Katledilen bilgisayar kuramcısı

Necdet Bulut’un öyküsü, bir yakın tarih dramımızı anlatıyor. Aydınları hedef alan bir acımasızlık döneminden söz ediyoruz. Üniversitelerimiz dünya sıralamalarında gerilerde kalıyorsa, bunun nedenleri arasında ‘Necdet Bulut’ları susturan zihniyetin rolünü de unutmamalıyız.

03.08.2018 11:07
Oral-Çalışlar

oralcalislar@gmail.com

 

68’li arkadaşım Neşe Erdilek Bulut’un hazırladığı, “Karanlığın Katlettiği Bir Bilim İnsanı: Necdet Bulut” başlıklı kitap önümde.

 

Tarih 26 Kasım 1978 Trabzon. Gece arkadaş ziyaretinden arabalarıyla dönen Necdet Bulut, eşi Neşe ve oğlu Yiğit, pusuya düşürülüp kurşun yağmuruna tutuldular. Necdet ağır, eşi ve oğlu hafif yaralandı. Necdet kurtarılamadı. 40 yıl önce, 40 yaşında onu yitirdik. Tetikçiler yakalandı ancak azmettirenler hiçbir zaman bulunamadı.

 

O dönem bir cinayetler dönemiydi. Öğretim üyelerini hedef alan saldırıların ardı arkası kesilmiyordu. Doç. Bedrettin Cömert, Prof. Bedri Karafakioğlu, Prof. Ümit Yaşar Doğanay, Prof. Cavit Orhan Tütengil öldürülen akademisyenler arasındaydı.

 

Dr. Necdet Bulut, bilgisayarın Türkiye'de yaygınlaşmasında emeği geçen ilk akademisyenlerdendi. İlk “bilgisayar doktoru”ydu. Kendisi jeofizikçi olmasına rağmen, geleceğin bilgisayarda olduğunu görmüş, eğitimini bu alanda derinleştirmiş, bu alandaki örgütlenmeyi, yaygınlaşmayı sağlamak amacıyla Türkiye'nin dört bir yanına koşturmaktan geri durmamıştı.

 

ODTÜ’de çalışırken, Karadeniz Teknik Üniversitesinden aldığı davetle Trabzon’a bölgedeki ilk bilgisayar merkezini kurmak amacıyla gitti. Bilgisayarın en doğru kararı verebilmeyi, bilgiye en kısa zamanda ulaşmayı sağlayabildiğini görmüştü. Bilgisayarın kamu kuruluşlarında, sanayide, araştırma merkezlerinde ne kadar yararlı olacağını anlatmaya çalışıyordu.

 

O yıllarda bilgisayarlar bir fabrika büyüklüğündeydi, gürültüyle çalışırlardı ve kapasiteleri şimdiki çocukların oyuncaklarını bile karşılayamazdı. 1975 yılında Türkiye’de bu çaptaki bilgisayarların tamamı 111 adetti.

 

Necdet'i neden öldürdüler?

 

Necdet Bulut, bilgisayar gibi dünyaya damgasını vuracak bir teknolojiyi o dönemde anlamanın ötesinde, bunun bir siyasi mesele olduğunu, teknolojinin kimin yararına kullanıldığının önemli olduğunu düşünen bir sosyalistti. 1977 seçimlerinde Türkiye İşçi Partisi’nden milletvekili adayıydı. Meslek örgütlerinin militanlarından ve yöneticilerindendi. Bu nedenle, Türkiye’yi darbeye hazırlayan, iç çatışmayı kışkırtan devlet içindeki güçlerin hedefi oldu.

 

Neşe'nin hazırladığı kitapta; Necdet Bulut’un yaşam öyküsü, yayın organlarındaki yazıları, onu tanıyanların anıları, ölümünün ardından Uğur Mumcu, Mustafa Ekmekçi vb. yazarların onunla ilgili değerlendirmeleri yer alıyor.

 

Necdet Bulut’un öyküsü, bir yakın tarih dramımızı anlatıyor. Aydınları hedef alan bir acımasızlık döneminden söz ediyoruz. Üniversitelerimiz dünya sıralamalarında gerilerde kalıyorsa, bunun nedenleri arasında ‘Necdet Bulut’ları susturan zihniyetin rolünü de unutmamalıyız.

Yazarın Tüm Yazıları

Yorumlar(1)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

mesut ak4.8.2018 02:26:25
görünmez denen gerçekte apapaçık olan bir güç türkiye ve benzer ülkelerde aynı operasyonları yapıyor.bu dünya sisteminin lordları denilen dinler ve milletler üstü hegomonik yapı çok çalışıyor hükümranlık sürsün diye.bütün terör örgütleri ideolijiler dinler kültürler bunların kontrolündedir.şu an tüm bilgi haber kaynaklarıda bunların tekelındedir onların kurduğu tuzaktan çıkmak imkansız değil ama çok zor.