Hekim-yazar Engin Geçtan

Daha Ursula Le Guin’i yayınlama fırsatı bulamadan, Aydın Boysan, Hüseyin Kaptan gibi dünyadaki yeri boş kalacak bir dost kaybı daha… Ben -ve insan- merkezci olmayıp hırsların/hedeflerin esiri haline gelinmeden de -üstelik daha tatminli- insan olunabileceğini bilimsel ve kurmaca kitapları kadar radyo programlarıyla da öğretmiş psikiyatrinin duayeni Engin Geçtan’ı da kaybettik...

21.02.2018 12:23
İhsan-Bilgin

serbestiyet.bilgin@gmail.com

Birlikte de çalıştığı bir meslektaşı, “Adının geçmesi bile rahatlatıyor insanı.” derken onu tanıyanlar olarak duygularımıza tercüman olmuştu. Sırf rahatlatmazdı, başvurulabilecek sağlam bir röperdi. Sevdiklerinin başı sağlıkla derde girerse uzaktan müdahale ederdi. Hiç hoşlanmayacağı “psikiyatrinin duayeni” lafını etmeden yazılacak veda yazısı eksik olurdu.

Öteki sevmeyeceği laf olan “ermiş kıvamdaki bir bilge” oluşunu da “İnsan Olmak”  kitabını okuyup sarfetmeden durmanın zorluğu bahanesiyle etmiş olayım. Epeydir çalışmayıp oturmak da çok yakışırdı.

Tanışmak şart olmadan,  artık terapiye kimseyi almadığı bilinse de bir kenarda öyle bir tecrübenin bulunduğunu bilmek metropol mesafesinden de olsa psikolojik dertten muzdaripler için hiç değilse bir teselli olurdu.

 

 

Her şeyin yakıştığı insanlardandı. Bilgelik ve ciddiyet kadar umursamazlık ve boşvermiş rolü de… Evet, içtenlik kadar rol yapmak da… Üçüncü çeyrek yüzyıl yaşlarında dolaşan bizlere “Siz gençler benim gibi bir yaşlıyı aranıza almayın keyfinize bakın.” derken ne bizim genç ne de kendinin yük verecek bir yaşlı olmadığını pekala bilerek söylerdi.

 

Hekim babamı kaybetmem ertesinde sağlıkla başım her derde girdiğinde teklifsiz/tecrübeli sağlık danışmanı olarak ilk başvurduğum adresti. Yaşlılık vehminin geçersizliği uzmanlığı olmayan sorunlara da verdiği isabetli, gerçekçi ve hızlı reaksiyonlardan belliydi. Annem, teyzelerim, amcam hayatta… Yaşı benden  büyük dostum az değil, ama büyüksüz kalmış hissettim kendimi... Deniz(Bilgin)’i kaybetmem ertesinde de kenara çekip, “Çok sevilen biriydi… Sakın kimsenin senden çok üzülmesine izin verme, sadece annesine ayrıcalık ver, çünkü ‘evlat acısı’ ve ‘sıralı ölüm’, hafife alınamayacak ciddi şeylerdir.” deyip, teselliyi üstüme yıkılmakta arama heveslerini savuşturmamı kolaylaştırmıştı.

Başta epeydir araya mesafe koyduğu dünya ile temas aracı olarak seçtiği hısmı Emel(Güntaş Umur/Hiç-mobilya) ile yayıncısı Müge(Gürsoy Sökmen/Metis-yayınları), şifanın hiç değilse umudunu yaymış, bilimsel ile popüler/entelektüel denemeden edebi kurmacaya kitaplar yazıp açık-radyo programları yapmış bir hekim ve yazarın kaybı söz konusu olduğuna göre sadece hayatı kesişmişlerin değil, insanlığın başı sağolsun...

 

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları

Yorumlar(2)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

eamusty24.02.2018 23:16:22
çok değerli bir şahsiyet benim için. Rabbim mekanını cennet eylesin.
İhsan Bilgin28.02.2018 19:23:40
Amin