Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Merkezi’nde grup toplantısı düzenledi.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamasından öne çıkanlar şöyle:
“Hepimiz halkın umuduyuz, halka umut vermek zorundayız. Beraber çalışmak, birlikte mücadele etmek zorundayız. Her şeyi ama her şeyi sizin için yapıyorum. Asla sizleri utandırmayacağım.
Ülkenin içinde bulunduğu durumu biliyoruz. Ama bunu aşmak zorundayız. Bunu aşacak olan tek partinin adı CHP’dir. Türkiye’nin sorunlarına çözüm üreten, akılcı çözümler üreten tek parti CHP’dir.
CHP’nin kurultayları, düşüncelerin özgürce ifade edildiği kurultaylardır. CHP’nin kurultaylarında para olmaz, pul olmaz, çıkar olmaz. Çünkü bu parti Mustafa Kemal’in partisidir. Bu parti hakkı, hukuku ve adaleti her yerde ve her ortamda savunan bir partidir.
Söyledim, arınacağız. Kirlilikten arınacağız! Temiz siyaset yapacağız, temiz siyaset! Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Bu partiyi kirliliği kabul etmez. Bu parti devlete yön çizen bir partidir. Sıradan bir parti değildir. Devlet kuran, devlet inşa eden bir partidir. Bu parti ahlakı, dokularına kadar koruyan, çalışkan ve özverili bir partidir.
CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır. Ben bunu söylediğim için eleştiriliyorum. Niye böyle konuşuyorsun diyorlar. Ahlak, erdem, adalet, temizlik, CHP bunları kendi dokularına işlemiştir. Adaletin olmadığı yerde düzen olmaz. ‘Ben sana para vereyim sen bana oy ver’, hiçbir irade parayla satın alınamaz. İradesini parayla satanlar bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır.
Hep iyi niyetle davrandık. Herkesi dinledim, hiç kimseye kötü gözle bakmadım. Herkese saygı duydum. Kim ne söylediyse dikkatle dinlemeye özen gösterdim. Ama bunları yaparken ahlaki temelleri her zaman korudum. Partiyle ilgili iç ve dış dünyada Türkiye’nin perdelerini korumaya özen gösterdim. Hiçbir CHP genel başkanı, yurt dışına gidip ‘Bize niye yardım yapmıyorsunuz’ diyemez.”
Özgür Özel:
Geçen yıl kurbandı Ferdi geldi, beni aldı. Bayram vaazını dinledik, namazı kıldık. Kabristana, aile büyüklerine gittik. Partimizin ve diğer partilerin 80 öncesi hayatını yitirmiş il başkanlarına ziyarette bulunduk. Sonra kurbanlarımızı kestik. Birer but aldık, Ferdi Gülten teyzeye ben anneme götürdüm. Sonra da o feci kaza haberini aldık. Hepiniz vardınız hastane bahçesinde. 3 gün direndi, 3 gün mucizeyi kovaladık. Olmadı. Manisa’da ilk kez Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan bir törenle kardeşimizi uğurladık.
Orada olmayı hepimiz istedik, orada olacaktık. ‘Haftaya grup olmaz, orada oluruz’ dedim. Olamayacak bir şey oldu. Sonradan araya girip ‘yapmasanız’ diyenlere ‘Özgür Bey Manisa’ya gidecekse yapalım’ dediler. Fırsat bilindi, bir açıklama yapıldı. Günlerce düşündük. ‘Gidelim, gelsinler’ dendi. Kim gelecekti? O sabah partiye kim gelecekse onlar gelecekti. Biraz önce Dikmen kapıda da gördük onları zaten.
Bugün yaşanan krizin CHP’nin iç meselesi olarak yansıtıldığını da belirten Özel, “Mesele, Cumhuriyet Halk Partisi’ni olası tüm adaylarıyla, kurumsal kimliğiyle, lideriyle bütün güçlü kaslarıyla birlikte ortadan kaldırmaya çalışan rakipsizleştirme, Erdoğan’ı rakipsizleştirme meselesinden başka bir mesele değil. O aslında güçsüz ama gücünü haklılığından alan bedenini o oradan buradan toplanmış serseri güruhun önüne koyacak” ifadelerini kullandı.
Kılıdaroğlu’na şimdiye kadar kötü bir söz söylemediğini anımsatan Özel, “Ona söz söyleyenler için şu Meclis Genel Kurulu’nda neler geldi başıma neler. Darbedildim, kürsülerin altında kaldım, neler yaşadı bu grup, neler. Yine de asla ve asla partinin geçmişine saygımdan ağzımı açmıyorum, susuyorum. Ama benim kendi meselemin ötesinde genel başkan olarak partime yaşatılanları gördükçe gerçekten ne diyeceğimi şaşırıyorum” dedi.
Kılıçdaroğlu’na “FETÖ” sözlerini hatırlatarak da seslenen Özel, “CHP’ye ‘paralel yapı’, ‘FETÖ’ ya da ‘hırsız’ iftiralarını atarak yok ‘arınacağız’ yok ‘atacağız’ yok ‘satacağız!’ Buna teslim olursak CHP olmaktan çıkarız. Önüne geleni FETÖ’cü ilan eden dille, her direnişe ‘ayaklanma’, ‘sokak çağrısı’ diye bakan sığ anlayışın terminolojisini CHP’de görev yapmış kimseye yakıştırmam!” ifadelerini kullandı.
Meclis önündeki konuşmasında isim vermeden Kılıçdaroğlu’na “atanmış başkan” ifadesini kullanan Özel, Meclis grup toplantısında da bu ifadelerini yineleyerek seçilmiş genel başkanlığın altını çizdi. Özel, “Burası seçilmişlerin yeridir; yani bugün bu kürsüdür. Bir seçilmiş, ona verilen görevde verilen bayrağı bir kere bırakmaya koysun, o bayrağı bir bırakırsanız millet bir daha elinize vermez o bayrağı” diye konuştu.
Kurultay yapılmadığı takdirde seçimlerin tehlikeye gireceğini söyleyen Özel, “‘Tedbir var, kurultay yapamayız’ diyenlerin kurultay süreci başlatacağını duyurduk. Madem yapabileceğinize ikna oldunuz; o kurultayı yapacaksınız. 26 Temmuz’u geçirmeden kurultay yapılmalıdır. Seçime girilmesi tehlikeye girmektedir. Bu memlekette tüm umudu önümüzdeki seçim olan on milyonlarca kişinin hayallerini yerle bir etmekle kalmaz, onlara kabusu yaşatır. Onları sandıktan koparırsınız, geri dönülemez bir şekilde kaybettirirsiniz” uyarısında bulundu.
Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu:
“CHP’ye ve Sayın Özgür Özel’e düşen ateşe körükle gitmek değil, aklı selimle hareket etmektir. CHP, serinkanlılıkla yürütülmesi gereken hukuki süreci, kalabalıkların gürültüsüne bırakmamalıdır.”