Anasayfa / Kültür Sanat / Uluslararası Hrant Dink Ödülü, Gazzeli hukukçu Raji Sourani ve Kazdağları aktivisti Süheyla Doğan’a verildi

Uluslararası Hrant Dink Ödülü, Gazzeli hukukçu Raji Sourani ve Kazdağları aktivisti Süheyla Doğan’a verildi

Uluslararası Hrant Dink Ödülü, Hrant Dink’in doğum günü olan 15 Eylül’de 18. kez sahiplerini buldu. Ödülün bu yılki sahipleri, Kazdağları’nda yıllardır çevre mücadelesi yürüten Süheyla Doğan ile Gazze’de insan hakları ihlallerini belgeleyen Filistinli hukukçu Raji Sourani oldu. Sourani, 1995’te Filistin İnsan Hakları Merkezi’ni (PCHR) kurmuş, 2013’te “Alternatif Nobel” olarak bilinen Right Livelihood Ödülü’nü kazanmıştı.
3

Uluslararası Hrant Dink Ödülü, her yıl olduğu gibi bu yıl da Hrant Dink’in doğum günü olan 15 Eylül’de verildi. Ödülün 2026 yılı sahipleri doğa ve yaşam savunucusu Süheyla Doğan ile Filistinli hukukçu Raji Sourani oldu.

Gecenin sunuculuğunu Şebnem Hassanisoughi üstlenirken, Maral Ayvaz, Ari Barokas ve Sasa Serap da müzikleriyle sahne aldı.

Ödül; ayrımcılıktan, ırkçılıktan ve şiddetten arınmış, daha özgür ve adil bir dünya için çalışan, bu idealler uğruna bireysel risk alan, ezber bozan ve barışın dilini kullanan kişi ve kurumlara veriliyor.

Her yıl Türkiye’den ve Türkiye dışından iki kişi veya kuruma verilen ödül töreninde, farklı alanlarda çalışmalar yürüten çok sayıda kişi ve inisiyatif de “Işıklar” başlığı altında selamlandı.

Süheyla Doğan kimdir?

1957’de Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Zilhor köyünde doğan Süheyla Doğan, lise eğitimini burslu olarak Robert Koleji’nde tamamladı. Ardından ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu.

1980’de Ankara’da Limanlar İnşaatı Genel Müdürlüğü’nde etüt-proje mühendisi olarak çalışmaya başladı, daha sonra aynı kurumda araştırma şefliği yaptı. 1987’de Devlet Planlama Teşkilatı Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü bünyesindeki Antalya Serbest Bölge Müdürlüğü’ne geçti. Burada kontrol mühendisi olarak görev yaptı. Daha sonra Dış Ticaret Uzmanı olan Doğan, 2002’de emekli oldu.

Emekliliğinin ardından çalışmalarını çevre ve kadın hakları alanlarında yoğunlaştırdı. ODTÜ Mezunları Derneği Antalya Şubesi, Antalya Çağdaş Eğitim ve Kültür Vakfı, Antalya Kent Konseyi Kadın Meclisi, Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Nusratlı Köyü Kültür Turizm ve Dayanışma Derneği gibi kuruluşlarda görev aldı.

Doğan özellikle Kazdağları’nda altın ve metal madenciliği projelerine karşı yürütülen çevre mücadelesiyle tanındı. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nde başkanlık ve eş sözcülük yaptı; Ekoloji Birliği yönetiminde görev aldı. Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Nusratlı köyüne yerleşen Doğan, burada çiftçilik ve ekoloji çalışmalarını da sürdürdü. Kendi anlatımında Kazdağları’nı madencilik faaliyetlerine karşı koruma mücadelesini yaşamının önemli parçalarından biri olarak anlatıyor.

Doğan son olarak Çanakkale’de madencilik şirketlerinin sponsorları arasında bulunduğu bir “Su Zirvesi”ni protesto ederken salondan çıkarılmasıyla gündeme gelmişti.

Raji Sourani kimdir?

1953’te Gazze’de doğan Raji Sourani, 1977’de Mısır’daki İskenderiye Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı yıl avukatlığa başlayan Sourani, kariyerinin büyük bölümünü Filistinlilerin insan hakları davalarına ve İsrail askeri mahkemelerinde yürütülen davalara ayırdı.

İnsan hakları çalışmaları nedeniyle farklı dönemlerde İsrail tarafından tutuklandı. 1979’da başlayan üç yıllık hapis cezasının ardından 1985 ve 1986’da yeniden tutuklandı; 1988’de idari gözaltındayken Uluslararası Af Örgütü tarafından “düşünce mahkûmu” ilan edildi. Sourani, Filistin Yönetimi’nin kurulmasının ardından bu yönetimin güvenlik mahkemelerini ve insan hakları uygulamalarını da eleştirdi; 1995’te Filistin Yönetimi tarafından da tutuklandı.

Sourani aynı yıl Filistin İnsan Hakları Merkezi’ni (Palestinian Centre for Human Rights-PCHR) kurdu. Gazze merkezli kuruluş, İsrail’in yanı sıra Filistinli yönetimlerin gerçekleştirdiği insan hakları ihlallerini de izleyip belgeledi ve mağdurlara hukuki destek sağladı.

Sourani, özellikle savaş suçları ve insanlığa karşı suç iddialarında “evrensel yargı yetkisi” ilkesinin kullanılmasına yönelik hukuk mücadelesiyle uluslararası alanda tanındı. Avrupa ülkelerinde İsrailli yetkililer hakkında açılmaya çalışılan davalarda görev aldı; PCHR ve diğer kuruluşlarla birlikte Filistin’deki suç iddialarının Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yetkisine girmesi için uzun yıllar çalıştı.

1991’de Robert F. Kennedy İnsan Hakları Ödülü’nü alan Sourani, 2002’de Bruno Kreisky İnsan Hakları Ödülü’ne, 2003’te International Service Human Rights Award’a layık görüldü. 2013’te ise “hukukun üstünlüğü ve insan haklarına olağanüstü zor koşullar altında gösterdiği sarsılmaz bağlılık” gerekçesiyle, kamuoyunda “Alternatif Nobel” olarak bilinen Right Livelihood Ödülü’nü aldı.

Sourani daha sonraki yıllarda uluslararası hukuk alanındaki çalışmalarını sürdürdü. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde Filistinli mağdurları temsil eden hukuk ekibinde yer aldı. 2024’te ise Güney Afrika’nın İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanı’nda açtığı soykırım davasındaki hukuk ekibine katıldı.

2026 jürisinde kimler vardı?

2026 Uluslararası Hrant Dink Ödülü Jürisi; Asena Günal, Berkun Oya, Bonita Bennett, Bülent Şık, Cemal Kafadar, Fariba Nawa, Feray Salman, Helena Maleno Garzón, Kalypso Nicolaïdis, Naira Sultanyan ve Rakel Dink’ten oluştu.

Ödülün logosunu Bülent Erkmen, ödül heykelciğini Erdağ Aksel tasarladı. Ödülde kullanılan “Dry Road” müziği ise Arto Tunçboyacıyan tarafından bestelendi.

Geçen yıl ödüle Türkiye’den Bülent Şık ve İspanya’dan göçmen hakları savunucusu Helena Maleno Garzón layık görülmüştü.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın