Desteğinize Talibiz

ANALİZ | İşin aslı: “Bizim takım dökülüyor, siz de oynamayın…”

Eski Doğu Bloku ülkelerinde ordunun futbol takımları vardı, o takımlarda işler kötü gitmeye başlayıp da gidişin önü alınamayınca generaller uygun kanallarla öbür takımlar üzerinde baskı kurar, bu baskılar bazen “madem bizim takım dökülüyor, sizi de oynatmayız”a kadar varırdı. Tıpkı bizim sivil generallerin kendi medyalarının dışında kalanlara uyguladıkları baskı gibi…

ByLock’un lisans sahibi tutuklandı

FETÖ'nün şifreli haberleşme programı ByLock'un lisans sahibi David Keynes'in 9 Haziran'da İstanbul'a gelerek teslim olduğu ve sevk edildiği hakimlikçe tutuklandığı öğrenildi.

ABD, Türkiye’nin Rusya ile ilişkisinde ‘müşteri memnuniyetsizliği’ yaşadığını düşünüyormuş

Geçtiğimiz günlerde ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi’nde düzenlenen Türkiye konulu oturumda, Türkiye-ABD ilişkilerinin geniş çaplı bir değerlendirmesi yapıldı. Oturuma çok sayıda senatör katıldı, senatörler yönetimi temsil eden Victoria Nuland’a ayrıntılı sorular yöneltti. Nuland Türkiye-Rusya ilişkileri hakkındaki bir soruya şu cevabı verdi: “Hissettiğim, bu ilişkiyle ilgili olarak Ankara’da bir nebze alıcı (müşteri) pişmanlığının olduğudur...”

‘Dönek’ ya da ‘liboş’

Fakat tıpkı sosyalizm deneyimi gibi muhafazakarların iktidar deneyiminin de devletçiliğin sınırları içinde kalarak statükonun egemenliğine yenildiğini görmekteyiz. Demokrasi karşıtı argüman üretmek noktasında ulusalcıların bir kesimiyle muhafazakarların paralel bir dil bulduğu da ortada. Geçmişte Avrupa Birliği üyeliğini, AB değerlerini savunan muhafazakarlar, AB karşıtlığı noktasında, katı ulusalcılarla benzer bir dil kullanıyor, benzer tepkileri gösteriyorlar.

Putin’in ‘yeni nesil kıyamet günü uçağı’nın yapımına başlandı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dünyada nükleer savaş çıkması durumunda kullanabileceği 2 adet "kıyamet günü uçağı"nın yapımı için talimat verdiğini açıkladı. Putin ve kuvvet komutanları, 6 bin km menzili olan uçak aracılığı ile deniz, kara ve hava kuvvetlerini yönetebilecek.

Boraltan Köprüsü (ve Trajedisi) var mıydı yok muydu?/

Boraltan Trajedisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın favori tek parti anlatılarından biri… İlk defa 1951’de ‘duyulan’ olaya göre, 2. Dünya Savaşı’nın son yıllarında Türkiye’ye sığınan çoğu Azeri, tümü asker 195 Sovyet vatandaşı savaşın bitiminden hemen sonra iade edildi ve sınırda kurşuna dizildi. Yeniçağ gazetesi yazarı Yavuz Selim Demirağ, “Boraltan Köprüsü Rivayetleri” başlıklı yazısında yeni bir ‘anlatı’ sundu. Olayı konu alan filmin 1979’daki Maraş Katliamı’nı başlattığı Boraltan tartışmasını gazeteci Yavuz Selim Demirağ, akademisyenler Prof. Hakkı Uyar ve Dr. Orhan Çekiç ile konuştuk.

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında soruşturma başlatıldı

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, göçmenlerle ilgili yaptığı açıklamalarıyla gündem olan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında, 'görevi kötüye kullanma' ile 'nefret ve ayrımcılık'' suçlarından soruşturma başlattı.

Belalı bir iş: Mahalleye rağmen gazetecilik

Mahalle dışının öfkesi, mahallenin öfkesinin yanında leblebi çekirdek gibi kalır. O nedenle kendi mahallesinin öfkesine maruz kalmayı göze alarak kuşku duymaya, merak etmeye devam eden birinin cesareti, arkasına kendi mahallesinin alkışını alarak başka mahallelerin kirinin pasının peşine düşen birinin cesaretinden çok daha kıymetlidir. Bugün size bu cesareti gösterebilmiş bir gazeteciyi anlatacağım.

