Reina’ya sevinmek

Terörün ideolojisi olmaz olur mu? Bu da bir kaçamak, gerçeklere gözümüzü kapamanın başka bir türü. Tek ve soyut bir “trafik canavarı” olmadığı gibi, tek ve soyut bir “terör” de yok. Her büyük dünya görüşünün kendi marjinal fanatizmleri oluşuyor. Buradan da, farklı ideolojik gerekçelerden motivasyon sağlayan farklı terör akımları türüyor. Genel olarak Marksizm terörist olmayabilir. Ama Marksist terör diye bir şey var kuşkusuz. Kürt milliyetçiliği de bir bütün olarak terörist değil. Ama PKK ve uzantıları tabii ki terörist. İslâmiyet açısından ise, El Kaide, IŞİD, FETÖ, hep gözümüzün önünde. Müslümanlığın ana mecrası, araya nasıl bir sınır çizecek? Burada liderliğe nasıl bir sorumluluk düşüyor?

01.01.2017 16:49
Halil-Berktay
Yaşarken ve Okurken
yazarlar@serbestiyet.com
@HalilBerktay

 

[1 Ocak 2017] Yeni yıla yeni bir felâketle girdik. Üç boyutu var. (i) Bizatihî katliamın kendisi (40’a yakın ölü, 70 kadar yaralı). Norveçli faşist Breivik’e taş  çıkartan bir vahşet. (ii) İnanılmaz bir güvenlik boşluğu. (iii) En vahimi, ideolojik ihmal. Öyle bir  ihmal ki, çok-kültürlülük umudunu yok ediyor. Farklı inanç ve yaşam tarzı tercihlerine sahip insanların bu ülkede bir arada yaşama şansı diye bir şey bırakmıyor.

 

PKK Dolmabahçe (Vodafone Arena) saldırısını düzenledi. Beşiktaş maçında görevli çok sayıda polisin, “Beleş Tepe” denen mevkide, hem de çok şeritli bir ana arter üzerinden genel trafiğe açık, tümüyle korunaksız bir noktada otobüslerine bindirilmek istenmesi tam bir gafletti. Çok pahalıya mal oldu.

 

Hemen ardından gene PKK bu sefer Kayseri saldırısını düzenledi. Bombalı araç gelip komando tugayının nizamiyesinde durdu. Nöbetçiler farketti; gelip orada ne aradığını sordu. İntihar bombacısı, orada askerlik yapan bir arkadaşının çıkmasını beklediğini söyledi. Hiç üstelemediler. Kendileri de aracı ve çoförün üzerini aramadılar, herhangi bir terörle mücadele birimine de haber vermediler. Bu da, artık gaflet ötesi bir gafletti. Bir kere daha, çok pahalıya mal oldu.

 

Kim veya kimden olduğu, neye hizmet ettiği hâlâ tam anlaşılamamış bir polis (üstelik çevik kuvvet) memuru, Rusya’nın Ankara büyükelçisi Andrey Karlov’u herkesin gözü önünde vurup öldürdü. Halep yüzünden Rusya’yı protesto gösterileri bir haftadır tıırmanırken, Karlov’un -- ve sadece Karlov’un değil, birkaç büyükelçinin daha -- katılacağı kamuya açık bir sergi açılışı için, İçişleri Bakanlığı’nın ilgili birimlerinin hiçbir özel koruma önlemi almamış olduğu ortaya çıktı. Katil elini kolunu sallayarak çıkageldi; silâhı güvenlik aracına takılınca polis kimlik kartını gösterdi... ve girişte kimse ona niye geldiğini, orada ne aradığını, görevli olup olmadığını, görevli değilse neden üzerinde silâh taşıdığını sormadı. Kimse, salonda görevli polislerin listesinde ismini aramadı, çünkü böyle bir liste yoktu ortada. Geçti, kürsünün arkasında yerini aldı; son anda bile kimse neden orada dikiliyorsun diye de sormadı. Gafletin karesi veya üçüncü, dördüncü üssü mü diyelim? Bu sefer uluslararası ilişkilerde siyasî bedeli çok ağır oldu.

