Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü, Washington’da Atlantik Konseyi tarafından düzenlenen bir konferansta ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) ve F-35 programına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Gümrükçü, “Bu sefer gerçekten daha yakın hissediyoruz. Bu konuyu çözüme kavuşturup bu sorunu geride bırakabileceğimizi düşünüyoruz” dedi.
Çözüm süreci Trump döneminde öncelik haline geldi
Gümrükçü, iki ülke arasındaki anlaşmazlığın çözülmesinin, Donald Trump’ın başkanlığa başlamasıyla en önemli öncelik haline geldiğini ve bu doğrultuda ortak bir siyasi-askeri çalışma grubunun kurulduğunu açıkladı.
ABD tarafındaki yasal yükümlülükler ile Türkiye tarafındaki siyasi ve ekonomik hassasiyetleri aynı anda karşılayacak birçok seçeneğin değerlendirildiğini belirten Gümrükçü, son 10-15 yılda ilk kez, bir anlaşmaya varıldığında ABD yönetiminin de kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getireceğine dair tam güven duyduklarını söyledi.
Anlaşmanın şekli veya zamanlamasına dair henüz ayrıntı vermeyen Gümrükçü, bu girişimin sadece Türkiye’nin F-35 programına dönüşünü değil, iki ülke arasında çok daha kapsamlı bir savunma sanayii işbirliğini de kapsadığını vurguladı.
S-400 kararının arka planı: “En pahalı ama en az güvenilir teklif”
Gümrükçü, Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemlerini Rusya’dan satın alma kararına giden süreci de detaylandırdı. Türkiye’nin bir hava savunma sistemi edinme çalışmalarının 2010’da başladığını, ilk yedi yıl içinde üç-dört ihale açıldığını belirten Gümrükçü, ABD’nin teklifinin her seferinde en yüksek maliyetli çıktığını söyledi. Bunun, piyasadaki en iyi sistem olan Patriot’lar için anlaşılabilir olduğunu ekleyen Gümrükçü, ancak ABD tekliflerinin offset anlaşmaları, teknoloji paylaşımı ve ortak üretim imkânları açısından da en az işbirliğine açık seçenek olduğunu vurguladı.
Daha da önemlisi, ABD’nin bu konuda en az güvenilir tedarikçi olduğunu belirten Gümrükçü, her görüşmede Amerikalı meslektaşlarına acil ihtiyaç duyulan hava savunma sistemlerinin teslimatını garanti edip edemeyeceklerini sorduklarında, ABD tarafının demokratik bir ülke olduklarını ve Kongre denetimi bulunduğunu, bu nedenle belirli bir süre içinde teslimatı garanti edemeyeceklerini söylediğini aktardı. ABD’li yetkililer ayrıca Türkiye’nin Kongre’deki imajının iyi olmadığını ve sadece yönetimle değil Kongre ile de çalışılması gerektiğini belirtmişti.
Gümrükçü, bu şartlar altında Türkiye’nin anlık bir boşluğu doldurmak için S-400 almak zorunda kaldığını, ancak müttefiklerine bunun “tek seferlik bir alım” olduğunu hemen ilettiklerini söyledi.
Yunanistan’ın tepkisine yanıt
Konuya ilişkin bazı Yunan kökenli ABD Kongre üyelerinin ve Yunanistan’dan gelen açıklamaların gündeme gelmesi üzerine Gümrükçü, bunu “gereksiz bir siyasi tutum” olarak değerlendirdi. Yunanistan’ın da ABD, Avrupalı müttefikler ve diğer ülkelerden kendi savunma teçhizatını satın aldığını hatırlatan Gümrükçü, Türkiye’nin aynı ittifak içinde bulunduğu Yunanistan’ın bu tür tercihlerine hiçbir zaman yorum yapmadığını ve müttefiklerin kendi savunma kapasitelerini güçlendirmesinden yalnızca memnuniyet duyacaklarını söyledi.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.