“SADAT benim üzerimden El Nusra’ya silah ve araç yolladı’

Sedat Peker, sekizinci videosunu pazar sabahı (30 Mayıs) 07.30’da yayınladı. Peker, “pandoranın kutusunu açalım” diyerek, Suriye ile ilgili iddialarda bulundu. Türkmenlere gönderdiği yardım tırlarına, SADAT’ın tırlar katarak El Nusra’ya silah gönderdiğini, Suriye’de büyük çaplı ticaret yapmak için Cumhurbaşkanlığı İdare İşler Müdürü, Berat Albayrak’ın ekibi olduğunu söylediği işadamı Murat Sancak ve El Nusra’dan izin alındığını iddia etti. İsrail’e giden gemilerin kime ait olduğunu herkesin bildiğini, Libya Başbakanı’nın Türkiye’den yapılan ihale baskıları yüzünden istifa ettiğini söyledi. Büyük şirketlerinin sigortalarını İçişleri Bakanı Soylu’nun şirketinin yaptığını iddia etti. Dokuzuncu videosunun da konusunu açıkladı: “Ben uluslararası komplonun ajanı isem bundan sonraki videoda da Tayyip abi oturup sizin karşınızda anlatacağım. Ne zaman tanıştık, ne zaman görüştük. Ne bir eksik, ne bir fazla.

Sedat Peker sekizinci videosunda şunları söyledi:

“Keşke Tayyip abi bu şekilde olaylara müdahale edip çözseydi, bu kadar veri varken, bu kadar belge varken, bu kadar anlatım varken. Ama bize değil, bana değil, onlara inanmayı tercih etti. Nedense kadar veri varken olayları anlamayı tercih etseydi. Ama bana değil.”

‘Azerbaycan’da ortaklık, Katar’da para, Filistin’de hamaset var’

“Azerbaycan’da Socar’ın alt şirketleriyle ortaklıklar var, Katar’da bankalarda paralar var. Filistin’de ne var? Hamaset. Göndersene oraya da 10 tane SİHA. Eee hani beraberdik. Öyle cami çıkışında bağırmakla olmaz. İsrail’e giden malları taşıyan gemilerin kimin olduğu belli. İsrail’de kimin o gemilerin yazıhanesi, merkezi olduğu da belli. Boykotu bırak da onların malını taşımaya bırak o zaman.”

Macintosh HD:Users:yildirayogur:Desktop:Ekran Resmi 2021-05-30 11.50.47.png

‘Bir dahaki videoda konuşacağız Tayyip abi’

“Keşke Tayyip abi bu şekilde olaylara müdahale edip çözseydi, bu kadar veri varken, bu kadar belge varken, bu kadar anlatım varken. Ama bize değil, bana değil, onlara inanmayı tercih etti. Kıymetli Cumhurbaşkanımız Tayyip abi, uluslararası bir komplo olduğunu, bu komplonun merkezinde de benim olduğumu ismimi geçirmeden anlattı. ‘Görecekler’ dedi, ‘bulup getireceğiz’ dedi. Devlet, bulup getirir, orda bir sıkıntı yok. Beni bulup getirmek gerçekleri değiştirecek mi Tayyip abi?  Ben uluslararası komplonun ajanı isem bundan sonraki videoda da Tayyip abi oturup sizin karşınızda anlatacağım. Ne zaman tanıştık, ne zaman görüştük. Ne bir eksik, ne bir fazla. Onlara parmak, bilet diyet verdik, sen bizim büyüğümüzsün. Silahı buraya koyacağız, iki tane müfettiş, yalan makinası…Yalan makinelerinin yüzde 1.5 yanılma payı var. O yüzden mahkemelerde kullanılmıyor. Ama o yüzde 1.5 ötse de ben yine kafama sıkacağım. Anlatacağım, madem ben ajan oldum. Bir özür bekledim abi ya. Bütün olanları anlattık, bütün halk biliyor. Sana anlatmıyorlar, bir sen bilmiyorsun. Çevreni sarmışlar. Bir sen bilmiyorsun abi, geri kalan herkes biliyor. Asla saygısızlık içinde olmayacağım sana karşı, yaşadığım sürece. Ama sen görmek istemiyorsan, ben vatan haini olarak anılmak istemem. Ben vatan haini değilim, bunu en iyi sen biliyorsun. Senin hiçbir gücün yokken ben vardım. Alkış beklemedim, ön planda olmadım. Elimden ne geliyorsa onu da yaptım. Bir dahaki videoda konuşacağız Tayyip abi. Beraber baş başa. Abi kardeş. İnsanlar dinleyecek. Açık delillerle, bilinmeyen delillerle de anlatımlarımı doğrulayacağım. Helalleşeceğiz abi. Ama ben ajan değilim. Bunu tüm dünyaya göstereceğim.”

Devleti yargılatmak için anlatmadım, kriminal yapı var

“Ben Kutlu Adalı cinayetini anlatırken deseydim ki, Kıbrıs Türk kesimini, Rum kesimine satmak için bu organizasyon yapıldı. O zaman devlet yargılanırdı. Ben Ben ne dedim? Kriminal bir yapı var. Bir ucu Venezuela’da, bir ucu Kıbrıs’ta, bir ucu da cinayet bundan 25 yıl öncesinde yine aynı… Rahmetli bu şekilde, bu sebeplerle dedim.  Hiç kimse inanmadı. Tak tak tak. Zorla kardeşim ifade verdi. Ne oldu. Zekaya saygı duymasını öğreneceksiniz.

“Uluslararası uyuşturucu trafiği. Ben deseydim ki Binali Yıldırım başbakanlığı döneminde ülkeye sıcak para girsin diye özel gizli bir anlaşma için böyle bir koordinasyon kuruldu. Devleti yargılatmak için olurdu. Bu kriminal bir olay.  Eski başbakanın oğlu, Venezüella ayağı, Kıbrıs’taki para sistemi, Ortadoğu’ya gidiş.”

‘Halil Falyalı’da kasetler var’

“Hani diyorsunuz ya biz her yerden istediğiniz alırız. Halil Falyalı’yı niye almıyorsunuz? Yayınladı arkadaşlar Amerika’nın kırmızı bültenle arama belgesini. Ortadoğu’nun uyuşturucu patronu diye. Türkiye’de de bet işlerinden aranıyor. Herkesi alıyorsunuz, gidip onu alın. Ama ondan kasetler var. Herkesi çekmiş o da. Ben Halil’den öğrenmedim.  Ben namuslu adamın kasetini yayınlamam. Adam derse ki bu anlatılan doğru, niye yayınlayalım, sapık mıyım, teşhirci miyim. Ama beni boşa düşürürse, ben miyim şerefsiz, olmaz. Kendimi size mahcup ettirmeyeceğim.”

Peker’den hukuki içtihat: ‘Eken ve Ağar için zaman aşımı olmaz’

“Kıbrıs’taki Kutlu Adalı cinayeti zaman aşımı demiştim. Uluslararası hukuku, bizim içtihatları, bizim infaz kanunu inceledim. Şöyle bir şey var.  Cinayet 20 senede zaman aşımına uğruyor ama açılmış bir dava varsa zaman aşımını engelliyor.  Biz AİHM’e bağlı olduğumuz için, AİHM’de bu konuyla ilgili bir yargılama yapılmış. AİHM’de bu yargılamanın başı, zaman aşımını keser. Yani Korkut Eken, Mehmet Ağar ve diğerleri için zamanışımı olmaz. Kardeşim Atilla Peker için zaman aşımı var. Bu içtihat zorlama diyebilir hukukçular ama biraz bakıldığında üzerine infaz savcılığı çalışırsa bu zamanaşımından çıkarır. Bu içtihat da yargı tarihine benim yazmış olduğum içtihat olarak girer.

‘Sivil şehitlik yasasının mucidi benim’

“O sivil şehit yasası var ya, onun mucidi de benim. Yine Goebbels’in topyekün savaşa dahil etmek. İnsan korkuyorum ben ölürsem çoluk çocuğım geride kalır. Ama şehitlik maaşı bağlanırsa, devlet çocuklarıma bakar diye. Bunun ilk halini ben yazdım, yolladım bir dostumuz vasıtasıyla… Vallahi diyorum.”

‘Polis korumalarım yurtdışında 7-8 ay yanımda kaldı’

“O televizyon programında görmediniz mi, gazeteciler iki dakika konuşmuş. Onu dedi, onu yaptı, tecavüzcü dedi, yürüdü gitti.  Saydı saydı, kaçtı gitti. Erhan Tuncel ile ortakmışız, beraber resim çektirmişiz. O kadar emin söyledi ki ben bile şüpheye düştüm. O beni tanımaz, o beni tanımaz.

