DEM Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, DEM’in Mersin İl Kongresi’nde konuştu:
“Bu süreci büyük bir sağduyu ve suretle yürüteceğiz
Evet, bu süreci büyük bir sağduyu ve suhuletle yürüteceğiz değerli arkadaşlar. Bu topraklar bir daha acı görmesin diye, bir daha Barış Anneleri’nin döktüğü gözyaşlarını Türkiye’nin hiçbir yerinde bir anne dökmesin diye bu süreci birlikte yürüteceğiz. Acıları yeniden depreştirecek değil acıların tekrar yaşanmaması için mücadele edeceğiz. Amed’in onuruyla Edirne’nin onurunu ve gururunu birlikte savunacağız. Siirt’in acısı da Trabzon’un acısı da değerlidir deyip ikisine de saygı duyacağız.
Bu süreçte kimse kaybetmiyor. Kürtler hiç kaybetmiyor. Evet, yazılıyor, çiziliyor. Ne elde ettiniz diye. Ne mi elde ettik? Meclisin 3. Büyük Partisi olduk. Ne mi elde ettik?
Mersin’de bir ara dili yasaklı olan Kürtler Mersin’de kent uzlaşısıyla birlikte Mersin Belediyesi’ni kazandı. Akdeniz Belediyesi’nde iktidar oldu. Birçok sivil toplum örgütünde kendi kimliğimizle yer alıyoruz.
En önemlisi 2 yıldır çocuklarımızın cenazesi gelmiyor. En önemlisi 2 yıldır bu topraklarda kan akmıyor.
Kimse muzafferlik havasına kapılmasın. Ne Türk kaybetti, ne Kürt kaybetti. 86 milyon kazandı, barış kazandı ve barış muzaffer oldu. Onun için bu günleri yaratan ve bu günlere inanan sizlere binlerce kez teşekkür ediyorum. Mücadele yeni başlıyor. Mücadele yeni başlıyor.
Bizi bugünlere getiren, bizi o parlamentoya gönderen, Hoşyarları ve Nuriyeleri belediye eş başkanı seçen sizler emin olun ne kandırılır, ne yenilir, ne hakkından, hukukundan, kimliğinden ve dilinden vazgeçer. Ama ama bu süreci istemeyenler de var. Kandan beslenenler de var. Üç beş oy uğruna Kürt ve Türk gençleri kavga etsin, yaşamını yitirsin diyen, kandan beslenenler de var.
Onlara vereceğimiz cevap öfke değil, sükunetimiz olacak. Tereddüt değil, kararlılığımız olacak. Provokasyonlara, bu süreci bozan yaklaşımlara asla film vermeyeceğiz.
Bu kez kesinlikle onurlu bir barışın olması için el birliğiyle, güç birliğiyle omuz omuza vererek bu topraklarda hem barışı, hem ekonomide adaleti, hem de her kimliğin, dinin ve inancın özgürce yaşadığı bir Türkiye’yi mutlaka yaratacağız.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.