Anasayfa / Ekonomi / Bakan Şimşek: Borsa ve fon piyasasında genele yayılan bir risk yok

Bakan Şimşek: Borsa ve fon piyasasında genele yayılan bir risk yok

Bakan Şimşek, borsa ve fon piyasasında sistemik bir risk bulunmadığını belirterek, sorunlu alanın karantinaya alındığını ve riskin piyasa geneline yayılmaması için güçlü tedbirler alındığını söyledi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, borsa ve fon piyasasında yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, piyasada yaşanan sorunların sınırlı sayıda fonda gerçekleştiğini belirterek, “Borsada ve fon piyasasında genele yayılan sistemik bir sorun yok” dedi.

Şimşek, yaşananların sistemik bir risk oluşturmadığını ifade ederek, “Piyasada yaşananlar sınırlı sayıda fonda gerçekleşti, sistemik bir risk söz konusu değil” açıklamasında bulundu.

Serbest fonlara ilişkin düzenlemelere de değinen Şimşek, serbest fonların dünyadaki uygulamalara kıyasla daha katı kurallara tabi hale getirildiğini söyledi. Şimşek, yeni fon rehberinde teminat sürecinin de güçlendirildiğini belirtti.

Piyasanın yeni düzenlemelere uyum sağlaması için geçiş süreçlerinin bulunduğunu kaydeden Şimşek, “Geçiş süreçleri var. Piyasanın uyum sağlaması için geçiş süreçleri normaldir” dedi.

Bakan Şimşek’in konuşmasının devamında öne çıkanlar şöyle:

Riskin genele yayılmaması için güçlü tedbirler alındı

2038 adet fon var, bunun 131’ine ilişkin adım atılmış, fon piyasasının yüzde 90’ı sağlıklı işliyor.

Riskin piyasa geneline yayılmaması için güçlü tedbirler alındı. Sorunlu alanı karantinaya aldık, yatırımcıların birikimleri belli sürece yayılarak korunacak.

Emlak Katılım yatırımcıları korumaya yönelik süreci başlattı

Tasrruf finansmanı şirketi farklı bir alan, bankacılık benzeri bir alan, süreç orada biraz daha farklı işler, Emlak Katılım dün yatırımcıları korumaya yönelik bir süreç başlattı.

Benzer şeyin tekrarlanma ihtimali çok düşük

Fon rehberiyle sınırlı sayıda yaşanan sorunların bir daha yaşanmaması için tedbir alındı. Serbest fonlara ilişkin alan çok güçlü şekilde düzenlendi, benzer bir şeyin tekrarlanması çok düşük bir ihtimal.

Banka dışı finans sektörü alanında şu anda bir sorun yok ama o alan hızlı büyüyor ve mutlaka daha yakından izlenerek, kaynakların doğru alanlarda tutulması bizim için esastır.

Düşündüğümüz tedbirlerin çoğunu uygulamaya gerek kalmadı

Dün düşündüğümüz tedbirlerin çoğunu uygulamaya gerek kalmadı. SPK lisans iptalinden, suç duyurusuna kadar üzerine düşenleri yaptı, bundan sonrası adli makamların süreci, hiç bir ayrım gözetmeden yanlış yapanlar sonuçlarına katlanacak.

Piyasada güven devam ediyor

Piyasada güven devam ediyor, piyasanın yüzde 90’ında sorun yoktu. Likiditede sorun yok, varlık kalitesinde problem yok, kârlılık tarafında bankacılar serzenişte bulunabilir ama genel olarak iyi.

2026 için öngördüğümüz senaryo farklı noktalara geldi

2026 için geçen yıl öngördüğümüz senaryo, savaş sonucu arz şokuyla çok farklı noktalara geldi.

Çoklu bir arz şoku var, Hürmüz’ün kapanması önemli ama Bab-ül Mendeb buna eklendi, boru hatları ve rafineriler vuruluyor, bu mazot gibi nihai ürünlere direkt yansıyor.

