TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, ortak raporunu tamamladı, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplandı. Kurtulmuş: “Rapor 7 bölümden oluşmaktadır. İkinci bölümde komisyonun temel hedefleri, üçüncü ana başlığımızda kardeşlik hukuku, dördüncü başlığımız mutabakat alanları, beşincisi PKK’nın kendisi feshetmesi, altıncısı yasal düzenlemeler, yedincisi ise demokratik düzenlemelerdir. Bu ana raporun eki olarak 5 ek yapıldı.”
Rapor kabul edildi
TBMM Milli Kardeşlik, Dayanışma ve Demokrasi Komisyonu’nda oylanan rapor kabul edildi.
Oylamada, Komisyon üyesi 42 milletvekili kabul oyu verdi.
CHP’li Türkan Elçi çekimser kalırken, TİP ve EMEP’in Komisyon’daki 1’er üyesi ret oyu verdi.
Rapor, oy çokluğuyla kabul edilmiş oldu.
Oylamanın ardından Komisyon üyeleri hatıra fotoğrafı çektirdi.

DEM Parti'den 2 şerh
DEM Partili Komisyon üyeleri, Komisyon raporuna 2 maddelik şerh düştü.
Komisyon üyesi 5 DEM Parti milletvekilinin imzasıyla sunulan “Ortak rapor taslağına dair farklı görüşlerimiz” başlıklı metinde, ortak rapor taslağında “terör” kelimesinin geçtiği ifadeler ve rapora dair anadil ile kimlik/kültür haklarıyla ilgili değerlendirmeler yer aldı.

Türkan Elçi: “Rapora onay vermeyeceğim”
Komisyon’un CHP’li üyelerinden Türkan Elçi, rapora kabul oyu vermeyeceğini açıkladı.
Elçi şöyle konuştu:
“Raporda faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması adına bir şey yok. Bu rapora onay veremem. Görüşümü Özgür Özel’le paylaştım. O da beni anlayışla karşıladı.”
"Müstakil yasa" önerisi
Komisyon’un bugün oylanacak olan 60 sayfalık raporunda PKK’lıların eve dönüşü için “müstakil yasa” öneriliyor.
Rapordan ilgili bölüm şöyle:
“Silahların bırakılması süreciyle birlikte ele alınacak müstakil yasanın, sürecin sonuçlarını tümüyle ortadan kaldıracak ve demokratik siyaset zeminini güçlendirecek ölçüde kapsayıcı olması tavsiye edilmektedir.
“Kanun, silahı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini ve meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesini amaçlamalıdır.
“Bu doğrultuda kanun, örgüt mensuplarının yalnızca silah bırakma sonrasında hukuki durumlarını tespit ve tayine yönelik olmamalıdır. Kanun aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı, şekilde toplumla bütünleşmesini hedeflemelidir.”