 

Her yılbaşı yaklaşırken, İslâmî kesimin marjlarından bazı aşırı fanatik sesler yükselir, Noel ve yeni yıl kutlamalarına karşı. Burası Müslüman ülkesidir, öyleyse böyle İslâmiyet dışı âdetlere yer olmamalı... demeye getirilir. Farklı yaşam ve inanış tercihlerine sahip insanların kendi hayatlarını sürdürme ve kimseye zarar vermeksizin diledikleri gibi eğlenme ihtiyaçları gözetilmez. Bu özgürlük bir şekilde yokedilmek istenir. Ne gariptir; Kemalist modernizmin yukarıdan aşağı tektipçiliğinden çok çekmiş insanlardan bazıları, başka tür bir tektipçiliği dayatma arzusuyla sahneye çıkar.

 

Bu sefer de öyle oldu. Sosyal medyada uçuşan mesajların belki en yasakçısını, Cübbeli Ahmet Hoca diye (medyanın neden bu kadar değer verdiği ve lânse ettiğini bir türlü anlayamadığım) bir tuhaf zat tweet’ledi. MEB bünyesinde (meselâ Şişli ilçe müdürü gibi) bölgesindeki okullarda yılbaşı kutlamalarını resmen yasaklayanlar çıktı.      

 

Şu veya bu ölçüde bir rüzgâr estirildi -- ve üzerine Reina katliamı geldi. Yılbaşı gecesinde polis İstiklâl Caddesi için çok yoğun önlem aldı. “44 kontrol noktası” ihdas edildi; trafik akışı çok sıkı denetlendi. İyi de, İstanbul’un laik orta sınıflar (ve özellikle gençleri) nezdinde muteber, alkollü, danslı (gâvur işi!?) eğlence semtleri İstiklâl’den mi ibaret? Ortaköy böyle büyük bir alan. Sırf Reina değil; Nomads, Sortie ve başka benzer mekânlar da orada. Ve bütün bir semt için hiçbir özel önlem yok, anladığım kadarıyla. İçeride en az 700 kişi; dışarıda, tek bir polis dikiliyor Reina’nın kapısında. O da gencecik, 21 yaşında, sıradan bir polis memuru. Hiçbir özel eğitimi ve talimatı yok, böyle bir saldırıyla başetmek için. Katil geliyor, oracıkta vurup öldürüyor zavallıyı. Ve sonra içeri dalıp, taramaya başlıyor ortalığı. Müthiş bir kan banyosu. Paris’teki Bataclan katliamının neredeyse tıpkısının aynısı. Kimse mi oradan ders çıkarmamış? Tersine; o kadar boş verilmiş, o kadar boş verilmiş ki, cani herhangi bir mukabele görmeksizin ve müsademeye girmeksizin kaçıp gidiyor. 

 

Peki, bu gaflet nasıl açıklanabilir?

 

Yukarıda, başlık resmi yerine koyduğum tweet’e iyi bakın. Şahsın sadece ismini çıkardık (bizde mahfuz). Sonuçtan çok memnun. “Eğleniyor muyuz gençler” diye alay bile ediyor. Yılbaşını kutlayanların “gebermeyi hak ettiği”ni söylüyor.

 

Üst düzey yetkililerin olayla ilgili demeçlerine bakıyorum. Şu ana kadar, hepsi Türkiye’yi saran terör çemberi üzerinde duruyor. Ama (henüz) bir teki bile, bu saldırının ardındaki temel fikir hakkında, verdiği mesaj hakkında, nitekim sosyal medyada pekâlâ anlaşılan ve yukarıdaki benzer birçok tweet’te de alkışlanan menfur mesaj hakkında, dinî hoşgörüsüzlük ve tektip tahakküm mesajı hakkında, eleştirel, kınayıcı, mahkûm edici tek bir şey söylemiyor.