ANALİZ | Asiltürk’ün ‘itaat et, talepkâr olma’ çağrısı

‘Doğru’yu bilen ve bu özelliğiyle itaat talep etmeye hakkı olan bir insanla karşı karşıyayız… İnancı siyasi amaç uğruna sömürmenin ziyadesiyle açık sözlü bir ifadesiyle karşı karşıyayız… Dindar gençlerin dinden neden soğudukları sorusuna cevap verirken ilk sıraya neden “dindar siyasetçiler”i koyduklarını mükemmel biçimde izah eden bir yazıyla karşı karşıyayız.

Tunç Soyer’den sığınmacı açıklaması: “Birlikte yaşıyoruz, herkes bunu hazmetmeli”

CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın başlattığı sığınmacı tartışmasına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de katıldı: “Hayatın içindeler, onlarla beraber yaşıyoruz. Herkesin hazmetmesi ve bununla devam etmeyi öğrenmesi gerek.” İmamoğlu da, göçün insanlık tarihi kadar eski bir mazisi olduğunu belirterek soruna küresel çözümler bulunması gerektiğini belirtti.

Manavgat’ta 4 ayrı noktada orman yangını!

Antalya'nın Manavgat ilçesinde 4 ayrı noktada orman yangını çıktı. Rüzgarın da etkisiyle büyüyen alevler yerleşim yerlerine ve tarım alanlarına sıçradı. Yangına havadan ve karadan müdahale sürerken, Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli bölgeye hareket etti. Canlı yayında konuşan Manavgat Belediye Başkanı Sözen, "Nereye müdahale edeceğimizi şaşırdık" dedi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Böcek de, "Antalya'da bugüne kadar bu büyüklükte yangın görmedik" sözlerini kaydetti.

New York’ta aşı olana 100 dolar verilecek!

New York Belediye Başkanı Bill de Blasio duyurdu: Cuma gününden itibaren New York’ta ilk doz COVID-19 aşısı olan herkese 100 dolar ödenecek....

‘Yabancı’ya su yok noktasına nasıl geldik?

Suyu düşmanından bile esirgemenin ayıp görüldüğü, herkesin herkese verecek bir bardak suyunun olduğu bir ülkede, suların gürül gürül aktığı bir şehrin başkanı “yabancı uyrukluları” susuzlukla terbiye etmeyi düşünebiliyor ve daha kötüsü bu sosyal medya mesajının altında binlerce kişi “adam gibi adam” olan başkanı tebrik kuyruğuna giriyor. Üstelik Bolu, “yabancı uyruklular”ın o kadar da kötü insanlar olmadığını bilmesi beklenen bir şehir. 12 Kasım 1999 Bolu-Kaynaşlı-Düzce depreminde şehrin yardımına “yabancı uyruklular” da koşmuştu.

“Dış” korkusu (5) Marx’ın Marksistliği, Âkif’in Leninistliği

Sürekli işgal ve iğfal endişesi, Batıdan gelen her şeye karşı Reaksiyonist [Tepkici] bir duruş, tamamen uydurma mı? Çarpıtılmış da olsa belirli bir sosyo-kültürel gerçeklik temeli var mı? Otoriter milliyetçilikler sıfırdan mı icat ediyor, “yabancı güçler” hortlağını? İki gün önce (4) Modernite ile karşılaşmalar’da bu zemini kurcalıyordum biraz. Bir yandan da düşünüyordum; ben bunları bir yerde okudum mu? Hem tek tek bazı cümlelerimi, hem ana fikri, işin bütünsel esprisini nereden hatırlıyorum acaba?

Belalı bir iş: Mahalleye rağmen gazetecilik

Mahalle dışının öfkesi, mahallenin öfkesinin yanında leblebi çekirdek gibi kalır. O nedenle kendi mahallesinin öfkesine maruz kalmayı göze alarak kuşku duymaya, merak etmeye devam eden birinin cesareti, arkasına kendi mahallesinin alkışını alarak başka mahallelerin kirinin pasının peşine düşen birinin cesaretinden çok daha kıymetlidir. Bugün size bu cesareti gösterebilmiş bir gazeteciyi anlatacağım.

‘Yabancı’ya su yok noktasına nasıl geldik?

