Almanya’da Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde yapılan seçimlerin ilk sonuçları ülkenin siyasi tablosundaki değişimi ortaya koydu.
Berlin’de seçimin galibi, Türk kökenli hukukçu Elif Eralp’in başbakan adayı olduğu Sol Parti oldu.

İlk sonuçlara göre Sol Parti yüzde 24’ün üzerinde oyla birinci sıraya yerleşti. Başbakan Friedrich Merz’in partisi CDU yaklaşık yüzde 20 ile ikinci, AfD ise yüzde 16 civarında oyla üçüncü oldu.
Berlin bir şehir-eyalet olduğu için eyalet hükümetinin başı aynı zamanda “Yönetici Belediye Başkanı” unvanını taşıyor. Sol Parti’nin birinci çıkması Eralp’i Berlin eyalet hükümetinin başına geçmek için en güçlü adaylardan biri haline getirdi. Ancak Eralp’in göreve gelmesi için seçim sonrasında kurulacak çoğunluğun Berlin Temsilciler Meclisi’nde kendisini yönetici belediye başkanı seçmesi gerekiyor.
Eralp: “Sevgi ve adalet nefrete karşı galip geldi”
Seçim sonuçlarının ardından ilk zafer konuşmasını yapan Eralp, “Bugünden itibaren Berlin’i birlikte değiştireceğiz ve daha iyi bir yer haline getireceğiz” dedi.
Kampanyasının merkezine Berlin’deki yüksek kiraları ve konut krizini koyan Eralp, seçim sonucunun Berlinlilerin “daha iyi ve yaşanabilir bir Berlin” istediğini gösterdiğini söyledi.
Eralp konuşmasında:
“Şehrimizde sevgi ve adalet, nefrete karşı galip geldi.” dedi ve sözlerini, “Bunu bugün hep birlikte gösterdik ve bu mesaj tüm dünyaya yayılıyor” diye sürdürdü.
12 Eylül’den sonra Almanya’ya sığınan bir ailenin kızı
1981’de Münih’te doğan Elif Eralp’in ailesinin hikâyesi Türkiye’nin 12 Eylül 1980 askeri darbesine uzanıyor.
Sosyalist ve sendikacı olan anne ve babası, darbenin ardından siyasi baskılar nedeniyle Türkiye’den Almanya’ya kaçtı. Annesi Almanya’ya geldiğinde sekiz aylık hamileydi. Aile Amnesty International’ın desteğiyle iltica başvurusu yaptı ve kısa süre sonra Elif Eralp Münih’te dünyaya geldi.
Aile daha sonra babasının doktor olarak çalıştığı Dortmund’a, Eralp sekiz yaşındayken de Hamburg’a taşındı.
Eralp, Hamburg Üniversitesi’nde hukuk okudu. Hukuk stajı sırasında Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin Berlin ofisinde, Almanya’nın Ottawa Büyükelçiliği’nde ve göç ve iltica hukuku üzerine çalışan bir hukuk bürosunda görev yaptı.
2010’da Berlin’e taşındı ve Federal Meclis’teki Sol Parti grubunda hukuk politikaları danışmanı olarak çalışmaya başladı.
2017’de Sol Parti’ye üye olan Eralp, 2021’den beri Berlin Temsilciler Meclisi üyesi. 2025’te Berlin Sol Parti teşkilatının eş başkan yardımcılığına seçildi.
Evli ve iki çocuk annesi Eralp, Kreuzberg’de kirada oturuyor. Almanca ve Türkçenin yanı sıra İngilizce ve İspanyolca konuşuyor.
“Türkiye ikinci evim”
Babası ve yakınlarının önemli bölümü Türkiye’de yaşayan Eralp, her yıl Türkiye’ye geliyor. “Türkiye’yi çok seviyorum. Orası Berlin’den sonra benim ikinci memleketim” diyen Eralp, öğrenciyken İstanbul’da staj yaptığını, en çok Türk yemeklerini özlediğini söylüyor.
“Pırasa, taze fasulye, mercimek çorbası yapıyorum. Adana yemeklerini ise annem çok güzel yapar” diyor.
Tarkan hayranı
Çocuklarıyla Michael Jackson, yalnızken ise Türkçe pop dinleyen Eralp özellikle 90’lar Türkçe popunu sevdiğini söylüyor. “Tarkan’ı gençliğimden beri severim. Sertab Erener’i de çok dinlerim” diyen Eralp, Türk dizilerindeki duygusallığı sevdiğini belirterek, “Hatırla Sevgili’, ‘Öyle Bir Geçer Zaman ki’ ve son dönemde ‘Bahar’ı izledim. Türkiye’den uzakta yaşayınca insanları, konuşmaları, yemekleri ve gelenekleri özlüyorsunuz” ifadelerini kullanıyor.
Seçimi kiralar üzerinden kazandı
Eralp’in kampanyasının merkezinde Berlin’in konut krizi vardı.
Bir zamanlar Avrupa’nın görece ucuz başkentlerinden olan Berlin’de son yıllarda kiraların hızla yükselmesi, özellikle gençler ve düşük gelirli kesimler açısından kentin en önemli siyasi sorunlarından biri haline geldi.

