Kötülüğün şeffaf hale geldiği o anlardan biri: 387 hâkim ve savcının göreve iadesine tepkiler

En muhkem delili istihbarat raporları olan, ‘duyum’ların da önemli bir rol oynadığı 5 bin kişilik “FETÖ’cü hâkim ve savcılar” listesinde 387 kişilik bir ‘hata’yı bunların hiçbirinin dosyasına bakmadan mahkûm etmek ancak ipini koparmış bir kötülüğün eseri olabilir… CNN Türk stüdyosunda moderatör, stüdyodaki üç konuktan ikisinin, çok özel koşullarda verilen beş bin hâkim ve savcıyla ilgili kararlardan bazılarının ‘yanlış’ olabileceği, keza 5 binde 387’nin oransal karşılığının da gayet makul olduğu yolundaki görüşüne isyan ediyor: “Ya 387’den 10’u FETÖ’cü olsun, 10 diyorum ya, yetmez mi?”

Trump ve Avrupa

Trump’ın yeniden iktidara gelmesi, NATO’yu zayıflatması, askerlerini çekmesi gibi olasılıklar Avrupa’lıları acı acı düşündürmektedir. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra da ABD, Lozan dahil barış anlaşmalarını imzalamamış veya onaylamamış, Milletler Cemiyetine girmemişti. Bu yalnızlık (isolationism) politikasından ABD’yi çıkartan Japon müttefikinden sonra Almanya’ya da ABD’ye savaş açtıran Hitler olmuştu. Dolayısıyla ülkenin böyle bir geçmişi olduğunu hatırlayanlar ileriye endişeyle bakmakta haksız değiller. ABD ikinci bir Trump başkanlığında NATO’dan çekilecek olsa, Avrupa nükleer alanda da savunmasız kalacak.

Fred ağabeyin ardından

Fred abi, Kanada pasaportu taşımakla birlikte, aslında Güney Kaliforniyalı idi. Çocukluk ve gençlik günlerini Los Angeles’ta, Hollywood’a yakın bir muhit olan Pasadena’da geçirmiş, üniversite eğitimine ise yine Kaliforniya’da, Stanford’da başlamıştı. Ancak başlayan Vietnam savaşı onun ve ailesinin hayatını geri dönüşsüz biçimde değiştirecekti. Onun tercihi, Amerikan savaş makinesinin bir parçası olmamak için, bir kitapçının raflarında bulup çok etkilendiği Nikos Kazancakis’in The Greek Passion kitabının izinde kendisini Yunanistan’a sürgün etmekti. Sonra..

Babacan’dan seçim ekonomisi uyarısı: “Seçimden sonra ek vergi artışları, döviz kurunun başka noktalara gitmesi sürpriz olmaz”

DEVA Partisi lideri Ali Babacan, iktidarın 31 Mart seçimi öncesi halka ekonomide pembe tablo çizdiğini ancak ekonomide tüm işlerin karanlıkta yapıldığını söyledi. “TÜİK’in açıkladığı enflasyona kimse güvenmiyorsa iş bitmiştir” diyen Babacan, Merkez Bankası’nın da şeffaflıktan uzak hareket ettiğini anlattı, seçim sonrası ek vergi artışları görülmesinin, döviz kurunun başka noktalara gitmesinin sürpriz olmayacağını dile getirdi.

Erdoğan, “metal yorgunluğu” gerekçesiyle istifa ettirdiği Kadir Topbaş’ı övdü: “İstanbul’u yeniden ayağa kaldırdı”

"Rahmetli Kadir Bey İstanbul'a yeni bir çehre verdi ve İstanbul yeniden ayağa kalktı. Bizim devrettiğimiz o miras, Kadir Bey ile bu şahsa kadar geldi. Bu şahıs nasıl olduysa bir yanlışlık oldu ve bu görevi aldı.. İstanbul yeniden çöp, çamur, çukur oldu mu?"

ANALİZ | Türkiye’nin bugün Adalet Divanı’nda yaptığı Filistin sunumu ne anlama geliyor?

Türkiye, Uluslararası Adalet Divanı'nda Filistin’deki İsrail işgaliyle ilgili sunum yaptı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Ahmet Yıldız yaptığı sunumda “"İsrail, insan haklarını ve uluslararası hukuku ihlal eden tüm eylemlerden sorumlu tutulmalı." dedi. Sunumun ne anlama geldiğini İstanbul Üniversitesi Milletlerarası Hukuk Kürsüsü öğretim üyesi ve Serbestiyet yazarı Deniz Baran değerlendirdi: “Türkiye'nin sunumunun Güney Afrika'nın İsrail'e karşı açtığı dava ile bir ilgisi yok. Sunum, 2022 yılında BM Genel Kurulu'nun işgal altındaki Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının hukuka uygunluğuna dair mahkemeye sorduğu 2 soruyla ilgili. Devletler de bu sürece dahil olup hukuki mütala verebiliyor. 52 ülke mütala verdi. Ama bir bağlayıcılığı yok."

AYM Başkanı Zühtü Arslan’dan giderayak hukuk dersleri: “Anayasa’nın nihai ve bağlayıcı olarak yorumlanması yetkisi Anayasa Mahkemesi’ne aittir”

20 Nisan’da görev süresi bitecek olan Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Koç Üniversitesi’nde konuştu: “Elbette, kanun koyucu da idari ve yargısal merciler de görevleri kapsamında anayasal hükümleri yorumlamaktadırlar. Ancak, bu yorumlar sonucunda ihdas edilen normlar ve kamu gücü işlemleri anayasal denetime tabi olduğunda Anayasa’nın nihai ve bağlayıcı olarak yorumlanması yetkisi Anayasa Mahkemesi’ne aittir.”

GÜNÜN ON MANŞETİ

ÇEVİRİLER

SANAL HAFIZA SERGİSİ

SON YAZILAR