Suyu düşmanından bile esirgemenin ayıp görüldüğü, herkesin herkese verecek bir bardak suyunun olduğu bir ülkede, suların gürül gürül aktığı bir şehrin başkanı “yabancı uyrukluları” susuzlukla terbiye etmeyi düşünebiliyor ve daha kötüsü bu sosyal medya mesajının altında binlerce kişi “adam gibi adam” olan başkanı tebrik kuyruğuna giriyor. Üstelik Bolu, “yabancı uyruklular”ın o kadar da kötü insanlar olmadığını bilmesi beklenen bir şehir. 12 Kasım 1999 Bolu-Kaynaşlı-Düzce depreminde şehrin yardımına “yabancı uyruklular” da koşmuştu.

“Dış” korkusu (5) Marx’ın Marksistliği, Âkif’in Leninistliği

Sürekli işgal ve iğfal endişesi, Batıdan gelen her şeye karşı Reaksiyonist [Tepkici] bir duruş, tamamen uydurma mı? Çarpıtılmış da olsa belirli bir sosyo-kültürel gerçeklik temeli var mı? Otoriter milliyetçilikler sıfırdan mı icat ediyor, “yabancı güçler” hortlağını? İki gün önce (4) Modernite ile karşılaşmalar’da bu zemini kurcalıyordum biraz. Bir yandan da düşünüyordum; ben bunları bir yerde okudum mu? Hem tek tek bazı cümlelerimi, hem ana fikri, işin bütünsel esprisini nereden hatırlıyorum acaba?

ANALİZ | Asiltürk’ün ‘itaat et, talepkâr olma’ çağrısı

‘Doğru’yu bilen ve bu özelliğiyle itaat talep etmeye hakkı olan bir insanla karşı karşıyayız… İnancı siyasi amaç uğruna sömürmenin ziyadesiyle açık sözlü bir ifadesiyle karşı karşıyayız… Dindar gençlerin dinden neden soğudukları sorusuna cevap verirken ilk sıraya neden “dindar siyasetçiler”i koyduklarını mükemmel biçimde izah eden bir yazıyla karşı karşıyayız.

ANALİZ | İşin aslı: “Bizim takım dökülüyor, siz de oynamayın…”

Eski Doğu Bloku ülkelerinde ordunun futbol takımları vardı, o takımlarda işler kötü gitmeye başlayıp da gidişin önü alınamayınca generaller uygun kanallarla öbür takımlar üzerinde baskı kurar, bu baskılar bazen “madem bizim takım dökülüyor, sizi de oynatmayız”a kadar varırdı. Tıpkı bizim sivil generallerin kendi medyalarının dışında kalanlara uyguladıkları baskı gibi…

ANALİZ – Bolu Belediye Başkanının on kat su faturası hayali

Bolu Belediye Başkanının insani durumla ilgili herhangi bir kaygı duymadığı çok açık ancak hukuken de imkânsız bir amacın peşinde. Çünkü dile getirdiği zammı gerçekten de uygulamaya koyarsa bunun adı ayrımcılık olur ve yasalarda da anayasada da ayrımcılık yasaklanmıştır. Aslında kendisi de biliyor ama bir de biz söyleyelim: Yapamazsınız!

Boraltan Köprüsü (ve Trajedisi) var mıydı yok muydu?/

Boraltan Trajedisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın favori tek parti anlatılarından biri… İlk defa 1951’de ‘duyulan’ olaya göre, 2. Dünya Savaşı’nın son yıllarında Türkiye’ye sığınan çoğu Azeri, tümü asker 195 Sovyet vatandaşı savaşın bitiminden hemen sonra iade edildi ve sınırda kurşuna dizildi. Yeniçağ gazetesi yazarı Yavuz Selim Demirağ, “Boraltan Köprüsü Rivayetleri” başlıklı yazısında yeni bir ‘anlatı’ sundu. Olayı konu alan filmin 1979’daki Maraş Katliamı’nı başlattığı Boraltan tartışmasını gazeteci Yavuz Selim Demirağ, akademisyenler Prof. Hakkı Uyar ve Dr. Orhan Çekiç ile konuştuk.

Hangisi insan haklarını ve özgürlükleri ihlal ediyor? Aşıya zorlamak mı, aşı karşıtlığı mı?

Mahçupyan: “‘Birey’ olmakla ‘insan’ olmak aynı şey değil”, Demirel: “Kısıtlama olabilir, fakat hayati mekânları kapsamamalı”, Özpek: “Aşılama kamu otoritesinin kısıtlamaları ile değil teşvikleri ile başarıya ulaşabilecek bir süreç”, Örgel: “Aşı yaptırmak hukuki bir zorunluk değil ve olmamalı ama insani ve vicdani bir sorumluluk”, Dilipak: “Bir şeyi hem zorunlu yapıp, hem de sorumluluk kabul etmiyorum demek ne ahlaki ne de hukukidir.”

