İrlanda’da din adamları

Din adamları bireysel inisiyatif alarak, nefretin kırılmasında, karşılıklı insani duyguların gelişmesinde silahların bırakılmasında büyük işler başarmışlar. Bir piskopos bunu Nobelli Alman edebiyatçı Henrich Böll’e atıfla şöyle açıkladı; herkes belli statükolara gömülmüşken bazıları cesaretle daha ileri bir adım atar ve ileride ne olduğunu ancak bu şekilde görebiliriz. Onlar böyle davranmasalar “ileride ne olduğunu’ bilemeyiz. Rahiplerin ünlü ressamlardan, büyük İrlanda şairi Yeats’den Alman şairi Goethe’den, önemli ressamlardan atıflar

11.09.2019 09:10
Yıldız-Ramazanoğlu

yildizra@gmail.com

 

L duygusu: Learning (Öğreniyorum)

Din adamlarından dinlerin doğası gereği çatışmanın nefretin ayrımcılığın değil barışın çözümün uzlaşmanın ve iyiliğin parçası olmasını bekleriz. Din bu yüzden kalpsiz dünyanın kalbi ve ezilenlerin umudu. Demokratik Gelişim Enstitüsü İrlanda’da Çatışma Çözümünde Dini Liderlerin Rolü başlıklı çalışma için(3-8 eylül 2019)  davet ettiğinde konu ile ilgili bir araştırma yapmaya çalıştım. Fakat konunun hayati önemine rağmen, dolaylı yoldan kaynaklara rastlayabilsem de doğrudan bu başlıkta çalışmalara rastlamakta zorlandım.

 

İlk durağımız Dublin’de köklü bir ilahiyat eğitimi verilen Trinity College’dı. İrlanda’nın Kelt kültürünün bilinen en eski kitabı olan Book of Kells ile bizleri tanıştıran prof. Fainche Ryan, kitabın her sayfasına duyduğu sevgiyle ve ikonografik resimlerle ilgili ince detaylı açıklamalarıyla hepimizi etkiledi. Üniversitenin ana caddenin, şehrin yaşamın bir parçası olması, herkesin içerdeki müzeye, öğrencilerin avluda düzenlediği etkinliklere rahatça ulaşabilmesi ayrı bir güzellikti. Üniversitelerle toplum arasındaki ilişkinin, diyaloğun iç içe geçmesi, akademiyle bağların güçlü olması ne büyük bir zenginlik ve işlevsellik. Bu ortamda yapılan çalışmalar insana doğrudan değebilir ve inançla ilgili birikimi toplumla paylaşma imkanı olur. İrlanda din ayrımı üzerinden akıl almaz çatışmalar yaşadı ve büyük emeklerle uzlaşma ve anlaşmaya varılıp mübarek cuma anlaşması(Good Friday Agreement 1994) imzalandı. Barışı korumak, nefretle kirlenmiş dili ve zihinleri ortak insani değerlere yöneltmek üzere orta öğrenimdeki gençlerle toplantılar düzenliyor Trinity College. İncilden kıssa ve hikayeleri gençlerle birlikte konuşup, inancın özünü güncellemeleri, eşitlik adalet ve ortak değerler için birlikte yol bulmaya çalışmaları ilham verici.

 

İrlanda halkı savaştan, ayrımcılıktan, emperyal baskılardan ve yoksunluklardan çok çekti, bunun getirdiği olgunluğu, diğergamlığı, konukseverliği yüzlerden okumak mümkün. Göçmenlere, savaşlardan kaçıp gelen mültecilere farklı kültürden insanlara karşı derin bir anlayış  var. Mültecilere göçmenlere en fazla yer açan Avrupa ülkesi İrlanda. Yabancı düşmanlığı yok denecek kadar az. Birçok dini kurum yeni gelenlerin entegrasyonu ve sorunlarının çözümü için sivil kuruluşlar oluşturmuş durumda. İrlanda halkının farklı dinlere mensup topluluklarının dini liderleriyle buluştuğumuz toplantıda bir arada huzur içinde yaşayabilmenin sorunları aşmak için yardımlaşmanın gücü etkileyiciydi.

 

Edindiğimiz bilgiler çatışmanın çözümünde dini kurumların, kiliselerin, kurumsal manada fazla rol oynamadığı yönünde oldu. Fakat din adamları bireysel inisiyatif alarak, nefretin kırılmasında, karşılıklı insani duyguların gelişmesinde silahların bırakılmasında büyük işler başarmışlar. Bir piskopos bunu Nobelli Alman edebiyatçı Henrich Böll’e atıfla şöyle açıkladı; herkes belli statükolara gömülmüşken bazıları cesaretle daha ileri bir adım atar ve ileride ne olduğunu ancak bu şekilde görebiliriz. Onlar böyle davranmasalar “ileride ne olduğunu’ bilemeyiz. Rahiplerin ünlü ressamlardan, büyük İrlanda şairi Yeats’den Alman şairi Goethe’den, önemli ressamlardan atıflar yaparak konuşmaları da çok kıymetliydi. Din adamlarının barış için keşke daha çok katkı verebilsek, inisiyatif alabilseydik hayıflanmasına, bütün canlara şefkatle yaklaşan cesur rahip Fr Alec’i, Fr Gerard Reynolds’u tüm tarafların nasıl hayırla yadettiğine tanık olduk. Çatışma sona erdiğinde geriye cesur ve iyi insanların adları kalıyor.

 

Anlatacak çok şey var. Belfast’ta mahalleleri birbirinden ayıran, bizim utanç duvarı diyebileceğimiz bariyerler var. Fakat burada insanların kendini güvende hissetmesini sağladığı için ironik biçimde Barış Duvarı deniliyor. Bu duvarlar ne zaman kalkacak sorusunun cevabı ise hala bir muamma. Herkesi ümitvar kılan ve artık geri dönüşü olmadığına inanmak istedikleri ateşkes ve silahsızlık iyi bir başlangıç olarak barışı uzlaşmayı ve bir arada yaşama kültürünü besliyor. Mahallelerdeki ayrım ve getto anlayışı sürerken ana caddelerde alış veriş merkezlerinde bunun nasıl kırıldığını ve başka bir yaşam oluştuğunu görmemiz de ufuk açıcı. Modernlik, farklılıkların geriye çekildiği yeni ortak kamu alanları gibi üzerine çalışılacak ne kadar çok konu olduğunu gösteriyor.

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.