Selvi: Akşener, FETÖ iddiasını Akar ve Fidan’a sormuş, Özdağ “Memnun oldum” demişti

Abdülkadir Selvi: Özdağ’ın Kavuncu için FETÖ’cü iddiasını Akşener, Hulusi Akar ve Hakan Fidan’a sordu. Akşener bir ya da en fazla iki gün sonra Ümit Özdağ’ı davet ediyor. “İki tarafa da sordum. ‘Hayır. Bizde böyle bir kayıt yok’ dediler” diyor. Özdağ, canı sıkkın bir şekilde, “Ha öyle mi, memnun oldum” deyip görüşmeden ayrılıyor. Ama belli ki ikna olmamış.

16 yıl sonra AİHM hakaret dedi

2004 yılında Başbakanlık için hazırladıkları Azınlık Raporu için bir milletvekilinin Meclis’te söylediği “Bu kepazelik raporunu hazırlayan entel devşirme takımı zehirli salyalarını akıtmayı başardılar”, “Azınlık arayanlar, analarına, babalarının kim olduğunu bir kez daha sorsunlar” sözlerini hakaret saymayan mahkemenin kararı 16 yıl sonra AİHM’den döndü. Türkiye Oran ve Kaboğlu’na 2’şer bin Euro tazminat ödeyecek.

Türkiye’nin yüzde 19’u ‘kedili’

Statista verilerine göre, Türkiye’nin yüzde 19’u kedi sahibi. En çok kedi sahiplenen ülkeler arasında yüzde 47 ile Romanya başı çekerken, bu oranın en az olduğu ülkeler Yunanistan ve İspanya oldu.

CHP milletvekili sordu: Koronavirüs ölüm sayıları arttığı için sela okunması yasaklandı mı?

CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından yazılı olarak yanıtlanması istemiyle TBMM’ye ilgi çekici bir soru önergesi verdi.

Uzak Doğu’da ‘Asya’nın NATO’su’ gerilimi

Sovyetlere karşı Avrupa ülkeleriyle NATO’yu kuran ABD, Asya’da artan Çin nüfuzuna karşı Japonya, Hindistan ve Avusturalya’yla Tokyo’da bir araya geliyor. Toplantı öncesi yeni Japon Başbakanı Vietnam ve Endonezya’yı ziyaret etti. Çin mini-NATO dediği girişimi kınadı.

Salgın pik yaparken… Sorular… Sorular…

“Ekonomiyi önceleyelim” diyenler ise eğer ilk dönemdeki kadar sıkı bir sokağa çıkma yasağı uygulanır, yani ekonomik hayat yeniden durdurulursa, virüsün yaratacağı yıkımdan çok daha büyük bir yıkımın oluşabileceğini, insanlığın (açlık da dahil olmak üzere) birçok riskle karşı karşıya kalacağını savunuyor. Baharda (yani mart-nisan-mayıs aylarında) “korkunç” günler yaşayan İtalya, İspanya gibi Avrupa ülkeleri, yeniden tırmanışa geçen salgın konusunda önlemleri artırmaya karar vermiş görünüyorlar.

İnternet başvurusuyla başkan olan bir yeni siyasetçi daha

Gelecek Partisi’nin Adalar ilçe başkanı Arsen Hubeseryan ile Ermeni toplumunu ve temsilini, Karabağ savaşını, Ada siyasetini ve Adanın her sene türeyen böceklerini ve daha birçok meseleyi konuştuk. Serbestiyet'e konuşan diğer çiçeği burnunda siyasetçiler gibi, Hubeseryan'ın da siyasete atılmasına 31 Mart yerel seçimleri vesile olmuş. Deva Partisi il başkanı gibi o da internet üzerinden başvuruda bulunmuş.

Papa Francis eşcinsel evlilikleri onayladı: ‘Onlar da Tanrı’nın çocukları’

Papa Francis’in hayatını anlatan Francesco belgeselinin Roma’daki ilk gösteriminde, Katoliklerin ruhani lideri eşcinsel evliliklerini onayladığını dile getirdi: “Homoseksüel insanlar da aile bireyi olma hakkına sahip.”

Reuters: Türkiye hafta sonu sokağa çıkma yasağını tekrar düşünüyor

Reuters’e göre Türkiye, artan vaka ve hasta sayısının önüne geçebilmek için genç ve yaşlı insanların evde kalması ve hafta sonu sokağa çıkma yasağı gibi uygulamaları tekrar hayata geçirmeyi düşünüyor. İçişleri Bakanlığı bir açıklama yaparak, 'sokağa çıkma yasağı' yeniden konulacak gibi haberlerin asılsız olduğunu belirtti.

MEDYA KRİTİK – Kendi uydurduğun enformasyonla dezenformasyon

Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi’nin “Muhalefetin 2023 modeli” başlıklı yazısı, bir yalana samimiyetle inandığı için zokayı yutan gazetecinin uğradığı ‘masum’ dezenformasyondan da; yalan olduğunu bildiği halde bir kaynağın ilettiği bilgiyi ‘işe yarar’ bulduğu için kullanan gazetecinin ‘gönüllü’ dezenformasyonundan da ötede bir türe giriyor: Kendi uydurduğun enformasyonla dezenformasyon! Dezenformasyonun en zelil türü!

RTÜK bu programın efektini sevmedi: 25 bin TL ceza

Verdiği kararlarla sansür kuruluna dönen RTÜK’ten bir ceza da TV5’e geldi. Kanala, Elazığ depreminin konuşulduğu programda “bazı ailelere cenazelerinin ‘Cumhurbaşkanı geldiğinde cenazeleri hep birlikte kaldırmak istiyoruz’ denerek verilmediğiyle ilgili haber yapmak”, “programda abartılı ses ve görüntü, doğal sesin dışında efekt kullanmak” gibi suçlamalarla 25 bin TL para cezası verildi. Tekrarı halinde kanala yayın durdurma ve ikinci kez tekrarlandığında ise lisansın iptali cezası verilecek.

“Bir baro başkanının dosyasını mahkemeniz özensiz ele alıyor”

2015’teki hendek olayları sırasında Dört Ayaklı Minare’yi koruma çağrısı için düzenlediği basın toplantısının ardından çıkan çatışmada öldürülen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin davası başladı. İlk gün Elçi’nin avukatları mahkemeyi özensizlikle suçladı. Üç polisin yargılandığı dava dosyasına “PKK yaptı” diyen bir gizli tanığın ifadesi eklendi.

14 yaşındaki terzi çırağı Suriyeli Vail’e kıydılar

Konya’da terzide çalışan 14 yaşındaki Suriyeli Vail El Mansur, 16 yaşındaki ağabeyi ile işe giderken bir grubun bıçaklı saldırısına uğradı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Vail kurtarılamadı.

Sen kimsin, Asım’ın nesli mi?

2020 yılında hala Batı taklitçiliğinden şikayet etmek, aynı ülkede birlikte yaşadığı farklı fikirlerdeki insanların üzerinde fikri iktidar kuramamaktan yakınmak, gençlere “Kimsin sen” diye sorup hamasi bir dava ve tarih neferliğini teklif etmek, üstelik “Abdülhamit’in aklı sana miras” demek pek de Akif’in “Asım’ın nesli” nden beklediği işler olmasa gerek.

1983’de yargılandığı davada kararın açıklandığı anı Aliya İzzetbegoviç anlatıyor:

“Kalbim çarpıyordu ama başımı dik tuttum ve aldırmaz bir tavır takındım. Kamera uğradığım şoku kaydetmek için oradaydı ama kaydedebildiği tek şey benim tavana bakışım oldu.”

Almanya’da Merkel’den kış uyarısı:

"Pandeminin çok ciddi bir aşamasındayız. Gerekli olmayan herhangi bir seyahat veya kutlamadan kaçınmalı, aile üyeleri dışındaki teması azaltmalıyız"

Yeni Zelanda’da Başbakan Jacinde Ardern’den tarihi zafer!

Ardern'in İşçi Partisi %49 oyla, 26 yıl sonra ilk kez tek başına hükümeti kuracak çoğunluğa ulaştı. Zaferi, cami katliamı sonrası birleştirici dil ve salgındaki başarı getirdi.

Yüksek mahkemenin özgürlükçü hakimi: Engin Yıldırım

Anayasa Mahkemesi’ne 2010’da Abdullah Gül tarafından atanan Prof. Dr. Engin Yıldırım, 10 yıl boyunca verdiği kararlarla kamuda başörtüsü özgürlüğünü de kadınların evlilik öncesi soyadlarını kullanma hakkını da savundu. İlker Başbuğ hakkında verilen ve diğer Ergenekon sanıklarının tahliyesinin önünü açan hak ihlali kararında imzası vardı. Kavala, Demirtaş, Ahmet Altan, Cumhuriyet yazarları için de hak ihlali var deyip mahkeme kararlarına itiraz etti. Sendikal haklar ve LGBT’lere ayrımcılık davalarında Foucault referanslı karşı oylarla tek başına kaldı.

“O halde biz neyi tartışıyoruz?”

Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Serap Yazıcı yerel mahkemenin Anayasa Mahkemesi kararını dinlememesiyle yaşanan kriz hakkında Anayasa’nın net olduğunu söylüyor: “O halde biz neyi tartışıyoruz. Anayasa Mahkemesinin kararlarına devlet aygıtının bütün unsurları uymakla yükümlü. Bu kuralı getiren, Anayasa. Hukuk sistemimizde anayasanın üzerinde başka bir hukuk kuralı yok. Haliyle tartışılacak bir konu yok.”

Yasaklanan Bêrû’nun yönetmeni: Tek sebebi Kürtçe olması ve ilk kez Şehir Tiyatroları’nda oynanması

106 yıl sonra Şehir Tiyatroları’nın resmi programına giren ilk Kürtçe oyun olan Bêrû, “kamu düzenini bozabileceği” gerekçesiyle Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı tarafından yasaklandı. İstanbul Valisi ve İçişleri Bakan yardımcısı yasağın sebebinin Kürtçe değil, “PKK propagandası” olduğunu öne sürdü. Bêrû’nun yönetmeni Nazmi Karaman iddialara Serbestiyet’te cevap verdi: “Dario Fo’nun metninde bir değişiklik yapmadık. Oyun Türkçe altyazılı. Üç yılda 100’e yakın kez oynadık. Polise oyunun tekstini verdik. Gelip izlediler. Terör propagandası olsa çoktan müdahale edilirdi.”
- Reklam -

SON YAZILAR

Sen kimsin, Asım’ın nesli mi?

2020 yılında hala Batı taklitçiliğinden şikayet etmek, aynı ülkede birlikte yaşadığı farklı fikirlerdeki insanların üzerinde fikri iktidar kuramamaktan yakınmak, gençlere “Kimsin sen” diye sorup hamasi bir dava ve tarih neferliğini teklif etmek, üstelik “Abdülhamit’in aklı sana miras” demek pek de Akif’in “Asım’ın nesli” nden beklediği işler olmasa gerek.

Salgın pik yaparken… Sorular… Sorular…

“Ekonomiyi önceleyelim” diyenler ise eğer ilk dönemdeki kadar sıkı bir sokağa çıkma yasağı uygulanır, yani ekonomik hayat yeniden durdurulursa, virüsün yaratacağı yıkımdan çok daha büyük bir yıkımın oluşabileceğini, insanlığın (açlık da dahil olmak üzere) birçok riskle karşı karşıya kalacağını savunuyor. Baharda (yani mart-nisan-mayıs aylarında) “korkunç” günler yaşayan İtalya, İspanya gibi Avrupa ülkeleri, yeniden tırmanışa geçen salgın konusunda önlemleri artırmaya karar vermiş görünüyorlar.

Sıra geldi kanun-kural devletinden çıkışa

Yalnız insanlar değil, ‘hukuk’a pek aldırış etmese bile bu topraklarda devlet de yazılı kanun ve kurallara uymayı bir ‘namus’ meselesi olarak algılayageldi bugüne kadar. Hukuk devletinden zaten çoktan çıkmıştık, fakat galiba artık buradan da çıkıyoruz ve sanki bunun ilk temrinleri de Anayasa Mahkemesi üzerinden yapılıyor.

Hrant Dink’in kızı Delal…

"Nefretinizin altında boğuluyoruz. Maskelerden sızan biraz oksijenimiz vardıysa onu da aldınız. Babam öldürüldüğünde üniversiteden yakın bir arkadaşım uzun süre uğramadı. ‘Delal, yanına gelmeye çekindim, belki babanı Türkler öldürdü diye bir daha Türk arkadaş istemezsin, beni istemezsin diye korktum’ dedi. O kadar kocaman sarıldım ki ona ‘Ben Türk arkadaşım olmadan yaşayamam’ diye."

‘Ülke’ ile ‘ilke’ arasında

Aslolan ilkelerdir. Aslolan adalettir, özgürlüktür, merhamettir; menfaatin değil erdemin izini sürmektir, asabiyet değil insaftır ve hakkâniyettir. Aslolan, ‘profesyonel’ veya ‘konjonktürel’ vicdanlılık değil, her hal ve şartta olup biteni vicdanın terazisi ile tartmaktır. Bütün bu ilkeler mucebince bakarsak, başkası yaptığında yanlış olanı, biz yaptığımızda da yanlış olarak tesbit etmek, savunmamak, bilakis yanlışın terkedilmesi için çaba sarfetmek gerekir. Yahut yanlışı bize karşı gözüken bir ülke yapınca ses çıkarıp, bize taraf gözüken bir ülke yapınca savunmaya kalkışmamak gerekir.

Devlet iplerinden kurtulunca…

Bugün vatandaşların büyük bir kısmı, özellikle daha önce devlete karşı şüpheci ve eleştirel olan dindar kitleler, devlet-millet kaynaşması heyecanıyla içine düştükleri devletperestliğin farkında değiller. Din ve milliyetçilikle kutsallaştırdıkları devletin her kararını, her hatasını, her füzesini, her bir memurunu, polisini, askerini savunmakla, devleti şımartmakla meşguller.

Seni gidi zalim mizah

Poker de, hayat da, ölüm de elleri eşit dağıtmıyor. Üstüne bir de kör talih, zalim felek… Azrail can alırken insanın kulağına bir şeyler fısıldar mı bilemiyorum ama bu filmdeki her hikâyede saklandığı yerden çıkıp “Ce-eee” dediğini söyleyebilirim.

Açığ ciğara (açık sigara) – 3

Vakti zamanında sigarayla aşırı bir teşrik-i mesaisi olmuş çok sevdiğim ağır entelektüel bir abimin “Hayatımdaki en büyük pişmanlık” diye tarif ettiği sigaradan, bazı bünyelerde yarattığı tahribattan ötürü nefret ettim. Hasılı, sigarayı ya da içimini hoş görecek bir halim yok. Bununla birlikte bazılarının güzel içtiğini söylememe müsaade edin.

Cabinets of curiosity, theaters of the world

The trompe l’oeil painting above, dating to 1690, testifies to the importance that cabinets of curiosities had attained all over Europe by the end of seventeenth century, bringing viewers face to face with the curator’s conception of the entire world.

Ahmet İhsan’ın matbuat hatıraları, bugünün tarihi sanki

Bütün bu şartlar altında İttihat ve Terakki -elbette ki- bir kurtuluş gibi görülmekte; Meşrutiyet, onca zamanın özgürlük açlığının ve her derdin çaresi sayılmaktadır. Oysa günü geldiğinde bunlardan da büyük bir sukut-ı hayale uğraması uzun sürmez Ahmet İhsan’ın (bu gibi adamlar kimseye yaranamamakla marufturlar!); İttihat ve Terakkicilerin sadece ittihatçı olduklarını, hiçbir şekilde terakki gibi bir dertlerinin olmadığını söyler.