Eralp ve Sol Parti, kiralara daha sıkı sınırlamalar getirilmesini, sosyal konut sayısının artırılmasını ve büyük gayrimenkul şirketlerinin elindeki konutların kamulaştırılmasını savunuyor.
Berlinliler 2021’de yapılan referandumda 3 binden fazla konuta sahip büyük şirketlerin konutlarının kamulaştırılması yönünde oy kullanmış ancak referandumun ardından bu yönde bir uygulama hayata geçirilmemişti.
Eralp seçim kampanyasında bu talebi yeniden gündemin merkezine taşıdı.

Almanya’nın öbür ucunda AfD zaferi
Berlin’de Sol Parti seçim zaferini kutlarken aynı saatlerde Mecklenburg-Vorpommern’da sandıktan AfD çıktı.
İlk projeksiyonlarda AfD yüzde 37-38 bandında oyla birinci, eyaleti uzun süredir yöneten SPD ise yaklaşık yüzde 36 ile ikinci sırada yer aldı.
AfD böylece iki hafta önce Saksonya-Anhalt’ta elde ettiği büyük başarının ardından doğu Almanya’daki bir başka eyalette daha seçimi birinci tamamladı.
Ancak AfD’nin birinci olması tek başına eyalet hükümetini kuracağı anlamına gelmiyor. Diğer partilerin AfD ile koalisyon yapmayı reddeden tutumlarını sürdürmeleri halinde eyalet hükümetinin kurulması için AfD dışındaki partilerin çoğunluk arayışına girmesi gerekecek.
CDU yüzde 5’e düştü
Mecklenburg-Vorpommern seçimlerinin en ağır sonucu ise Başbakan Friedrich Merz’in CDU’su açısından geldi.
CDU’nun oyu yaklaşık yüzde 5’e kadar geriledi. İlk projeksiyonlarda parti yüzde 5-5,5 bandında görünerek eyalet parlamentosuna girmek için gerekli barajın hemen üzerinde kaldı.
Bu, CDU’nun İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki eyalet seçimlerinde aldığı en düşük sonuçlardan biri oldu.
Berlin’de de CDU seçimden birinci çıkamadı ve Elif Eralp’in Sol Partisi’nin gerisinde kaldı.
Böylece CDU aynı gün yapılan iki seçimde de ciddi kayıp yaşadı.
Merz: “Bu bir felaket”
İlk sonuçların ardından konuşan Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Mecklenburg-Vorpommern’daki sonucu saklamaya çalışmayacağını söyledi.
Merz:
“Bu bir felaket. CDU mücadele etti ama sonunda SPD ile AfD arasındaki kutuplaşmanın altında ezildi.” dedi.
Merz buna rağmen Başbakanlık görevinden ayrılmayacağını ve hükümetinin ekonomik ve sosyal reform programından geri adım atmayacağını açıkladı.
“Reformlar gelmek zorunda. Geri dönüş yok. Bunun için omurga, kararlılık ve sabır gerekiyor.”
diyen Merz, hükümetinin yoluna devam edeceğini söyledi.
CDU’nun Mecklenburg-Vorpommern’daki yaklaşık yüzde 5’lik sonucu, iki hafta önce Saksonya-Anhalt’ta aldığı ağır yenilginin hemen ardından geldi.
AfD’nin Saksonya-Anhalt’ta CDU’yu geride bırakması parti içinde Merz’in liderliği ve AfD’nin yükselişine karşı izlenen strateji konusunda tartışmaları başlatmıştı.
Mecklenburg-Vorpommern’daki tarihi düşük oy ve Berlin’de Sol Parti’nin gerisinde kalınmasıyla birlikte bu baskının artması bekleniyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.
