Neill’in ailesi, oyuncunun Instagram hesabından yaptığı açıklamada Maori dilinde “whānau” (aile, topluluk) kelimesini kullanarak şu ifadelere yer verdi:
“Sam’in vefat haberini büyük bir üzüntüyle paylaşıyoruz. Kayıp ani ve beklenmedikti, ancak Sam’in kanserden arınmış olarak vefat etmesi bizler için bir teselli. Sam, ailesiyle çevrili şekilde ve tüm hayatını karakterize eden o vakarla aramızdan ayrıldı.”
Aile, St Vincent’s Özel Hastanesi personeline gösterdikleri özenli bakım için de teşekkür etti. Ölüm nedeni açıklanmadı.
Kanserle Mücadelesi
Neill, 2023 yılında nadir görülen bir kan kanseri türü olan anjioimmünoblastik T-hücreli lenfoma tanısı almıştı. Yıllar süren tedavi sürecinin ardından bu yılın Nisan ayında kanserden tamamen arındığını duyurmuştu. Aynı dönemde Yeni Zelanda’nın Orta Otago bölgesinde planlanan büyük ölçekli bir maden projesine karşı çıkan kısa bir belgesel de yayınlamıştı — çevre aktivizmine olan bağlılığının bir başka örneğiydi.
Elli Yılı Aşan Kariyer
Kuzey İrlanda’da Nigel John Dermot Neill olarak dünyaya gelen oyuncu, 7 yaşındayken ailesiyle Yeni Zelanda’ya göç etti. Çocukluğunda ciddi bir kekemelik sorunu yaşayan Neill, bu durumun 14-15 yaşlarına geldiğinde kendiliğinden geçmeye başladığını ve bunun kendine güven kazanmasıyla aynı döneme rastladığını daha önce dile getirmişti.
1977’de “Sleeping Dogs” filmiyle sinemaya adım atan Neill, kariyeri boyunca 150’den fazla film ve dizide rol aldı. En bilinen performansı, 1993 yapımı Steven Spielberg klasiği Jurassic Park‘ta paleontolog Dr. Alan Grant karakteriydi — bu rolü serinin sonraki filmlerinde de tekrarladı. Diğer önemli çalışmaları arasında The Hunt for Red October, Peaky Blinders, The Piano, In the Mouth of Madness ve Omen III: The Final Conflict yer alıyor. 1983’te gerçek yaşam casusu Sidney Reilly’yi canlandırdığı “Reilly: Ace of Spies” dizisiyle Golden Globe adaylığı almış, hatta bu rolün ardından James Bond’u canlandırmak için ciddi bir aday haline gelmişti — ancak rol sonunda Timothy Dalton’a verildi.
1991’de İngiliz İmparatorluk Nişanı Subayı unvanını almış, 2022’de ise Yeni Zelanda tarafından şövalye ilan edilmişti. 2025’teki Yeni Zelanda Ekran Ödülleri’nde kendisine verilen Ekran Efsanesi Ödülü’nü karakteristik alçakgönüllü tavrıyla kabul etmiş, “Yeterince uzun süre etrafta dolaşırsanız, sanırım bu unvanı kazanmaya hak kazanıyorsunuz, ben de öylece etrafta dolaşıp durdum” demişti.
Dünyadan Taziye Mesajları
Yeni Zelanda Başbakanı Christopher Luxon, Neill’i “en büyüklerden biri” olarak andı ve elli yılı aşkın süre boyunca Yeni Zelanda hikayelerini dünyaya taşıdığını, ülkenin film endüstrisinin en büyük kültürel ihracat kalemlerinden birine dönüşmesine katkı sağladığını belirtti. Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ise Neill’in hastalıkla aynı vakar, mizah ve inançla savaştığını söyledi.
Yurttaşı ve The Boys ile Yüzüklerin Efendisi filmlerinden tanınan oyuncu Karl Urban, Neill’i “kendisinden sonra gelen birçok kişi için ilham kaynağı” ve “dünyaya çok şey veren bir milli hazine” olarak tanımladı. Neill ile birlikte oynadığı Toni Collette de sosyal medyada taziyelerini paylaştı.
Neill’in geride dört çocuğu ve birçok torunu kaldı. Sinema dünyası, kendine has kuru mizahı ve derin sanatsal titizliğiyle tanınan bu usta oyuncuyu kaybetmenin yasını tutuyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.