Hafıza (*)

Filmi görmediyse, filmde insanlığın çocuk yapabilme yeteneğini kaybettiğini söylemem gerekecekti. Biz, (var mı, yok mu belli olmayan) ilişkimiz, çocuk; ürktüm. Halbuki devamını da planlamıştım.

Doğa yasaları ve insan yasaları

Dün gece okuduğumda, iki şey geçti aklımdan. Birincisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir bakıma kendi kendisiyle de konuşuyor gibi geldi. Dört yıl önceki sorusu veya tavsiyesine şimdi kendisi cevap veriyor. 2016 Şubat sonlarında “Onlarla ilgili kararı veren mahkeme kararında direnebilirdi. Direnseydi AYM’nin verdiği karar boşa çıkabilirdi” demişti. 14 Ekim 2020’deki yankısı “demek ki [yerel mahkeme] atabiliyor böyle bir adımı” şeklini alıyor.

TÜM YAZARLAR

A. Erkan Koca
81 İÇERİK0 YORUM
Abdullah Kıran
169 İÇERİK0 YORUM
Ada Berktay
10 İÇERİK0 YORUM
Ali Rana Atılgan
26 İÇERİK0 YORUM
Alper Görmüş
512 İÇERİK0 YORUM
Atilla Aytemur
160 İÇERİK0 YORUM
Ayşe Yırcalı
40 İÇERİK0 YORUM
Berat Özipek
144 İÇERİK0 YORUM
Bercan Aktaş
27 İÇERİK0 YORUM
Bülent Evre
1 İÇERİK0 YORUM
Çağdaş Üngör
15 İÇERİK0 YORUM
Cennet Uslu
50 İÇERİK0 YORUM
Enis Aydın
24 İÇERİK0 YORUM
Ergin Cinmen
2 İÇERİK0 YORUM
Etyen Mahçupyan
426 İÇERİK0 YORUM
F.Çiğdem Aydın
2 İÇERİK0 YORUM
Gülçin Avşar
3 İÇERİK0 YORUM
Gürbüz Özaltınlı
238 İÇERİK0 YORUM
Güzin Sarıoğlu
69 İÇERİK0 YORUM
Halil Berktay
615 İÇERİK0 YORUM
Herkül Millas
1 İÇERİK0 YORUM
Hidayet Ş. Tuksal
32 İÇERİK0 YORUM
İhsan Bilgin
190 İÇERİK0 YORUM
İsmail İçen
9 İÇERİK0 YORUM
İzzet Akyol
12 İÇERİK0 YORUM
Kemal Sayar
88 İÇERİK0 YORUM
Avatar
0 İÇERİK0 YORUM
Avatar
2 İÇERİK0 YORUM
Mehmet Çelik
1 İÇERİK0 YORUM
Meltem Gürler
6 İÇERİK0 YORUM
Memet Aksakal
7 İÇERİK0 YORUM
Metin Karabaşoğlu
12 İÇERİK0 YORUM
Murat Çelik
48 İÇERİK0 YORUM
Mustafa Ali Aykol
3 İÇERİK0 YORUM
Nazım Kadri Ekinci
9 İÇERİK0 YORUM
Oral Çalışlar
973 İÇERİK0 YORUM
Reşat Çalışlar
11 İÇERİK0 YORUM
Sinan Hakan
4 İÇERİK0 YORUM
Tuba Deniz
5 İÇERİK0 YORUM
Tuncer Köseoğlu
170 İÇERİK0 YORUM
Ufuk Uras
1 İÇERİK0 YORUM
Vahap Coşkun
580 İÇERİK0 YORUM
Yaşar Sökmensüer
97 İÇERİK0 YORUM
Yiğiter Uluğ
10 İÇERİK0 YORUM
Yıldıray Oğur
651 İÇERİK0 YORUM
Yıldız Ramazanoğlu
298 İÇERİK0 YORUM