Robert De Niro’nun 1995 yılında İstanbul’a yaptığı ziyaret sırasında Türk polisleriyle birlikte gece kulüplerine gittiğine ilişkin yıllardır anlatılan hikâye, 31 yıl sonra ünlü oyuncunun kendisine soruldu.
Filme Gitmeden Önce kanalından Can Başak, De Niro ve Adam Scott ile yeni Netflix yapımı için yaptığı röportajda, Türkiye’de yıllar önce haber olan ancak bugüne kadar De Niro tarafından doğrulanmayan olayı gündeme getirdi.

Başak, De Niro’ya, “Türkiye’de sizinle ilgili doğrulanmamış bir haber var” diyerek 1995 yılında İstanbul’a geldiği, polis yeleği ve şapkası takarak İstanbul polisiyle gece kulüplerine gittiği ve kimlik kontrolü yaptığı yönündeki anlatıyı sordu.
De Niro, olayın temelinin doğru olduğunu ancak kendisinin kimlik kontrolü yapmadığını söyledi:
“Onlarla dışarı çıktım ama kimlik kontrolü yapmadım. Yani hiçbir şey yapmadım. İzliyordum, gözlem yapıyordum. O kadarı… O haber doğru.”
Röportajdaki Adam Scott ise hikâyeye, “Bir düşünsenize, bir kulübe girmek için sırada bekliyorsunuz ve Robert De Niro kimliğinizi görmek istiyor” diye espriyle karşılık verdi.
“Polislerle baskınlara gittik”
Can Başak’ın bunun bir film hazırlığı olup olmadığını sorması üzerine De Niro, İstanbul gecesinin arkasındaki nedeni de anlattı.
O dönem bir proje üzerinde çalıştığını ve araştırma amacıyla polisleri gözlemlediğini söyleyen De Niro, birlikte çalıştığı yazarın da yanında olduğunu belirtti:
“Çalışıyordum… Sadece araştırma yapıyordum, çok uzun zaman önceydi. O dönem bu iş üzerinde birlikte çalıştığım yazarla birlikteydim. Orada tanıdığım insanlar bunu biliyordu. Polisler, asayiş ekipleri gibi, bazı kulüplere baskın düzenliyorlardı. Ben de onlarla gittim, birlikte gittik.”

Böylece De Niro, İstanbul polisiyle gece kulübü baskınlarına katıldığına ilişkin 1995’ten bu yana anlatılan hikâyeyi ilk kez kendi ağzından doğrulamış oldu.
Ancak hikâyenin yıllardır aktarılan en renkli bölümüne itiraz etti: De Niro’ya göre kendisi insanlardan kimlik istemedi, yalnızca polislerin çalışmalarını izledi.
Hikâye 2017’de ortaya çıkmıştı
Olay Türkiye’de yıllar sonra, gazeteci Burak Ersemiz’in anlatımıyla gündeme gelmişti.
Ersemiz, 2017’de yayımlanan anlatısında olayın 1995 yılında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan Caddesi’ndeki binasına kaçakçılık şubelerinin yeni taşındığı dönemde yaşandığını söylemişti.

Ersemiz’in anlatımına göre dönemin İnterpol Şube Müdürü Mehmet Başar’ın makam odasına girdiğinde Amerikan Konsolosluğu’ndan bazı isimlerin yanında Robert De Niro’yu görmüştü.
Başar’ın, ABD’de görev yaptığı yıllarda De Niro ile tanıştığı ve ikilinin dost olduğu aktarılmıştı. De Niro’nun ziyaretinin nedenlerinden birinin de üzerinde çalıştığı bir film için Türk polisinin çalışmalarını gözlemlemek olduğu öne sürülmüştü.
Ersemiz, Mehmet Başar’ın ricası üzerine o gece haberi yayımlamadığını anlatmıştı.
“Kemancı’ya da gitti, ‘kımlik kımlik’ dedi” iddiası
2017’de yayımlanan anlatının De Niro’nun şimdi itiraz ettiği kısmı ise kimlik kontrolü iddiasıydı.
Ersemiz, De Niro’nun Narkotik Şube ekipleriyle çeşitli mekanlara gittiğini; kasket, güneş gözlüğü ve polis yeleği taktığını, elinde telsiz bulunduğunu iddia etmişti.
Hatta De Niro’nun dönemin ünlü gece kulüplerinden Kemancı’nın da aralarında bulunduğu mekanlarda insanlardan “kımlik, kımlik” diyerek nüfus cüzdanlarını aldığı öne sürülmüştü.
De Niro, aradan 31 yıl geçtikten sonra İstanbul’daki polis gecesinin gerçekten yaşandığını doğruladı; fakat bu son ayrıntıyı reddetti:
“Kimlik kontrolü yapmadım. Sadece izliyordum.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

