Ana SayfaYazarlarDevlet yeniden yapılanırken...

Devlet yeniden yapılanırken…

“Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” adı verilen ve bir tür başkanlık sistemi olan siyasi/idari yapılanmanın taşları adım adım döşeniyor. Cumhurbaşkanlığı kararnameleri üstünden gelişen sürecin ne gibi sonuçlar doğuracağını henüz tam olarak anlayabilmiş değiliz.

 

“Anlamamak”, belki de asıl sorun. Şu an anlamadığımız bu gelişmeler, ülkemizin önümüzdeki dönemine yön verecek. Gerçekleşmekte olan yapılanmanın, yani “devletin yeniden örgütlenmesi”nin, öncelikle (‘kanun yapıcı’ olan) Meclis’te tartışılması gerekirdi. Maalesef böyle bir durum yok.

 

Yeni bir yönetim (biçimi) oluşuyor. Bu oluşum, muhalefet ve iktidar partisi milletvekillerini devre dışı bırakarak gerçekleşiyor. Evet bir kısım kararname daha çok teknik nitelikte. Hangi kurumun hangi bakanlıkla ya da makamla ilişkilendirileceği gibi konular. Bunların bazılarının o kadar da büyük bir tartışma gerektirmediği düşünülebilir… Ancak, Merkez Bankası gibi kritik kurumların, görev, yetki ve atamalarının belirlenmesinin, en azından belli bir müzakere çerçevesinde Meclis tarafından kanunla düzenlenmesi; daha kabul edilebilir bir ortam anlamına gelirdi. Gelecekte sorun üretebilecek gelişmelerin önüne böyle geçilebilirdi.

 

Yeni dönem, yeni zihniyet

 

“İşlerin daha hızlı görülmesi”, “daha cevval bir devlet yapılanması” gibi hedefler adına geçildiği söylenen başkanlık sistemi… Yeni bir sayfa… Peki, bu yeni dönem, iktidar/muhalefet pratikleri açısından, ne gibi yenilikler (yenilikçi adımlar) getirebilir?

 

Öncelikle iktidara yani Cumhurbaşkanı’na bakalım… Yeni sistemdeki Cumhurbaşkanı, her ne kadar bir partinin genel başkanı olsa da; yasama organındaki, yani Meclis’teki tüm partilerle işbirliğine açık bir tavır sergileyebilir. Değişik yasaları çıkarırken, değişik siyasi eğilimdeki partilerle uzlaşmak ihtiyacı duyabilir ve ortak çalışmalar içine girmek zorunda kalabilir. İyimser taraftan bakarsak, bunları söyleyebiliriz.

 

‘Yeniden yapılanan devlet’in içinde, farklı bir muhalefet biçimi oluşabilir mi? Muhalefetteki partiler; cumhurbaşkanlığı kararnamelerine karşı bir yandan toplumu aydınlatıcı çalışmalar yürütürken, anayasaya aykırı olduğu iddia edilen yapısal değişiklikler konusunda, yürütmeyi uyarabilir, gerekli noktalarda eleştirel bir tutum geliştirebilirler mi?

 

CHP’nin şu anda iç iktidar kavgasına zorlanması, belirgin bir zaafiyet yaratıyor.

 

Muhalefetin; denetleyen, uyaran ve siyasetin kişiselleşmesini önleyebilen yeni bir enerjiyle ortaya çıkmasına, ona göre örgütlenmesine, her zamankinden fazla ihtiyaç var.

- Advertisment -