Liberal enternasyonalizm neden başarısız oldu?

Milliyetçilik ve popülizmin sürekli mevzi kazandığı bir dünyada demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir dünya düzeni ideali olan Wilsonculuğun ahvali nedir? Yazar Walter Russell Mead’e göre “en azından orta vadede bu buluşmanın yaşanması artık mümkün gözükmüyor. Bugün Çin, Hindistan, Rusya ve Türkiye'nin liberal demokratik sistemde buluşma ihtimali 1990'a kıyasla çok daha düşük.”

Serbest TV »

Serbest Pod »

- Reklam -

SON YAZILAR

Belalı bir iş: Mahalleye rağmen gazetecilik

Mahalle dışının öfkesi, mahallenin öfkesinin yanında leblebi çekirdek gibi kalır. O nedenle kendi mahallesinin öfkesine maruz kalmayı göze alarak kuşku duymaya, merak etmeye devam eden birinin cesareti, arkasına kendi mahallesinin alkışını alarak başka mahallelerin kirinin pasının peşine düşen birinin cesaretinden çok daha kıymetlidir. Bugün size bu cesareti gösterebilmiş bir gazeteciyi anlatacağım.

‘Yabancı’ya su yok noktasına nasıl geldik?

Suyu düşmanından bile esirgemenin ayıp görüldüğü, herkesin herkese verecek bir bardak suyunun olduğu bir ülkede, suların gürül gürül aktığı bir şehrin başkanı “yabancı uyrukluları” susuzlukla terbiye etmeyi düşünebiliyor ve daha kötüsü bu sosyal medya mesajının altında binlerce kişi “adam gibi adam” olan başkanı tebrik kuyruğuna giriyor. Üstelik Bolu, “yabancı uyruklular”ın o kadar da kötü insanlar olmadığını bilmesi beklenen bir şehir. 12 Kasım 1999 Bolu-Kaynaşlı-Düzce depreminde şehrin yardımına “yabancı uyruklular” da koşmuştu.

“Dış” korkusu (5) Marx’ın Marksistliği, Âkif’in Leninistliği

Sürekli işgal ve iğfal endişesi, Batıdan gelen her şeye karşı Reaksiyonist [Tepkici] bir duruş, tamamen uydurma mı? Çarpıtılmış da olsa belirli bir sosyo-kültürel gerçeklik temeli var mı? Otoriter milliyetçilikler sıfırdan mı icat ediyor, “yabancı güçler” hortlağını? İki gün önce (4) Modernite ile karşılaşmalar’da bu zemini kurcalıyordum biraz. Bir yandan da düşünüyordum; ben bunları bir yerde okudum mu? Hem tek tek bazı cümlelerimi, hem ana fikri, işin bütünsel esprisini nereden hatırlıyorum acaba?

‘Dönek’ ya da ‘liboş’

Fakat tıpkı sosyalizm deneyimi gibi muhafazakarların iktidar deneyiminin de devletçiliğin sınırları içinde kalarak statükonun egemenliğine yenildiğini görmekteyiz. Demokrasi karşıtı argüman üretmek noktasında ulusalcıların bir kesimiyle muhafazakarların paralel bir dil bulduğu da ortada. Geçmişte Avrupa Birliği üyeliğini, AB değerlerini savunan muhafazakarlar, AB karşıtlığı noktasında, katı ulusalcılarla benzer bir dil kullanıyor, benzer tepkileri gösteriyorlar.

Kızıl Elma İsviçre

Voltaire, Ziya Gökalp ve H. G. Wells’in birçok ortak yanı var: Bir tanesi İsviçre hayranlığı. Evet yanlış duymadınız, Gökalp da… hay-ra-nı! Gökalp’ın Kızıl Elma’sı İsviçre’dir. Kızıl Elma bildiğimiz gibi bir yurttur ve Türk orada çalışarak ve hikmetli yaşayarak müreffeh bir hayat sürecektir.

Dijital Medya meselesi…

“Bir sansür gelmeyecek. Benim ağzımdan yazabilirsin. Dijital Mecralar Komisyon Başkanıyım. İkincisi biz aslında demokrasinin kalitesini ve çıtasını yükseltmek istiyoruz. Sadece Türkiye’de değil dünyada demokrasiyi tehdit eden bir eğilim var. Sosyal medyada 'no name' hesaplardan, yani isimsiz hesaplar üzerinden insanları, kurumları tehdit eden, itibar suikastı yapan faili meçhul bir dalga var."

