Ayasofya münasebetiyle: Osmanlı Konstantiniyye’sinde kilise-cami dönüşümleri

29 Mayıs 1453’den sonra kentteki tüm Bizans kiliseleri ânında camiye dönüştürülmedi. Bu değişim 17. yüzyılda hâlâ devam ediyor, bazı yapılar orijinal işlevlerini koruyordu. Popüler muhayyilenin aksine, bu binaların birçoğundaki Bizans mozaik ve freskleri hiçbir zaman toptan kaldırılmadı; zaman içinde kâh alçı, boya ve kir ile örtüldü, kâh depremlerle zarar gördü. Kiliselerin iç dekorasyonlarının camileştirilmelerinden sonra da görünür kalması ve geçmiş yaşamlarına atıfta bulunması, fethedilen şehrin sanat ve mimarlık mirasının yorumlanmasına dair dikkatli seçimleri yansıtıyor.

1934’den 2020’ye Ayasofya ve Türkiye; değişenler, değişmeyenler

Ayasofya’yı bir anda ihtiyaca binaen cami yapıveren bu 30’lardan kalma karar alma teknolojisiyle, daha bir hafta önce, şimdi Fatih’in 600 yıl önceki vakıf senedindeki bedduanın lanetinden kurtulduğumuza şükredenlerin alkışları arasında, 40 yıllık muhafazakar bir vakfın üniversitesi kapatıldı.

Metal yorgunluğunun ötesi (*)

MetroPoll Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin “Türkiye’nin Nabzı: Haziran 2020” başlıklı raporuna göre muhalefet kanadında seçmenlerin partilerine olan bağlılıkları yükselirken, iktidar ortaklarının seçmenlerinin partilerine olan bağlılıkları giderek azalıyor.

Osmanlının modernliği (9) Marx ne biliyor, ne bilmiyordu?

AÜT şablonculuğunun alıp yürüdüğü bir dönemde, pek kimsenin yapmadığı bir şey yaptı Hobsbawm: Marx ne biliyordu, kimleri okuyordu, fikirlerini hangi kaynaklardan hareketle oluşturuyordu sorusunu sordu. Bundan 56 yıl önce, Marx’ı ve Marx’ın bilgi dağarcığını tarihselleştirdi.

‘Muhafazakâr eziklik’ duygusu şu tarihsel anda nasıl bir rol oynayacak?

Acaba günümüzde AK Parti’nin tabanındaki ‘muhafazakâr eziklik’le malûl kitlelerin ‘öç, intikam’ vb. açılardan duygusu ne? Kendisi adına iktidarı kullananların, kendilerine benzemeyenleri ezmeye, bastırmaya karar verdikleri şu tarihsel anda içlerinden bir türlü atamadıkları eziklik duygusu nasıl bir rol oynayacak?

Seçim ortamına girdik mi?

Barolar Kanunu değişiyor. İstanbul Sözleşmesi kaldırılmak isteniyor. Kadınların şiddete karşı korunması noktasında elde edilen yasal kazanımlardan geri dönülüyor. Ayasofya’nın ibadete açılmasına hazırlık...

James Bond alkolik miydi

Şiirin, sanatın muhabbetle, muhabbetin de alkolle bir ilgisi olmalı. Edip Cansever’in “Bu kaç kapılı bir konyak?” sorusundaki gibi kapı açıyor zira. İnsanın içine açılan kapıların gıcırdamadan aralanmadığı iklimlerde bilhassa…

‘Muhafazakâr eziklik’ duygusu ve iktidarın susturma-bastırma seferberliği

AK Parti tabanı, iktidarın susturma-bastırma seferberliğine nasıl bir cevap verecek? Kanaatimce, bunu belirleyecek olan etkenlerden biri, bir duygu: Muhafazakâr yazarların yıllardır şikâyet ettikleri ‘muhafazakâr eziklik’ duygusu... Bu duygu, muhaliflere gösterdiği “celal yüzü”ne onay almada iktidarın işine yarayabilir.

(8) “Ya feodalizm, ya Asya Üretim Tarzı” kıskacı: Oryantalistlerden Ortaçağ tarihçilerine

Aşağıda, günümüzün gerçekten evrenselci bir dünya tarihi vizyonuna sahip üç bilim insanını görüyorsunuz: (soldan sağa) Jared Diamond, Michael Cook, Clive Ponting. Ortak noktalarından biri, Avrupa’nın dünyanın diğer modernite-öncesi kültür ve uygarlık daireleri karşısında hiçbir özsel üstünlüğünün bulunmadığı. Tam tersine; Avrupa’nın yükselişinin ne kadar geç ve tesadüfî olduğunu vurguluyorlar.

Davutoğlu ve Çözüm Süreci

Davutoğlu, Çözüm Süreci’ni tamamına erdirme iradesinin göstergesi olarak çok sayıda örnek sıraladı. Bunlardan biri de kayyum tekliflerine ilişkin tutumuydu. Başbakanlığı esnasında birçok kez belediyelere kayyum atanma önerisinin önüne geldiğini ama siyasi rakipleriyle demokratik mücadele dışında bir yolla mücadele etmeyi zül addettiğinden, bunu elinin tersiyle ittiğini söyledi.