“Bir tane ablası DHKPliymiş, DHKP’den bana bağlantı kurmuş, sonra onu FETÖ’ye bağlamış. Benim koruma kararım…. Vallahi İçişleri Bakanlığı makamında bir deli oturuyor. Ben Nurettin’i tanımıyorum deseydim hiç kimse kanıtlayamazdı. Ama ben Nurettin’i tanıyorum.  Namuslu olmak lazım. Komiser muaviniydi, çevirme yaparken tanıştık. Birkaç kez, samimiyetimiz yoktur. Ben dedim bu arkadaş niye bu kadar içine kapanık gibi. O sırrını biliyormuş. Sır gibi bir olaydı. Polis akademisinde öğrenciyken, ablası DHKPli, polise bilgi veriyor, ablasına gelenleri, gidenleri.  Onların toplantı yaptığı yere polisler geliyor, onlar da teslim olmuyor, çatışma çıkıyor. Ablası ölüyor. Nurettin’e ablası üzerinden diyor ya. 34 sene önce ablası ölmüş ya. Size diyorum bu adam deli. Benim DHKP’den tehdidi diye korumaya mı ihtiyaç var. Ben zaten PKK, FETÖ tehdit ediliyor. Bir de diyor ki ajan olarak yanına yerleştirdik. O zaman benim koruma polislerimin neden dosyada ifadesi yok. Ajansa ifadesi olması lazım.  Bir de diyor ki yurtdışına gitmedi polisi. Yahu yurtdışına gitmeyi bırak, 7-8 ay yanımda kaldı. Özelim ben normal değilim ki. Evrakları orda.

‘Her FG plakası olan Fethullahçı mı, manyak mısınız’

“Bir de FG plakalı araca biniyormuşum. Ben cezaevinden çıktığımda araba kiralamıştık. Arabanın plakasıyla mı ilgileneceğim, bin tane derdim. Her FG plakası olan Fethullahçı mı manyak mısınız?  AÖ olanları da Abdullah Öcalancı diye alın o zaman. Sonra biri mesaj atmış. Ruhsatlar verilirken o tarihte Beykoz’da bütün arabalar FG plakalıydı dedi. Siz delirmişsiniz.”

Macintosh HD:Users:yildirayogur:Desktop:60ac17a30a1d6.jpg
Süleyman Soylu, Habertürk’teki yayında Peker’in FG plakalı aracını göstermişti.

‘Programda İsmail Saymaz’ı Veyis Ateş boşa düşürdü’

“Ben İsmail değilim, ben Merdan Yanardağ da değilim. İsmail bir de senden özür diledi. Ben ikisini de çok okurum biliyor musunuz? İsmail Saymaz beyi Habertürk’ün Veysi var ya, ah Veysi o boşa düşürdü. İsmail Saymaz bey hazırlanmış dolmuş, tam girişte bir şey diyecek. Tak kelepçeyi taktı ona, dur dedi niye sinirleniyorsunuz, ışık tutulmuş tavşan gibi kaldı. Ya diyorlar ne yapsaydık. Ya kalk git masadan. Adam iki buçuk saat konuşmuş, siz ikişer dakika. Ayıp.

‘Silivri Emniyet Müdürü sen arattırdıktan üç saat sonra niye intihar etti?’

“Yüz bin tane önünüzde delil var. Adam diyor ki “Evet ben arattırdım” diyor Silivri Emniyet Müdürü’nü. Yahu desenize bu adam sen arattırdıktan üç saat sonra niye intihar etti.  Nasıl gazetecisiniz siz. Ama siz namuslu gazetecisiniz, o sıyrılıp gitti.

‘Yüce Allah’ı da mı FETÖ’cü yaptınız?’

“Bir de ben Gayrettulaha dokunuyor diyorum ya. Bunların bot hesaplarından bana saldırıyorlar, “Gayretullah  FETÖ ağzıdır”. En son yüce Allah’ı da mı FETÖ’cü yaptınız. Oğlum manyak mısınız?  Gayrettullah Allah’ın adı. Herkes delirdi, anlamıyorum ya.