“Dış” korkusu (4) Modernite ile karşılaşmalar

Modernite ile emperyalizmi ayırdetmek niçin zorlaşıyor? Özellikle “hiçbir şey almayalım”cı muhafazakârların, kültürel değişimi hemen sırf şiddete ve sömürgeciliğe bağlayarak “dış”tan geleni toptan kötüleyip reddetmesinin zemini nasıl doğuyor?

Çok şükür bizde ırkçılık yok!

Geçmişten bugüne birçok misal vermek mümkün, ancak bilhassa son günlerde Kürtlere yönelik ırkçı saldırganlık vites yükseltmiş durumda. Sadece son bir hafta içinde Afyon’da, Konya’da ve Ankara’da Kürtler, ırkçı saldırılara maruz kaldılar. Her bir saldırıda görünen sebep farklı; olayların altında yatanın Afyon’da berber sırası, Konya’da araziye hayvan girmesi ve Ankara’da hayvan kesimi olduğu belirtiliyor.

2032 Brisbane Olimpiyatları’nda görüşmek üzere

İnsanlığın en zinde, enerjik ve üstün örnekleri şu anda Tokyo’da bir arada. Kalan biz dünyalılar ise evlerimizden onların başarılarına ortak oluyoruz. Bu arada 2032 Olimpiyatları’nın da Avustralya’da, yani buralarda yapılacağı müjdesini aldık. Kocaman ülke! Brisbane neredeyse bin 500 kilometre uzaklıkta ancak olimpiyatlar için gidilir yine de...

Ah şu Suriyeliler!

Ayrımcılık ya da daha vahim boyutuyla ırkçılık Suriyelilerin gelmesiyle ortaya çıkan yeni bir olgu değil Türkiye’de. Başka birçok ülkede de olduğu gibi. Aslında Suriyeliler gelince eski "ötekilerin" yükleri belki görece hafiflemiş durumda (Kürtler hariç). Çünkü Suriyeliler birçok bakımdan daha ucuz maliyetli, daha elverişli günah keçisi. Halbuki daha vicdanlı bir bakış açısıyla bakılabilir Suriyeliler olgusuna. 12 eylül sonrasında Suriye’ye kaçan binlerce Türkiyeli gence kucak açmıştı Suriyeliler.

Angola’dan bir film: “Klima”

Luanda’da hava sıcak, hayat boğucu, gelecekle ilgili umut taşımak zor. Herhangi bir işi acele yapmaya, hatta yapmaya bile, gerek yok gibi görünüyor. Hayatın, bulunabilirse, tadını çıkarmak gerek. Islık çalarak gölgelik yerlerde dolaşmak, damla damla da olsa akan bir suyun altına girip serinlemek, bulunca bir kap yemek yemek, çatılarda rap söylemek, klimalı bir yerde uzaklaştıkça güzelleşen anıları düşünmek, klimanın değil de denizin esintisine kendilerini bıraktıkları rüyalara dalmak...

Tokyolu Mireille Mathieu Usta

O dönemler henüz eşofman spor salonundan çıkıp, allanıp-pullanarak sokağa abiyelenmediği için pide kuyruğuna pijama altıyla katılan çocuklar, hatta yetişkinler de karışırdı. Pide 60’da siparişleri, kısacık boyu, siyah saçlarının rengi ve tıpa tıp kesimiyle de Mireille Mathieu’yu -varoşlardan- andıran, genç bir kız alırdı. Bazen çizgili “ağabey pijaması”yla geçiştirdiği pantolon üstü etek giyerdi...

