Desteğinize Talibiz

Bana pencereni söyle…

Her anlamda ihmal ettik/ediyoruz pencereleri. Hayat sadece uyanınca “ara sıra bazı bazı” bakılan, çeyrek açılan kuşetli pencereleri gibi geçiyor önümüzden. O pencerelere bakıp, dışarıdaki hayata dalmaktan da ürküyoruz bazen. Orada, sadece o kompartımanda seferî, hep turist ihtiyarlamaktan da… Ulaşamıyoruz enerjisine, izafiyet formülüne pencere denkleminin: Bir zaman sonra, insan yaşadıklarından değil yaşayamadıklarından pişmanlık duyar.

“Ya hakem sıfatını kabul edeceğimiz bir yargımız olacak ya da bir felaketten ötekine savrulup duracağız”

Hukukçu ve yazar Muzaffer Şakar’ın ‘Kadıdan Hâkime: Bir Mesleğin Yolculuğu’ kitabı İletişim Yayınları’ndan çıktı. Şakar’ın daha önce ‘Türkiye’de Yargı Yoktur’ (2013), ‘Türkleşmek, İslamlaşmak, Memurlaşmak: Yargıda Kumpasın Köşe Taşları, AKP ve Cemaat’ (2014) başlıklı kitapları yayımlanmıştı. AGOS’tan Ferda Balancar, son kitabında hukuktan ziyade devlete; adaletten ziyade bürokrasiye göre hizalanan yargının seyrini gözler önüne seren Şakar’la konuştu.

Rusya: Seçim tiyatrosunda bugün son perde

Rusya’da üç gün süren DUMA seçimlerinde bugün (19 Eylül) son gün. Sonuçların yarın kesinleşecek. İktidar, etkili muhaliflerin DUMA’ya seçilmesini önlemek için işi sağlam tuttu, onların seçime girmesini engelledi. Navalny’nin grubundan Violetta Grudina: “Yirmi gün boyunca zorla Covid servisine yatırıldım. Mahkeme kararıyla beni karantinaya aldılar ki seçime girmek için gerekli belgelerle başvurumu yapamayayım.”

Echart Tolle, ego, aydınlanma ve sosyal medya üzerine

Orta Çağ Avrupası’nda bir fikir ayrılığı yaşarsanız bu sizi ölüme kadar götürebilirdi. Benim inandığım şeye inanmıyor musun? O zaman seni öldürüyoruz. Bu binlerce yıl önce kabilesel ego ile ortaya çıkan bir şey. Sizin bir kabileniz var. Kendi kabilenizle kimliğinizi özdeşleştiriyorsunuz. Kendi kabilenizden olan insanlara iyi davranıyorsunuz. Başka kabileden olan insanlara da kötü davranıyorsunuz. Onlar size göre kabilenizden aşağıdalar. Bunlar egonun en ilkel dışavurumları.

Mercan

Ümidini kestin annenden. Memeden kesildiğin gün onun da senden vazgeçtiğini anladın. Oysa gece geç saatte baban geldiğinde nasıl da heyecanlanmıştı annen. Kalbi kuş gibi çarpmıştı aşkla. Sonra baban usul usul anlattı annene, sen yatağın yanındaki beşiğinde yatıyordun. Uyuyamamıştın. Babanın ne dediğini anlamaya çalışıyordun. Tütün kokusu ve anason odayı doldurmuştu. Baban eşyalarını toplarken annen usul usul ağlamıştı.

YÜKSEK ANALİZ | Akit: Şer ittifakından zam kumpası

Akit Gazetesi’nin bugünkü manşetine göre “Bir el, gıda ürünleri ve kiraya fahiş zamlarla, iktidarı köşeye sıkıştırmaya çalışıyor.” Gazeteye konuşan ‘ekonomistler ve STK temsilcileri’ de aynı fikirde: “Erdoğan karşıtı iç ve dış güçler, faiz yanlısı para baronlarını da devreye sokarak, iktidar ile tabanının arasını açmaya çalışıyor.”

Sabotajcıları yakalayın!

Sergey Loznitsa’nın 127 dakikalık belgeselini izlerken ister istemez insanın aklına az önce haberlerde izlediğiniz fahiş fiyatlarla ve fırsatçılarla mücadele haberleri geliyor. Karaborsacı soğancılar, fiyatları yükselten fırsatçı yumurta lobisi, fahiş zam yapan açgöz halciler, vatandaşın belini büken marketçiler... Nasıl olsa yüksek enflasyon, artan girdi maliyetleri, döviz kuru, Merkez Bankası’nın müdahaleleri gibi karmaşık ekonomik açıklamalardan daha net cevaplar bunlar.

ORADAYDIM | “Hayır, İBB Gazhane’de içki satmadı”

Türkiye, hafta sonunu, İBB tarafından hizmete açılan Müze Gazhane’nin bahçesinde “alkol satıldığı” iddialarını tartışarak geçirdi. Gazhane’de çekilen fotoğraflar üzerinden sosyal medyada ve geleneksel medyada “İBB, sosyal tesislerinde içki satışı yapmaya başladı” haberleri yer aldı. Bu haberleri şaşkınlıkla takip ettim, çünkü İBB’nin alkol satışı yaptığı iddia edilen gece ben de Müze Gazhane’deydim.

Prof. Süleyman İrvan: “AK Parti, medyanın yüzde 90’ını eline geçirdi fakat bu iyi bir fikir değildi”

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Başkanı Prof. İrvan: İktidarı her daim öven ve hiçbir olumsuzluğu haber yapamayan bir medyaya halk neden güvensin?.. Muhalif medya illa da “daha iyi” ve “etik” medya anlamına gelmiyor... Ayrımcı, ırkçı, yabancı düşmanı söylemler medyada maalesef daha fazla ilgi görüyor.

Naci Ağbal’dan ‘enflasyonla öyle değil, böyle mücadele edilir’ mesajı

Cumhurbaşkanı ve bakanlar marketlerle, fahiş fiyatlarla, fırsatçılarla mücadele mesajları verirken, Merkez Bankası eski başkanı Naci Ağbal, başkanlıktan alınmadan 15 gün önce TCMB sitesinde yayımladığı, enflasyonla nasıl mücadele edileceğini anlattığı yazısını Twitter hesabından yeniden paylaştı. Ağbal’ın “yapılanlar ve yapılacaklar” listesinde market denetimleri de yoktu “fırsatçılarla mücadele” de…

Taliban okulları sadece erkeklere açtı, erkek öğrenciler karşı çıktı: “Kız kardeşim gitmiyorsa ben de gitmiyorum”

Taliban’ın Cuma günü ortaokul ve liseleri sadece erkek öğretmen ve öğrencilere açması sonrası bazı Afgan erkek çocukları sosyal medyadan paylaşılan fotoğraflarda “Kız kardeşim gitmeden okula gitmiyorum” yazılı pankartlarla karara meydan okudu.

“Çin’in eli Ankara’ya kadar uzanmış”

Dünya Uygur Kongresi Başkanı Dolkun İsa’nın Türkiye’ye girişi engellendi. Uygur mücadelesinin önde gelen isimlerinden İsa Yücel Alptekin’in oğlu ve Dünya Uygur Kongresi’nin eski başkanı Erkin Alptekin’i hastanede ziyaret etmek için Türkiye’ye gelen İsa, Esenboğa Havalimanı’ndan geri gönderildi.

“Üç general TSK’dan istifa etti”

Sözcü gazetesi köşe yazarı Saygı Öztürk, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) üç generalin istifa ettiğini, istifaların kabul edilmeme ihtimali olduğu için şimdilik isimleri paylaşmayacağını yazdı.

Avustralya ile Fransa’nın arasına denizaltı girdi

Canlı yayında nişanlısının, tüm dünyanın gözleri önünde başkasıyla sözlendiğini öğrenen birinin tepkisini gösteren Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avustralya’dan büyük elçisini geri çekti. Silah endüstrisi ciddi iş. Duygusallık lüks. “Denizaltımı almadın” krizini aslında Avustralya başbakanının dünyaya verdiği bir diplomasi dersi olarak görmek de mümkün...

Avustralya ile Fransa’nın arasına denizaltı girdi

Canlı yayında nişanlısının, tüm dünyanın gözleri önünde başkasıyla sözlendiğini öğrenen birinin tepkisini gösteren Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avustralya’dan büyük elçisini geri çekti. Silah endüstrisi ciddi iş. Duygusallık lüks. “Denizaltımı almadın” krizini aslında Avustralya başbakanının dünyaya verdiği bir diplomasi dersi olarak görmek de mümkün...

Bana pencereni söyle…

Her anlamda ihmal ettik/ediyoruz pencereleri. Hayat sadece uyanınca “ara sıra bazı bazı” bakılan, çeyrek açılan kuşetli pencereleri gibi geçiyor önümüzden. O pencerelere bakıp, dışarıdaki hayata dalmaktan da ürküyoruz bazen. Orada, sadece o kompartımanda seferî, hep turist ihtiyarlamaktan da… Ulaşamıyoruz enerjisine, izafiyet formülüne pencere denkleminin: Bir zaman sonra, insan yaşadıklarından değil yaşayamadıklarından pişmanlık duyar.

Echart Tolle, ego, aydınlanma ve sosyal medya üzerine

Orta Çağ Avrupası’nda bir fikir ayrılığı yaşarsanız bu sizi ölüme kadar götürebilirdi. Benim inandığım şeye inanmıyor musun? O zaman seni öldürüyoruz. Bu binlerce yıl önce kabilesel ego ile ortaya çıkan bir şey. Sizin bir kabileniz var. Kendi kabilenizle kimliğinizi özdeşleştiriyorsunuz. Kendi kabilenizden olan insanlara iyi davranıyorsunuz. Başka kabileden olan insanlara da kötü davranıyorsunuz. Onlar size göre kabilenizden aşağıdalar. Bunlar egonun en ilkel dışavurumları.

ANALİZ | Pahalılıktan bile hükümete ‘bravo’ çıkartan iktidar yandaşlığı düzeyi

Yıllardır süren, son aylarda ise geniş kesimlerin bir numaralı sorunu haline gelen bir toplumsal olay karşısında iktidar unsurlarının ve iktidar medyasının sessizliğe gömülüp ancak tepedeki bir kişinin “farkındayız” demesinden sonra olayı gündeme taşıması gerek iktidarın yapısı ve gerekse iktidarın medyası için çok şey söylüyor. Böylece bir kez daha anladık ki, iktidar için sıkıntılı bir konu varsa, tepedeki tek adam o konuyu gündeme getirmezse kimse gündeme getiremez.

SANAL HAFIZA SERGİSİ| Barzani ile görüşenler, Barzani ile görüşenlere karşı

Geçmişte iktidarın Barzani yakınlığını sık sık eleştiren CHP, geçtiğimiz hafta resmi bir heyetle Erbil'de temaslarda bulundu. Ziyarete bu kez iktidar cephesinden eleştiriler geldi.

ANALİZ | Babacan, Davutoğlu ve Gül iki kutbun da hedefinde

Türkiye’de kutuplaşmadan beslenenler, intikamcı siyaseti tercih edenler, işte böyle bir uzlaşma ihtimalini sevmiyorlar. Çünkü çatışmadan besleniyorlar. Barışçı çözümü, siyasetin çoğulculaşmasını, demokrasiyi kendi varlıkları için tehlikeli görüyorlar.

Prof. Süleyman İrvan: “AK Parti, medyanın yüzde 90’ını eline geçirdi fakat bu iyi bir fikir değildi”

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Başkanı Prof. İrvan: İktidarı her daim öven ve hiçbir olumsuzluğu haber yapamayan bir medyaya halk neden güvensin?.. Muhalif medya illa da “daha iyi” ve “etik” medya anlamına gelmiyor... Ayrımcı, ırkçı, yabancı düşmanı söylemler medyada maalesef daha fazla ilgi görüyor.

ÖZEL RÖPORTAJ | “Kürdistan şapkası üretiliyor” diye fabrikası basılan Ömer Özdemir: “Başkan şov peşinde, cahilce bir hareket yaptı”

Trabzon’un Şalpazarı ilçesinde üretim yapan Anadolu Şapkacılık isimli fabrikası “Burada Kürdistan şapkası üretiliyor” diyen MHP’li belediye başkanı Refik Kurukız tarafından basılan Ömer Özdemir Serbestiyet’e konuştu: “Akşam üzeri beni aradı. Bana ‘Burada bu şapkalar üretilmeyecek’ dedi. Ben de, ‘Benim devletim izin veriyor, sen kimsin? Sana mı soracağım?’ dedim. Başkan hakkında hukuki süreci başlattık, maddi ve manevi tazminat için gücümüz yettiğince mücadele edeceğiz.”

RÖPORTAJ | Oğuz Kaan Salıcı: “Kürt sorunu var ve bu meselenin çözümü inşallah bize nasip olacak”

Geçtiğimiz hafta CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı başkanlığındaki bir heyet, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne ziyarette bulundu. Bu ziyarette yapılan görüşmeler; CHP’nin Kürt meselesi ile ilgili yeni bir dönemin arifesinde olduğu şeklinde yorumlandı. Bu ziyaretin anlamını, amaçlarını ve sonuçlarını Oğuz Kaan Salıcı ile konuştuk.

Serbest TV »

Serbest Pod »

- Reklam -

SON YAZILAR

Avustralya ile Fransa’nın arasına denizaltı girdi

Canlı yayında nişanlısının, tüm dünyanın gözleri önünde başkasıyla sözlendiğini öğrenen birinin tepkisini gösteren Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avustralya’dan büyük elçisini geri çekti. Silah endüstrisi ciddi iş. Duygusallık lüks. “Denizaltımı almadın” krizini aslında Avustralya başbakanının dünyaya verdiği bir diplomasi dersi olarak görmek de mümkün...

Bana pencereni söyle…

Her anlamda ihmal ettik/ediyoruz pencereleri. Hayat sadece uyanınca “ara sıra bazı bazı” bakılan, çeyrek açılan kuşetli pencereleri gibi geçiyor önümüzden. O pencerelere bakıp, dışarıdaki hayata dalmaktan da ürküyoruz bazen. Orada, sadece o kompartımanda seferî, hep turist ihtiyarlamaktan da… Ulaşamıyoruz enerjisine, izafiyet formülüne pencere denkleminin: Bir zaman sonra, insan yaşadıklarından değil yaşayamadıklarından pişmanlık duyar.

Echart Tolle, ego, aydınlanma ve sosyal medya üzerine

Orta Çağ Avrupası’nda bir fikir ayrılığı yaşarsanız bu sizi ölüme kadar götürebilirdi. Benim inandığım şeye inanmıyor musun? O zaman seni öldürüyoruz. Bu binlerce yıl önce kabilesel ego ile ortaya çıkan bir şey. Sizin bir kabileniz var. Kendi kabilenizle kimliğinizi özdeşleştiriyorsunuz. Kendi kabilenizden olan insanlara iyi davranıyorsunuz. Başka kabileden olan insanlara da kötü davranıyorsunuz. Onlar size göre kabilenizden aşağıdalar. Bunlar egonun en ilkel dışavurumları.

Mercan

Ümidini kestin annenden. Memeden kesildiğin gün onun da senden vazgeçtiğini anladın. Oysa gece geç saatte baban geldiğinde nasıl da heyecanlanmıştı annen. Kalbi kuş gibi çarpmıştı aşkla. Sonra baban usul usul anlattı annene, sen yatağın yanındaki beşiğinde yatıyordun. Uyuyamamıştın. Babanın ne dediğini anlamaya çalışıyordun. Tütün kokusu ve anason odayı doldurmuştu. Baban eşyalarını toplarken annen usul usul ağlamıştı.

Sabotajcıları yakalayın!

Sergey Loznitsa’nın 127 dakikalık belgeselini izlerken ister istemez insanın aklına az önce haberlerde izlediğiniz fahiş fiyatlarla ve fırsatçılarla mücadele haberleri geliyor. Karaborsacı soğancılar, fiyatları yükselten fırsatçı yumurta lobisi, fahiş zam yapan açgöz halciler, vatandaşın belini büken marketçiler... Nasıl olsa yüksek enflasyon, artan girdi maliyetleri, döviz kuru, Merkez Bankası’nın müdahaleleri gibi karmaşık ekonomik açıklamalardan daha net cevaplar bunlar.

Muhalefetin vizyonsuzluğu eleştirisi üzerine düşünceler

Çok parçalılık, muhalif hareketin, birleşenlerinin tek başına ulaşamayacakları genişlikte bir seçmen tabanına yayılmasının da bir ifadesi aynı zamanda. Önemli olan, bu genişliğin aşındırılmadan bir güç birliğine dönüştürülebilmesi. Bu nedenle, bileşenlerin birbirlerini iten yönlerini bırakıp, çeken yönleri üzerine ortak zemin inşa etmelerini teşvik etmek gerekir. Öte yandan, iktidarla olan rekabetin tuzaklı alanlarından da uzak durmanın önemini unutmamakta yarar var.

60 yıldır kapanmayan yara: Menderes ve arkadaşlarının siyasi idamı

Bürokratik kurumlar üzerinden güç devşiren ve halk çoğunluğunun taleplerini yok sayan vesayetçi elitlerin üsttenciliği (“elitist üsttenciler”) ile bunlara karşı geniş halk kitlelerinin desteğini alarak çoğunluk oyu üzerinden siyaset yürüten sağ partilerin hoyratlığı (“çoğunlukçu üsttenciler”) arasındaki çekişme karşılıklı kazanma-kaybetme-rövanş süreçleri şeklinde yürümekte; Türk demokrasisi bu iki uç arasında sarkaç gibi gidip gelmektedir.

Eksen çağının eşiğinde

Düşünce tarihinin Yunanî köklerinin “Batılı” olarak takdimi (ki kurgunun ötesinde bir fantezi) aslında düşüncenin tamamıyla Batılı bir serüven olarak tasvirinden başka bir şey değil. Ve hazır lokma yemeye alışmış Doğulu aydın da tabii bu zokayı büyük bir iştahla yutuyor!

Muhalif medyaya ‘demokrasi baharı’ beklerken…

Örneğin iktidarı 'düşünce özgürlüğü' noktasından eleştirme iddiasındaki iki 'muhalif' yorumcu, düşünceleri ve yazıları nedeniyle tutuklanan Ahmet Altan’ın serbest bırakılmasından hoşlanmayan bir tavır içindeydi. Bir başka kanal ya da bir başka gazete köşesinde 'en muhalif' sunucu; Kılıçdaroğlu’nun bir meydan mitinginde hapisteki aydınları ayrımsız şekilde saymasını tepkiyle karşılıyordu.

Muhaliflerin makbul muhalefeti

Babacan ve Davutoğlu, sınırlar dâhilinde kaldıkları müddetçe “makbul muhalif” addediliyor. Lakin sınır ihlali yaptıklarında, mesela bütün kötülüklerin AK Parti ile başladığı söylemine itiraz ettiklerinde ve eski defterleri karıştırdıklarında anında topa tutuluyorlar. Bu muhalefet tavrı ahlaken de siyaseten de yanlış. Ahlaken yanlış, çünkü AK Parti’nin hataları geçmişteki hataları aklamaz. AK Parti’nin otoriterliği, geçmişteki otoriterliği meşrulaştırmaz. Siyaseten de yanlış, çünkü...

Medya ödülleri niçin skandal değil!

Tarihe bir not olması açısından dün İletişim Başkanlığımızla görüştüm. Bu yerli ve milli ödülü diğer hepsinden ayrıştıran kriter nedir diye… Hiçbir şekilde ödül alma ihtimali olmayan kişi ve kurumların ödüllendirilmesi imiş. Düşününce çok mantıklı… Küresel emperyalizm hep münafıklara ödül verdiğine göre, onların ödül vermediklerinin gerçek anlamda ödülü hak edenler olması makul değil midir?

İdlib’te neler oluyor? TSK’ya saldırıların faili kim?

İdlib’teki TSK konvoylarına saldırıları üstlenen Ensar Ebu Bekir Sıddık Seriyyesi adlı örgütün IŞİD ile bağlantılı olduğu düşünülüyor. Fakat en küçük eylemlerini bile kamuoyuna duyuran IŞİD bu eylemlerden hiç söz etmiyor. Keza üstlenme bildirilerindeki NATO vurgusu da dikkat çekici. “Bize karşı gerçekleştirilen en cihatçı saldırılarda bile NATO vurgusu yoktu” diyen askeri kaynaklar, saldırıların cihatçı eylemlerine benzemediği hususunda hemfikir.

TÜM YAZARLAR

A. Erkan Koca
117 İÇERİK0 YORUM
A. Teyfur Erdoğdu
9 İÇERİK0 YORUM
Abdullah Kıran
178 İÇERİK0 YORUM
Ada Berktay
15 İÇERİK0 YORUM
Adam McConnel
104 İÇERİK0 YORUM
Ahmet Vehbi Şafak
9 İÇERİK0 YORUM
Ali Rana Atılgan
26 İÇERİK0 YORUM
Alper Görmüş
645 İÇERİK0 YORUM
Atilla Aytemur
188 İÇERİK0 YORUM
Ayla Kerimoğlu
5 İÇERİK0 YORUM
Ayşe Yırcalı
40 İÇERİK0 YORUM
Bahri Rıza Badembağlar
13 İÇERİK0 YORUM
Bekir Sıdkı
5 İÇERİK0 YORUM
Berat Özipek
147 İÇERİK0 YORUM
Bercan Aktaş
28 İÇERİK0 YORUM
Berin Aral
16 İÇERİK0 YORUM
Çağdaş Küpeli
5 İÇERİK0 YORUM
Çağdaş Üngör
18 İÇERİK0 YORUM
Avatar
4 İÇERİK0 YORUM
Cennet Uslu
50 İÇERİK0 YORUM
Cihan Aktaş
2 İÇERİK0 YORUM
Deniz Baran
2 İÇERİK0 YORUM
Enis Aydın
37 İÇERİK0 YORUM
Ergin Cinmen
14 İÇERİK0 YORUM
Etyen Mahçupyan
470 İÇERİK0 YORUM
F.Çiğdem Aydın
2 İÇERİK0 YORUM
Fatma Akdokur
2 İÇERİK0 YORUM
Avatar
1 İÇERİK0 YORUM
Fatma Özer
7 İÇERİK0 YORUM
Feyza Zaim
5 İÇERİK0 YORUM
Avatar
4 İÇERİK0 YORUM
Fırat M. Hacıahmetoğlu
1 İÇERİK0 YORUM
Furkan Songur
3 İÇERİK0 YORUM
Gülçin Avşar
10 İÇERİK0 YORUM
Gülsüm Ekinci
27 İÇERİK0 YORUM
Günel Cantak
1 İÇERİK0 YORUM
Gürbüz Özaltınlı
249 İÇERİK0 YORUM
Güzin Sarıoğlu
89 İÇERİK0 YORUM
Avatar
0 İÇERİK0 YORUM
Halil Berktay
686 İÇERİK0 YORUM
Avatar
1 İÇERİK0 YORUM
Hidayet Ş. Tuksal
37 İÇERİK0 YORUM
İdil Özeren
1 İÇERİK0 YORUM
İhsan Bilgin
195 İÇERİK0 YORUM
İlhami Işık
3 İÇERİK0 YORUM
İsmail İçen
27 İÇERİK0 YORUM
İzzet Akyol
17 İÇERİK0 YORUM
Kadir Temiz
1 İÇERİK0 YORUM
Kemal Sayar
91 İÇERİK0 YORUM
M. Şehmus Güzel
7 İÇERİK0 YORUM
Avatar
2 İÇERİK0 YORUM
Meltem Gürler
6 İÇERİK0 YORUM
Meltem Ö. Marbois/PARİS
55 İÇERİK0 YORUM
Memet Aksakal
15 İÇERİK0 YORUM
Metin Karabaşoğlu
29 İÇERİK0 YORUM
Murat Çelik
48 İÇERİK0 YORUM
Mustafa Ali Aykol
77 İÇERİK0 YORUM
Mustafa Yeneroglu
2 İÇERİK0 YORUM
Naman Bakaç
5 İÇERİK0 YORUM
Nazım Kadri Ekinci
9 İÇERİK0 YORUM
Nesim Ovadya İzrail
5 İÇERİK0 YORUM
Avatar
1 İÇERİK0 YORUM
Avatar
0 İÇERİK0 YORUM
Onur Erkan
39 İÇERİK0 YORUM
Oral Çalışlar
1120 İÇERİK0 YORUM
Orhun Yazıt
2 İÇERİK0 YORUM
Reşat Çalışlar
23 İÇERİK0 YORUM
RoJ Girasun
1 İÇERİK0 YORUM
S. Sema Osmanoğlu
11 İÇERİK0 YORUM
Sefa Sarı
4 İÇERİK0 YORUM
Avatar
2 İÇERİK0 YORUM
Sinan Hakan
4 İÇERİK0 YORUM
Sümeyye Kavuncu
6 İÇERİK0 YORUM
Taner Doğan
1 İÇERİK0 YORUM
Tarık Çelenk
1 İÇERİK0 YORUM
Avatar
0 İÇERİK0 YORUM
Tuba Deniz
13 İÇERİK0 YORUM
Tuncer Köseoğlu
198 İÇERİK0 YORUM
Ufuk Uras
1 İÇERİK0 YORUM
Vahap Coşkun
686 İÇERİK0 YORUM
Yaşar Sökmensüer
159 İÇERİK0 YORUM
Yiğiter Uluğ
10 İÇERİK0 YORUM
Yıldıray Oğur
767 İÇERİK0 YORUM
Yıldız Ramazanoğlu
309 İÇERİK0 YORUM