Peker’den üç soru

“Sadece şunu sorsanız. Sedat Peker, bahsettiği Çevre Şehircilik Bakanlığı Genel Müdürlüğü’ndeki kişinin belgesini yayınladı, hakkında FETÖ soruşturması olduğuna dair.  Soru-1 devlet geleneklerine göre hakkında terör örgütü yapılan yüksek dereceli bürokratlar açığa alınır, deliller çok değilse yer değiştirilir. Böyle bir uygulama yaptınız mı? Yok. Bitti.

İki; bu kişi hakkında böyle bir soruşturma varken, senin akraban olan Sadık Soylu ile devamlı görüşmesi, hakkında telefon tapeleri, aynı yerden sinyal vermeler. Bu insan bu kadar büyük maddi projelerin başında.

Öbür soru; MASAK’ın başındaki kişinin eşi hakkında FETÖ soruşturması var mı? Var diyorum size işte. Gazeteciliği de ben mi yapayım. Sonra video çok uzuyor diyorlar, ne yapayım.

‘Böbürlenme padişahım, senden büyük Allah var’ da var

“Padişahım çok yaşa var, bir de Cuma hutbelerinden sonra “böbürlenme padişahım senden büyük Allah var” var. Her şeyi bilemezsin. Bilemezsin kardeşim. Bir tripod ve bir kameranın başına bela açacağını bilemediğin gibi. CİA, BAE diyor. Herkes şokta samimi söylüyorum. Kırmızı bülten dünya başkanlığı bilmiyor, yabancı basına da düştü ya, buradaki ülke bilmiyor, hiç kimse ne olacağını bilmiyor.  Böyle bir şey yapabilmek için CIA, bilmem ne… Lan gerek yok, zeka ve akıl. Siz daha iyisini yaparsınız. Biz bize yeteriz.

‘Ben Türkmenlere yardım gönderdim, benim adıma SADAT El Nusra’ya yardım göndermiş”

“Suriye konusuna geleceğiz. Pandoranın kutusu açılsın. Diyordum ya Suriye’de sorun var. Kıymetli kardeşlerim MİT tırları yakalandıktan sonra, benim kafamda şöyle bir şey oluşmuştu. Biz oraya hem toplumun duygularını yükseltmek hem de Bayır bucak Türkmenlerine diğer gruplara, nedir insansız hava aracı, kıyafetler, çelik yelekler, telsizler şunlar bunlar, tırlarca. Bu projeyi düşündük, o milletvekili arkadaşımızla da konuştuk. O da düşünceyi aldı, iletmesi gereken yere iletti. Sonra dediler “biz ek tırlar verelim, sizin tırlarla beraber”. Bizim tırlar Sedat Peker yardım konvoyu diye gidiyor. Basına da resimler veriyoruz. Ama benim adıma giden başka araçlar var. Onların da başka yerlerdeki Türkmenlere gittiğini biliyoruz ama biz o araçların içinde ne olduğunu bilmiyoruz, biliyoruz da silah var, çocuk değiliz. Olması gereken bir şey. Ama bu MİT tarafından organize edilmiyor, askeriye tarafından da organize edilmiyor.  Bu SADAT tarafından, SADAT içindeki bir ekip tarafından organize ediliyor.

Macintosh HD:Users:yildirayogur:Desktop:1037127225_0_0_1200_675_1200x675_80_0_0_8e3368b2dabbb080a646a6ca2a102c74.png
Macintosh HD:Users:yildirayogur:Desktop:1032743670_0_0_1200_675_1200x0_80_0_1_6618bfd955b87d023349e77913ae5d02.jpg
Macintosh HD:Users:yildirayogur:Desktop:sedat-peker-yardim-tiri-2-1.jpg
Macintosh HD:Users:yildirayogur:Desktop:Ekran Resmi 2021-05-30 11.59.44.png
Peker, 2015’de Suriye’ye yardımlar göndermişti

