Kanser gerçeği II

Kanserden korkmak yerine tedavi metotları ile ilgili endişe taşınmalı. Her birimiz hastalık ve tedavileriyle ilgili uzman olmayabiliriz belki ama, bu konuda tek seçeneğe mahkum olmadığımızı bilmeliyiz. Farklı tedavi yaklaşımları ve yöntemlerle ilgili bilgi sahibi olmak, şifalanma umudunu da artıracaktır.

30.05.2016 11:07
Emine-Şahin

eminsah@gmail.com

 

Geçen haftaki yazıma kaldığımız yerden devam edersek, genel olarak kanser hastaları, kurtuluşun tek bir metotta olduğuna inandıklarından farklı metotlarla ilgili ya hiç bilgi sahibi değiller, ya da korkuları farklı tedavileri denemelerini engelliyor.


Hızlı yaşadığımız bir dünyada kesin ve çabuk sonuçlar beklediğimizden uzun vadede sabır ve emek gerektiren şifa metotları hiç modern insana göre değil. Tedavi metotları ile ilgili oldukça ilginç bir araştırma yapılmış. Anne-babasını ve kuzenlerini kanserden kaybetmiş Amerikalı Ty Bollinger’in, 27 ülkeden 131 doktor, araştırmacı ve kanserden kurtulan hastalarla yaptığı söyleşiler sonucu ortaya çıkardığı 9 bölümlük belgeselden öğrendiğimiz bilgilerden bazıları şöyle:


- Uzmanların hemen hemen tamamı, kanser hastalarında ilk ele alınması gereken konunun gerçek gıda olduğunu, GDO'lu tohumlar, uzun raf ömürlü hale getirilmek için pek çok işleme tabi tutulmuş ürünlerden uzak durulması, vitamin ve mineralle tedavinin desteklenmesi gerektiği konusunda hem fikir olmaları,

- Kanser kök hücreleri yok edilirken, daha fazla kanser hücresinin üretilmesine neden olduğunun görüldüğü,

- Ukrayna, Rusya ve Letonya’da kanserin son safhasında gelen bazı hastaların, Letonya'da geliştirilmiş RIGVIR denilen viral tedavi metoduyla iyileştikleri,

- Vücudun her renkten sebze ve meyve sularıyla güçlendirilmesinin kanser üzerindeki şifalandırıcı gücünün ispatlandığı,

- Meksika'daki bir kanser kliniğinde, ses ve ışıkla yapılan sonophotodynamic terapisinin etkili olduğu,

- Dr. Stanislaw Buryznski'nin geliştirdiği toksik olmayan anti-neoplastan tedavisiyle pek çok hastayı iyileştirdiği; hatta pankreas ve beyin kanseri hastalarındaki başarısı,

- Sulardaki ağır metaller ve flor gibi maddelerin kansere neden olduğu,

- Zencefil ve özellikle zerdeçal ile ilgili yayınlanmış yüzlerce bilimsel makalede, bu bitkilerin vücuttaki kanser hücrelerinin üremesini engelleyip, sağlıklı hücre oluşumunu arttırdığı,

- FDA'nın modern tıp dışındaki tedavilerin "çok riskli" olacağını belirterek alternatif kanser tedavilerini bloke ettiği için çocukların bu tedavilere erişemediğinden öldüğü,

- Hollanda Heerlen deki iki doktorun Avrupa'da 10.000 kanser hastasını mikronutrientlerle (vitamin ve mineraller) başarılı bir şekilde tedavi ettiği...

 

İlk maddede belirtildiği gibi GERÇEK GIDA diğer kronik hastalıklarda olduğu gibi kanserde de kilit rol oynuyor."Food revolution network" oluşumunun kurucusu Ocean Robbins: "Amerika'da sağlığa dikkat etmeyen bir gıda sistemi ile gıdaya dikkat etmeyen bir sağlık sistemine sahip olduklarını, ülkedeki 6 senelik tıp eğitiminde beslenme ile ilgili tek bir ders saati olmadığını; bir hastalığı engellemede yapılacak çok az bir çabanın o hastalığı tedavi etmek için yapılacak yüzlerce dolarlık yatırımdan çok daha değerli olacağını" belirtiyor.


Meme kanserinden iyileşme sürecinde sadece fiziksel bedenin değil, zihnin, duyguların ve ruhun da şifalandırılması gerektiğini farkeden Dr. Veronique Desoulniers hastalarına önerdiği 7 adımlık bir program geliştirmiş:


1. Gıdanız ilacınız, ilacınız gıdanız olsun: Çünkü gıda genetik ifadeye en fazla etki eden şeydir


2. Vücudunuzu zehirli maddelerden temizleyin. Her gün çevreden gelen kimyasallara karşı, bağışıklık sisteminin bunlarla baş edemeyeceği duruma gelmemesi için zaman zaman temizleme metotlarının denenmesi gerekir.

 

3. Enerjinizi dengeleyin: Elektriksel sistemini dengede tutabilmek için karyopraktik tedavisi, akupunktur, egzersiz ile hormonların  dengede tutulması sağlanabilir.


4. Duygusal yaralarınızı iyileştirin: Kendinizi ve kırgınlıklarınızı affederek ve kendinizi severek bunu gerçekleştirin, aksi takdirde bu yaralar kanser oluşumuna neden olmaktadır.


5. Biyolojik diş tedavisi uygulayın. Amalgamlı dolgular gibi toksik maddeleri dişlerinizde kullanmayın çünkü dişler pek çok organımız ve meridyen noktaları ile bağlantılı olduğundan vücudu zehirleyen etkilere neden olmaktalar


6. Vücuttaki toksinleri atıp, kanser hücrelerini öldüren belirli vitamin ve şifalı otlarının kullanılması gerekmektedir.


7. Kanserden korunma metotlarının doğru olanları öğrenilerek, vücutta olumsuz fiziksel değişime neden olabilecek mammogram, tomografi gibi zararlı kanser teşhis metotları yerine, kanda kanser ve malignan hücreler ve bazı hormonların ölçüldüğü metotların kullanıldığı teşhis yöntemlerini kullanın.
 

Kanserden korkmak yerine tedavi metotları ile ilgili endişe taşınmalı. Her birimiz hastalık ve tedavileriyle ilgili uzman olmayabiliriz belki ama, bu konuda tek seçeneğe mahkum olmadığımızı bilmeliyiz. Farklı tedavi yaklaşımları ve yöntemlerle ilgili bilgi sahibi olmak, şifalanma umudunu da artıracaktır.


Bundan sonraki yazılarımın bir kısmında hem kanser hem de kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan işte bu farklı tedavi metotlarından bahsedeceğim inşallah...

Yazarın Tüm Yazıları

Yorumlar(1)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

Yusuf Türkmen17.02.2017 14:00:36
Gayet mantıklı yazılanlar