TÜM YAZARLAR

A. Erkan Koca
114 İÇERİK0 YORUM
A. Teyfur Erdoğdu
3 İÇERİK0 YORUM
Abdullah Kıran
178 İÇERİK0 YORUM
Ada Berktay
15 İÇERİK0 YORUM
Adam McConnel
104 İÇERİK0 YORUM
Ahmet Vehbi Şafak
5 İÇERİK0 YORUM
Ali Rana Atılgan
26 İÇERİK0 YORUM
Alper Görmüş
624 İÇERİK0 YORUM
Atilla Aytemur
182 İÇERİK0 YORUM
Ayla Kerimoğlu
5 İÇERİK0 YORUM
Ayşe Yırcalı
40 İÇERİK0 YORUM
Bahri Rıza Badembağlar
2 İÇERİK0 YORUM
Bekir Sıdkı
4 İÇERİK0 YORUM
Berat Özipek
147 İÇERİK0 YORUM
Bercan Aktaş
28 İÇERİK0 YORUM
Berin Aral
13 İÇERİK0 YORUM
Çağdaş Küpeli
4 İÇERİK0 YORUM
Çağdaş Üngör
18 İÇERİK0 YORUM
Avatar
4 İÇERİK0 YORUM
Cennet Uslu
50 İÇERİK0 YORUM
Cihan Aktaş
2 İÇERİK0 YORUM
Deniz Baran
2 İÇERİK0 YORUM
Enis Aydın/ Lizbon
32 İÇERİK0 YORUM
Ergin Cinmen
14 İÇERİK0 YORUM
Etyen Mahçupyan
469 İÇERİK0 YORUM
F.Çiğdem Aydın
2 İÇERİK0 YORUM
Fatma Akdokur
2 İÇERİK0 YORUM
Avatar
1 İÇERİK0 YORUM
Fatma Özer
7 İÇERİK0 YORUM
Feyza Zaim
3 İÇERİK0 YORUM
Avatar
4 İÇERİK0 YORUM
Fırat M. Hacıahmetoğlu
1 İÇERİK0 YORUM
Furkan Songur
3 İÇERİK0 YORUM
Gülçin Avşar
9 İÇERİK0 YORUM
Gülsüm Ekinci
26 İÇERİK0 YORUM
Günel Cantak
1 İÇERİK0 YORUM
Gürbüz Özaltınlı
247 İÇERİK0 YORUM
Güzin Sarıoğlu
86 İÇERİK0 YORUM
Avatar
0 İÇERİK0 YORUM
Halil Berktay
670 İÇERİK0 YORUM
Avatar
1 İÇERİK0 YORUM
Hidayet Ş. Tuksal
37 İÇERİK0 YORUM
İdil Özeren
1 İÇERİK0 YORUM
İhsan Bilgin
195 İÇERİK0 YORUM
Avatar
2 İÇERİK0 YORUM
İsmail İçen
27 İÇERİK0 YORUM
İzzet Akyol
16 İÇERİK0 YORUM
Kadir Temiz
1 İÇERİK0 YORUM
Kemal Sayar
91 İÇERİK0 YORUM
M. Şehmus Güzel
6 İÇERİK0 YORUM
Avatar
1 İÇERİK0 YORUM
Meltem Gürler
6 İÇERİK0 YORUM
Meltem Ö. Marbois/PARİS
55 İÇERİK0 YORUM
Memet Aksakal
15 İÇERİK0 YORUM
Metin Karabaşoğlu
26 İÇERİK0 YORUM
Murat Çelik
48 İÇERİK0 YORUM
Mustafa Ali Aykol
57 İÇERİK0 YORUM
Mustafa Yeneroglu
2 İÇERİK0 YORUM
Naman Bakaç
4 İÇERİK0 YORUM
Nazım Kadri Ekinci
9 İÇERİK0 YORUM
Nesim Ovadya İzrail
5 İÇERİK0 YORUM
Avatar
1 İÇERİK0 YORUM
Onur Erkan
16 İÇERİK0 YORUM
Oral Çalışlar
1098 İÇERİK0 YORUM
Reşat Çalışlar
21 İÇERİK0 YORUM
S. Sema Osmanoğlu
8 İÇERİK0 YORUM
Sefa Sarı
4 İÇERİK0 YORUM
Avatar
2 İÇERİK0 YORUM
Sinan Hakan
4 İÇERİK0 YORUM
Sümeyye Kavuncu
3 İÇERİK0 YORUM
Tarık Çelenk
1 İÇERİK0 YORUM
Avatar
0 İÇERİK0 YORUM
Tuba Deniz
12 İÇERİK0 YORUM
Tuncer Köseoğlu
193 İÇERİK0 YORUM
Ufuk Uras
1 İÇERİK0 YORUM
Vahap Coşkun
673 İÇERİK0 YORUM
Yaşar Sökmensüer
151 İÇERİK0 YORUM
Yiğiter Uluğ
10 İÇERİK0 YORUM
Yıldıray Oğur
753 İÇERİK0 YORUM
Yıldız Ramazanoğlu
309 İÇERİK0 YORUM