinde de aynı “besle kargayı” yaklaşımı revaçta. Hatta bir tanesi, IŞİD’in AKP’den aldığı silahları konsolosluktaki vatandaşlarımıza doğrulttuğunu bile yazmış. Eee memleketin ana muhalefet lideri askerî garnizondaki bayrağı indiren kişinin Tayyip Erdoğan olduğunu söyledikten sonra atış serbest... 6 ) Gazetelerdeki bu başlıklar ve yorumlar bize “IŞİD’in AKP’nin eseri olduğunu” söylüyor. Yani Irak neredeyse son 40 yılını Saddam diktatörlüğünden ABD işgaline, sonra da mezhep kaosu ve etnik çatışmalara savrularak yaşamadı, Maliki’nin Şii mezhepçi politikaları IŞİD’in ortaya çıkmasını tetiklemedi, Suriye’de yıllardır Esed’e karşı yaşanan isyanın etkisi olmadı… Ve IŞİD’i AKP yarattı!  Kerameti kendinden menkul analizler yarışmasında tek geçiniz… 7 ) “Tayyip Erdoğan’ın Suriye politikası milyonuncu kez iflas etti!” Milyon ha! Sanırım hâlâ eski parayı kullanıyorsunuz diyeyim… Başka da bir şey demeyeyim… 8 ) Sesli güldüm. Sözcü’nün başlığını ve akabinde spotunu okuyunca. Başlık: “Tek kurşun sıkmadan IŞİD’e teslim oldular.” Spot: “Silahlı teröristler konsolosluğa bomba tehdidiyle girdiler.” 9 ) IŞİD’in arkasında kim var? Bu hususta rivayet muhtelif. AKP diyenler dışında, ABD ve Suudi Arabistan diyenler de var. Ben ise en çok arkasında kimsenin olmamasından kıllanıyorum. Ya öyleyse, düşünsenize… Veee 10 ) Peki aslında bir kez daha ne öğrendik yaşadıklarımızdan? Şunu: Bu memlekette sadece Tayyip Erdoğan’a göre tavır ve ahlaki duruş belirleyen bir muhalefet cenahı var. O ne yaptıysa kötü, ne yapmadıysa iyi… Çapları maalesef bu. Türk bayrağı indirilince Erdoğan yeterince hamasi nutuklar atmıyor mu, o halde bayrak edebiyatı şahanedir... Erdoğan bayrak konusunda aşırı sert tepki mi verdi? Bak bak bak… Daha dün her türlü milliyetçiliği ayaklarının altına aldığını söylerken şimdi hamaset yapmaktadır! Irkçıdır, milleti bölmektedir, falan filan… Kısa süre öncesine kadar her fırsatta “MİT’in Irak’ta, Suriye’de ne işi var kardeşim?” diye sorarlar. Konsolosluğumuz basılır, bu kez “Neden önceden istihbarat alınamadı?” derler. Kısaca, her durumda olan bitenin sebebi Erdoğan’ın bölgedeki yanlış politikalarıdır… Uzatmayayım. Neticede aynı soru yıllardır olduğu gibi aynı yerde duruyor: Bizim de bir gün kendine ait tavrı ve duruşu olan bir muhalefetimiz olacak mı acaba?
Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.