 Hepsini ben kendim alıyorum, onlarınkiler hariç. Onların benimle bir ilgisi yok. Ama benim adıma gidiyor. İşlem yapılmıyor, kayıt yapılmıyor, direkt geçiyor. Sonra ben yüklü miktarda Mitsibushi araçlar gönderince, onlar dediler “bize de verir misin, orada savaşçılara” “tamam” dedim, verelim. Türkmenler her yerden videolarla teşekkür ediyor, aracı aldık diye. Bakıyorum bir iki tanesi Arapça konuşuyor, Arapça konuşmalarında bir sorun yok da sonra bizim Türkmen arkadaşlardan biri “bunlar El Nusracı “dedi.  Bunlar El Nusracılara gidiyor dedi arkadaşlar. Ama ben yollamadım, benim üzerimden SADAT’çılar yolladı. Göreceksiniz sizi kibrit kutusuna sokacağım ama devleti de yargılatmayacağım.  Devlet bu hikayede değil. Ama bir bölüm var…

‘Suriye’de ticaret yapmak için önce Metin Kıratlı’ya, sonra El Nusra iktisat sorumlusuna gideceksiniz’

“Pandoranın ilk kutusunu açalım bakalım. Şimdi siz Suriye’de ticaret yapmak için ne yapmanız lazım biliyor musunuz? Metin Kıratlı bey var. Cumhurbaşkanlığı İdare İşler Başkanı. Külliye’de. Ona gideceksiniz. Ama böyle bir iki kamyonluk alışverişleri söylemiyorum, büyük montanlık işler için. Kaçak ham petrol, çay, şeker, alimünyum, bakır, ikinci el araba. Bunlar milyarca dolarlık işler. Suriye mücadelesi için parayı kim verdi, devlet, kim şehir oldu orda; millet.  Şimdi orda yapılan ticareti anlatacağım. Siz oradan onayı aldıktan sonra sizi  MT grup var, Murat Sancak, Ramazan Öztürk. Berat’ın ekibi. Tüm hiyerarşi orda. Onların da onayından geçtikten sonra kime gidiyorsunuz, El Nusra’nın iktisat sorumlusu var, Ebu Abdurrahman. Ebu Şeyma adını kullanıyor. Ticaret böyle yapılıyor.”

‘Berat Albayrak, Murat Sancak’ın evinde’

“Berat Albayrak nerede biliyor musunuz, hem arıyorsunuz ya. Murat Sancak’ın evi var, Hadımköy, Beylikdüzü taraflarında.  Orada kalıyor. Beraberler. Bu vatanın çocuğu şehit olacak. Suriye’ye girilmeli mi, girilmeli, kalınmalı mı, kalınmalı. Doğru politika mı, doğru politika. Ana oradaki para neden bizim devlete gelmiyor. Hala daha bizim devletten oraya para gidiyor. Orda büyük bir ticaret var. Ham petrol, bakır, alimünyum hurdası. Listeye bakmıştım. Benin anlattığım haricinde orda büyük montanlık iş yapamazsın.

Macintosh HD:Users:yildirayogur:Desktop:788196.jpg
İşadamı Murat Sancak,  aynı zamanda Adana Demirspor’un başkanı

“Mahsuni’nin dediği gibi, “yiğit muhtaç olmuş kuru soğana”. Herkes kendini öldürüyor ama anlatan yok, gören yok. Millet inliyor, bilen yok. Hayal dünyasına dalmışlar. “Milleti korkuturuz, götürürüz…”.

Peker’den Soylu’ya makamı suiistimal etme suçlaması

“Süslü’ye sorar mısınız? ‘Benim KIA’m var’ demişti ya. Son 4 senede, İçişleri Bakanlığı döneminde bu ülkedeki ne kadar ne kadar büyük holding, kurum, kuruluş var, hepsi bunun şirketine geçti biliyor musunuz? Bu makam suiistimal etmek değil mi? Bu bile suç. Nasıl bu kadar büyüdü şirket bir anda? ‘Açıklasınlar poliçeyi, ben poliçeyi kesince çok mutlu oluyordum’ diyor. Ben de mutlu olurum Sülü. Kes poliçeyi, gelsin paralar. Elde dev gibi kuruluşlar… O bakanlıktan ayrılacaksın, tasmayı boynuna takacağım.”

