Gazetenin icra editörü Matt Murray, çarşamba sabahı çalışanlarla yapılan bir video konferansta, süreci şirketin geleceği için bir “stratejik yeniden başlatma” olarak tanımladı. Murray, çalışanların gün içinde e-posta yoluyla işlerine devam edip etmeyeceklerinin bildirileceğini söyledi ve işten çıkarmaların “önemli ölçekte” olacağını kabul etti.
Kimler işten çıkarıldı, hangi birimler etkilendi?
Spor Servisi kapatıldı. Bu bölümde çalışan gazetecilerin büyük bölümü işten çıkarıldı; yalnızca sınırlı sayıda isim, spor kültürü ve dosya haberleri üreten farklı birimlere kaydırıldı.
Uluslararası Haberler masası ciddi biçimde küçültüldü. Birçok yurtdışı muhabiri, özel görevli gazeteci ve bölgesel editör bu dalgadan etkilendi; bazı dış büroların fiilen işlevsiz hale geldiği belirtildi.
Washington D.C. ve çevresini kapsayan yerel (Metro) haber ekibi yeniden yapılandırıldı. Çok sayıda yerel muhabir ve editörün pozisyonu kaldırıldı.
Kitap (Books) bölümü tamamen kapatıldı; bu serviste görev yapan editör ve eleştirmenler işten çıkarıldı.
Gazetenin öne çıkan podcast projelerinden bazıları, özellikle günlük haber podcast’i Post Reports, askıya alındı.
ABD basınına yansıyan bilgilere göre, işten çıkarılanlar arasında teknoloji ve iş dünyası muhabirleri, deneyimli editörler ve uzun yıllardır gazetede çalışan bazı kıdemli gazeteciler de bulunuyor. Yönetim kesin bir sayı açıklamazken, toplam kesintinin haber merkezi kadrosunun kayda değer bir bölümünü kapsadığı ifade ediliyor.
“Gazetenin kalbi hedef alındı”
Bu dalga, 2023 sonunda çoğu idari birimden yaklaşık 250 kişinin çıkarıldığı önceki kesintilerden farklı olarak, doğrudan editoryal kadroyu vuruyor. Çalışanlar, yönetimin İtalya’daki Kış Olimpiyatları için kapsamlı haber planını iptal etmesi sonrasında bu adımın geleceğini haftalardır bekliyordu.
Washington Post, 1877’de kuruldu ve özellikle Watergate skandalı ile Vietnam Savaşı’na ilişkin Pentagon Belgeleri gibi tarihi ifşaatlarla gazetecilik tarihine geçti. Gazete, bugüne kadar 76 Pulitzer Ödülü kazandı. Ancak 2013’te Amazon’un kurucusu Jeff Bezos tarafından 250 milyon dolara satın alınmasından bu yana, dijital dönüşüm ve maliyet baskıları tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Siyasi bağlam ve editoryal çizgi tartışması
İşten çıkarmalar, Bezos’un son dönemde ABD Başkanı Donald Trump ile yakınlaştığı yönündeki tartışmaların gölgesinde gerçekleşti. 2024 seçim sürecinde Bezos’un, gazeteden geleneksel çizgisinin aksine Trump’a karşı açık bir editoryal tavır almamasını istediği kamuoyuna yansımıştı. Trump’ın göreve başlamasından sonra Bezos, çalışanlara gönderdiği bir mektupta Görüş (Opinion) sayfasının “kişisel özgürlükler ve serbest piyasa” vurgusuyla yeniden şekilleneceğini bildirmişti.
Gazetenin eski genel yayın yönetmeni Martin Baron, son aylarda yaptığı uyarılarda bu tabloyu daha geniş bir çerçeveye oturtmuştu:
“ABD özgürlüklerin modeli olmaktan çıkıyor. Bağımsız gazetecilik hayati desteğini kaybediyor. Artık basın özgürlüğünü garanti kabul etmiyorum.”
Washington Post’taki bu tasfiye, yalnızca bir medya şirketinin küçülmesi değil; ABD’de geleneksel, araştırmacı gazeteciliğin geleceğine dair daha büyük bir kırılmanın işareti olarak da değerlendiriliyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.