 

Yazarın Tüm Yazıları

Yorumlar(8)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

Kemalbölek1/2/2017 12:14:18 AM
Belki daha erken .. Bunlarda konuşulacak , mesele Mekke Medine dernekleri vs cemaatler , Noel i yılbaşı ile karıştırıyor ve esnafa kadar baskı oluşturacak broşürler dağıtıyor.. ve topluma mesajını veriyor Hertarafımız kaynıyor..!
1/2/2017 1:39:48 AM
Ideolojik ihmal degil Halil bey,ideolojik dayatma.Maalesef.Ve cok beklersiniz o aciklamayi...tsk.
kader yılmaz1/2/2017 9:53:49 AM
elinize sağlık güzel özetlenmiş sonuda enterasan bir soruyla bitmiş. olay okadar tazeki liderler soğukkanlı davranıp insanlar üzerinde bir kaygı durumunun yaşanmaması için görünen terör kısmına değiniyor benim kanaatim. yani sonrası atılan tweetler ve paylaşımlar için henüz değerlendirme zamanı olmadığından olayın üzerinden daha 12 saat geçmemişken ve fail henüz firardayken iik konuşulacakta bunlar olmamalıydı zaten. benim dikkatimi çeken şu bahsettiğiniz propakatif mesajların hiçbiri sıradan insanlara ait değil dernek başkanı, idareci, bilmem ne üyesi-başkanı vs. yani anladığım şuki ben sıradan bir insan olarak bile anlayabiliyorum ayrıştırmak için bölmek için ötekileştirmek için yapılmış ve her tarafından işid, deaş kokusu gelen bu saldırıyı benim hesabımda yine kendim gibi yüzlerce insan var bir tanesi bile saldırıyı hoş gören bir paylaşımda bulunmuyor. diyeceğim o ki bu saldırıyı meşru görüp övenlerde gerçekleştirenlerin uzantısı ve sıradan insanlar değil.
Yanyol1/2/2017 4:19:50 PM
Bu türden, ardındaki niyeti bile açık eylemlerde şu soruyu aklımdan çıkarmam: Farklı (marksist anlamda) sosyal sınıflardan oluşan bir toplumun sonucu olarak, bizzat günlük hayatımızı bir kast sistemi olarak tecrübe ettiğimiz halde bu sınıfların birbirlerini boğazlamadan yaşayabildiği bu dönemde, neden farklı inançları ve kültürleri temsil ettikleri iddia edilen bazı örgütler diğer farklı yaşam tarzlarını hedef alıyor düşüncesi insanların beynine sokuluyor? Ana hikayemiz:Tahakküm eden ile edilenler arsındaki ilişkidir. Diğer yan hikayeler de önemli olabilir. Biz her halükarda asıl hikayeyi unutmayalım.
Abdurrahman Ö.1/2/2017 10:23:36 PM
İdeolojik ihmal akla mantığa aykırı. Hangi veriye dayanarak böyle bir şeyi ihtimal dahilinde sayabiliyorsunuz?
Mustafa Girgin1/3/2017 11:58:29 AM
Gafletin açıklaması çok kolay Hocam, Kültürel kodlar. Bize bir şey olmaz. İşte bu düşünce/anlayış bizim kültürel kodumuz. Bize bir şey olmaz. Bize her şey oluyor ama yine de bize bir şey olmuyor. Bu durum herhalde tüm dünyayı üstelik sürekli olarak şaşırtıyordur, sanırım. Ama yine de bize bir şey olmaz. Neden, çünkü hayat dahil hiç bir şeyi ciddiye almıyoruz. Terör ne ola ki?
Abdurrahman1/3/2017 6:00:46 PM
Son yorum teşebbüsüm. Bence yazıların sonuna ''Hoşumuza gitmeyen yorumları yayınlamayabiliriz'' benzeri bir ibare eklensin, içeriğe itirazı olanlar da boşuna zahmet etmesinler. Yanlış hatırlamıyorsam bu site ilk açıldığında moderasyon dahil teknik meselelerle dahi her yazar kendisi ilgileniyordu. Eğer durum hala böyleyse, gösterimdeki imla kurallarını katlederek yazara yağdırılan övgü ve benim sansürlenen yorumlarım arasındaki fark, yazarın farkında olmadığım bir özelliğini ortaya koymuş oldu benim açımdan.
AydiKulli1/7/2017 12:01:21 PM
Radikaller her zaman vardır ve olacaktır. Bu radikal tweet üzerinden bir genelleme yapmanız ve bu saldırıyı yaşam tarzına saldırı gibi algılatma çabanız bence yanlıştır. Bunun tam tersini de ben size bol miktarda çıkarabilirim. Ne yani o teröristi masum mu ilan etmeye çalışıyorsunuz? Önemli olan herkesin birbirine ve yaşam tarzlarına saygı gösterme becerisini, kabiliyetini geliştirmektir.