‘Türkiye’deki ihale listesi Libya Başbakanı’nı istifa ettirdi’

 “Libya’da bulunmamız çok önemli. Mavi Vatan çok önemli, olmalıyız. Bakan Bey ile tanıştık, bir konuyla ilgili. İsmini vermeyeceğim, sıkıntıya girmesin. Bakanlar Kurulu toplantısı var. Bizim bakanlar, Sarrac bey, bu arkadaş o ekipten diyelim. Konuşma oluyor. Sonra çok enteresan, normalde diğer bakanlar müsaade isteniyor, baş başa görüşülecek. Sayın Cumhurbaşkanımız kendisine ‘şu şu ihaleler şu şu şirketlere verilsin…’. Tamam. Adam istifa etmişti hatırlıyor musunuz? Niye istifa etti diye herkes herkese sordu. Ben de bilmiyorum. O adam anlattı, yeni öğrendim. O ihalelerle ilgili Libyalı iş adamları veya savaşta bunu destekleyenler ‘Biz ne yapacağız’ diye buna şey yapınca adam istifa etmiş. Bakan söyledi, ben onun yalancısıyım. Libya’da şehit olanlar kim? Ya niye 5-10 aile alıyor bu ülkedeki tüm parayı? Niye halk fakir? Ekonomimiz büyüyor! Maşallah!”

“Size patron olduğunuzu öğreteceğim. Tayyip Abi’nin de patronusunuz. Önümüzdeki hafta Tayyip abiyle konuşacağız. Ajanım ya ben.”

“Bana diyorlar ki, niye yapıyorsun. Vallahi ilk sinirle yaptım. Sonra bana daha fena şeyler söylediler. Tiki tikine. Bizim Karadeniz’de derler. Bunlar tiki tikine gidiyor. Ben de o zaman tiki tikine gidiyorum dedi. Vallahi umurumda değil. Tek umurumda olan bu anlattıklarım yüzünden devletin zarar görmesi olur, o yüzden sabahlara kadar uluslararası hukuk okuyorum. Devlete zarar verme, devlet zarar etmek istesem iki kelimeyle kitlerim. Suriye’de bu olay  var ya, ondan sonra benim üzerimden yapmayı kestiler. Ama ben buna şahit oldum, biliyorum. Ondan sonra konuşurum diye, PKK’ya silah satmışım diye bir dedikodu yaydılar. “

Sancak: Hiçbir şey gizli kalmaz

Peker’in Suriye’deki ticareti koordine ettiğini iddia ettiği işadamı Murat Sancak’tan iddialara cevap geldi.

Sancak, Twitter hesabından iddialarını yalanladı:

SADAT’tan iddialara dair açıklama

“Uluslararası savunma danışmanlığı” verdiğini ifade eden SADAT da Sedat Peker’in iddiaları hakkında bir açıklama yayınladı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Organize Suç Örgütü Lideri Sedat Peker 30 Mayıs 2021 tarihinde sosyal medya hesabından yayınladığı bir videoda; “Suriye Türkmenlerine insani yardım götürme” maskesi altında “silah kaçaklığı” yaptığını itiraf etmiştir.”

“Türkiye’de yargılanmakta olan Peker’in, kendini aklamak amacıyla bir yandan suçlarını itiraf ederken bir yandan da hedef saptırmak için pek çok isim de zikrederek “çamur at, tutmasa bile izi kalır” mantığıyla hareket ettiği görülmektedir.”

“İşlediği suçlar belgeli ve ispatlı olan firari suç örgütü liderinin, hedef saptırmak için Türkiye Cumhuriyeti Devletinin resmi kurumu Milli İstihbarat Teşkilatını, güzide şirketimiz SADAT Savunma’yı ve bazı bürokratları hedef alması aklı selim sahibi kamuoyunun dikkatinden kaçmamıştır. İftira sahiplerini iftiralarını ispatlamaya, ellerindeki belgeleri savcılığa teslim etmeye çağırıyoruz. Peker videosunda terörist gruplara silah sattığını itiraf etmektedir fakat şirketimizin Peker tarafından terörist gruplara teslim edilen silahlarla hiçbir ilişkisi yoktur. SADAT Savunma’nın (iftira edildiği gibi) Suriye’de herhangi bir grupla eğitim, donatım, danışmanlık ve/veya benzeri hiçbir çalışması olmamıştır.”

“Daha önce de yürütülen iftira kampanyalarına cevabi açıklamalarımız internet sitemiz ve sosyal medya hesaplarımızda yer almaktadır.”

Önceki İçerikPeker’den Erdoğan’a: Bir dahaki videoda konuşacağız Tayyip abi
Sonraki İçerikFOTO HABER | CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Semra Özal’ı ziyaret etti