Eşelmobil ile mücadele etmeye çalıştık ama gerçekçi olalım onun da sonu var, yılı yüzde 28-29 gibi bir seviyede enflasyonla tamamlayacağız, piyasa böyle bekliyor.

Sürdürülebilir cari açık hedefledik

Hep sürdürülebilir cari açık hedefledik, bu yıl da rahatlıkla yüzde 2’nin altı olurdu ama yüzde 2,6-2,7 gibi bir rakam olacak, bu yönetilebilir.

Bu yıl bütçe açığını yüzde 3 olarak öngörüyoruz ama hedef yüzde 3,5’ti, 2027’de de temkinli davranarak açığı yüzde 3,5 olarak öngördük.

Sosyal konut bütçesini yüzde 150 artırdık

Gelecek yıl bazı alanları önceliklindendik, böyle bir dünya konjonktüründe savunma harcamalarını yüzde 229 artırıyoruz.

Sosyal konut bütçesini yüzde 150 artırdık, sanayi altyapısı, OSB, sulama altyapısı gibi alanları da önceliklindendik ve bütçelerini artırdık.

Gelecek sene petrol ortalama fiyatı 75-76 dolara inerse, bu yılki gelir kaybı gelecek yıl olmayacak.

Sanayi kapasitesinin korunması önemli

Para politikası duruşunu bozmadan bütçe ve kamu imkanlarıyla sanayi sektörünü daha güçlü destekleyeceğiz. Bizim için istihdam, sanayi kapasitesinin korunması çok önemli.

Evim şirketlerinde durum ne olacak?

Evim şirketlerine ilişkin olarak Şimşek “Şu anda banka dışı finans sisteminde bir sorun yok. BDDK’nın sunumunda orada sorun yok. Ancak bu alan hızlı büyüyor. Hızlı büyüyen alanların izlenmesi, kaynakların doğru alanda tutulması önemlidir. Tabiri caizse orta ve uzun vadede bunları bankalar gibi düşünmek lazım. TMSF vari bir yapı fon havuzu, teminat havuzu gibi yapı. Bu alanla ilgili olarak tedbir aldık, adımlar attık, o alana ilişkin çalışmalar devam ediyor. İlave düzenleme ihtiyacı varsa, ilgili sorumlu kurum olan BDDK gereğini yapacaktır, şu ana kadar da yaptı.” dedi.

“Piyasanın yüzde 90’nda sorun yoktu”

Şimşek “Dün bir dizi tedbir açıkladık, bir kısmını da açıklamadık. Her zaman bizim bu tür senaryolara karşı A-B-C planlarımız var. Merkez Bankamız gerekli likiditeyi sağlayacağını açıkladı. BDDK tabi ki özellikle finansal piyasalarla ilişkili olduğu için bankaların kendi hisselerini almaları sayesinde çekirdek sermayeden düşmeyeceğini söyledi. SPK hızla sorunlu alanı, fonları karantina altına aldı. Biz düne baktığımız zaman şunu görüyoruz, güven devam ediyor. Piyasanın yüzde 90’ında sorun yoktu.

Bankacılık sisteminde de çok katı kurallar uyguluyoruz. Sermaye yeterliliği Basel III’ün 2 katında. Varlık kalitesinde de sorun yok. Karlılıkta reel olarak baktığımızda o alan bankacılar serzenişte bulunurlar ama genel olarak orada da sorun yok. Risk algısı yüksek olsaydı CDS yükselirdi, sınırlı olsa da düştü. Borsa dün pozitifteydi, genel olarak da pozitif hava vardı. Stresi nereden ölçtük; Hazine’nin tahvil piyasasında hissettik. 2-5-10 yıl vadeli tahvillerde stres kayboldu, faizler düştü. Aldığımız tedbirler doğru. Piyasa bozucu işlemlere girenlere yönelik olarak SPK gerekli işlemleri yaptı, bundan sonrası adalet sürecinde.” sözlerini söyledi.

Piyasa bozucu eylemlere girenlere ilişkin hukuk sisteminin işleyeceğini söyleyen Şimşek şunları söyledi:

“SPK lisans iptalinden suç duyurularına kadar, tasfiye kararına kadar gerekli adımları attı. Bundan sonraki süreç piyasa bozucu eylemlerde bulunup yatırımcıların birikimlerini tehlikeye atanlarla ilgili yargının süreci. Kurumlarımız üzerlerine düşenleri yapıyorlar. Hiçbir ayrım gözetmeksizin yanlış yapanlar sonuçlarına katlanacak.”

“Savaşın enflasyona etkisi 7 puan”

Savaş nedeniyle ekonomide oluşan duruma ilişkin yorum yapan Şimşek “Savaş olmasaydı enflasyon en az 7 puan aşağıda olurdu. Yılı yüzde 21-22 gibi kapatırdık. Şu an yüzde 28-29 gibi kapatacağız gibi görünüyor, piyasa öyle düşünüyor. OVP olasaydı, gereken tedbirleri almasaydık enflasyon yüzde 31,5’te kalmazdı. Olay enerji ve emtia fiyatları değil. Diğer emtialarda dolar bazında dramatik artışlar var. Biz yönetilebilir olacağını düşünüyoruz.

Bizim brüt dış finansman ihtiyacımız milli gelire oranla uzun vadeli ortalamalar yüzde 20’dir, şu anda yüzde 16 ve altına inmiş durumda. Şu anda endişe kaynağı değil ama arzu ederdik ki savaş araya girmesin, enflasyonda makul seviyeleri görelim. Bütçede eşel mobilin etkisi var. 400 milyar liralık gelirden vazgeçtik. Bu geliri elde etmemiş olmak demek, bizim faiz dışı fazlayı da aşağı çekiyor, borçlanmayı ortaya koyuyor. Yarım trilyona yönelik bir rakam. Bu şokların etkisini sınırlamak için bütçe imkanı el verdiği için adım attık.” dedi.

“Yapısal dönüşümler olacak”

Şimşek “Verimlilik olmadan kalıcı refah artışı zor oluyor. Yapısal dönüşüm veya yapısal reformları belli başlıklar altında sıralardık. Dünyanın geldiği durumda dönüşüm boyutu önemli. Sanayide dönüşüm, sanayi birikimimiz var ama dışsal etkiler tarafından baskı altında. Katma değer zincirinde neredesiniz? Bizim yukarı çıkmamız lazım. Orta yüksek ve yüksek teknoloji alanlarına çıkmamız lazım. Sanayide dönüşüm kritik ve somut bir alan, emareleri de var. İhracatın yapısına baktığımız zaman orta yüksek ve yüksek teknolojinin payı savunma sanayi liderliğinde artıyor. Biz özellikle para politikasının duruşunu bozmadan bütçe ve kamu imkanlarıyla seçici kredilerle imalat sanayini önümüzdeki dönem daha güçlü destekleyeceğiz.

Türkiye son 20-25 yılda 1 trilyon dolar petrol ve doğal gaz ithalatına ödemiş. Bunu azaltacak olan yeşil dönüşümdür. Rüzgar, güneş enerjisi gibi potansiyeli ortaya koyması makro ekonomi için önemli. Yeşil dönüşümü moda olduğu için değil, ihtiyaç olduğu için önemsiyoruz. Veri merkezlerini destekleyecek nükleer santral, 5G, fiber altyapı konularında hızlı şekilde yola devam etmemiz lazım ediyoruz. Önümüzdeki dönemde genç nüfus 15-29 yaş nüfusu eğitimde ve iş başında olmayan nüfusu hedefleyen güçlü programlar öngörüyoruz. İşin reform boyutu var. Bu kategoriler için daha esnek çalışma modeli Türkiye’nin menfaatinedir. Onun için gündemimiz yoğun, inşallah bu konularda da ilerlemeye devam edeceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın