Süreç başladığından bu yana en yaygın itiraz PKK’nın zaten bitirildiği, bu çözümün nereden çıktığı oldu. Halbuki PKK’nın askeri olarak sonuç alabilmesinin imkansız olması ve hareket kabiliyetinin minimize edilmesi başka PKK’nın bitirilmesi başka bir şey. Ayrıca Türkiye PKK’nın bittiğini ilk kez duymuyor. Geçen hafta Ankara’da konuştuğum bir üst düzey güvenlik yetkilisi “PKK’yı dağdan ancak Öcalan indirebilir. Yoksa yıllarca daha o dağlarda kalırlar, bir şekilde varlıklarını sürdürürler” derken süreçle yakalanan fırsatın değerini anlatmaya çalışıyordu.
Son zamanlarda artan deizm, ateizm, irtidat teşebbüslerinin neden yaygınlaştığı sorusu üzerinde düşünülmesi gereken bir soru. Yeni sorulara eski cevaplar vermekle sorunu çözmek zor. Dinden kaçışın sebebi dünya sevgisi değil, din ve dünya arasında yaşanan kopernik devriminin hesaba katılmaması ve dinden maksadın yenilenememesi.
Yedi muhalif türü veya modu, aynı fotoğrafın farklı filtreleri gibi. Hepsi aynı yorgunluğu taşıyor. Boomer amca tansiyon ilacını içerken, Woke genç vegan ürün kovalarken, Sokak Röportajcısı alkış beklerken, tam olarak neyi istiyor? "Normalleşebilmeyi” mi? Yoksa “kapağı daha zengin bir ülkeye atabilmeyi” mi? Sonuç olarak aynı apartmanda yaşıyor, farklı dairelerden bağırıyorlar. Aidat yine artıyor, WhatsApp yine susmuyor…
Afrin, Rasulayn ve Halep’in kuzeyinden Suriye’ye giren TSK konvoylarının Münbiç hattına ilerlediği belirtilirken, Şam yönetimi de SDG kontrolündeki Arap şehri Deyrizor’a topçu ve İHA destekli yeni askeri takviyeler sevk etti. Deyrizor’daki SDG içindeki Arap aşiretleriyle Şam yönetimi arasında işbirliği yapıldığı iddia edilmişti. Millî Savunma Bakanlığı kaynakları, “Rutin faaliyet, onun dışında bir şey yok” dedi. SDG Komutanı İdlibi: “Şu ana kadar sahada tehlike arz eden bir gelişme yok. Yayılan pek çok şey, medya savaşının ve endişe yayma çabasının bir parçasıdır. Sahadaki gerçekliğin bu abartıları yansıtmadığını teyit ediyoruz.”
Esad’ın devrilmesinin birinci yıldönümünde ABD Kongresi, Suriye’ye ağır ekonomik yaptırımlar getiren “Sezar Suriye Sivil Koruma Yasası”nın yürürlükten kaldırılmasını öngören düzenlemenin nihai metnini tamamladı. Yaptırımlar koşulsuz kalkacak ama IŞİD’le mücadele, azınlıkların korunması ve SDG ile entegrasyon başlıklarındaki ilerlemeleri Başkan, Kongre’ye raporlayacak.
Süreç başladığından bu yana en yaygın itiraz PKK’nın zaten bitirildiği, bu çözümün nereden çıktığı oldu. Halbuki PKK’nın askeri olarak sonuç alabilmesinin imkansız olması ve hareket kabiliyetinin minimize edilmesi başka PKK’nın bitirilmesi başka bir şey. Ayrıca Türkiye PKK’nın bittiğini ilk kez duymuyor. Geçen hafta Ankara’da konuştuğum bir üst düzey güvenlik yetkilisi “PKK’yı dağdan ancak Öcalan indirebilir. Yoksa yıllarca daha o dağlarda kalırlar, bir şekilde varlıklarını sürdürürler” derken süreçle yakalanan fırsatın değerini anlatmaya çalışıyordu.
Ekrem İmamoğlu hakkındaki diploma davasının üçüncü duruşması bugün Silivri'de görüldü. İmamoğlu: “Kendimi tarihteki en korkusuz insan olarak görüyorum. Kime karşı? Kötülere karşı. Bu tezgahın içinde bulunanları affetmeyeceğiz. İyi ki tüm belgelerimi saklamayı akıl etmişim. Yarın öbür gün biri bunun üzerinden namussuzluk yapar diye saklamışım herhalde.” Duruşma 16 Şubat 2026'ya ertelendi.