Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali Zeydi, 23 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için bulundukları New York’ta bir araya geldi.
Görüşmenin ardından yayımlanan Türkiye-Irak ortak basın açıklamasında, iki ülkenin güvenlik alanındaki iş birliğini derinleştirme konusunda anlaşmaya vardığı duyuruldu.
Anlaşmanın merkezinde Sincar’daki silahlı yapıların varlığı ile Türkiye’nin Başika-Zilkan’daki askerî varlığı bulunuyor.
Irak, Sincar’da devlet otoritesini bütünüyle tesis etmeyi ve “yasaklı yabancı silahlı unsurların” varlığına son vermeyi taahhüt etti. Irak’ın bu konuda atacağı adımlarda ilerleme sağlandıkça Türk kuvvetleri de Başika-Zilkan yerleşkesini belirlenen mekanizma ve takvim doğrultusunda Irak Federal Hükümeti’ne kademeli olarak teslim edecek.
Ortak açıklamada PKK ve YBŞ’nin isimleri doğrudan kullanılmadı. Ancak Sincar’da Irak hükümetinin son günlerde silah bırakması ve devlet otoritesi altına alınması için görüşmeler yürüttüğü yapıların başında, Türkiye’nin PKK’nın Sincar yapılanması olarak kabul ettiği Sincar Direniş Birlikleri (YBŞ) geliyor.
Ortak açıklamanın tam metni
TÜRKİYE VE IRAK ORTAK BASIN AÇIKLAMASI
23 Eylül 2026 tarihinde New York’ta bir araya gelen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Irak Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Ali Zeydi, aşağıdaki hususlarda ortak iradelerini beyan etmişlerdir.
Türkiye ve Irak makamlarının iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri tüm veçheleriyle ele aldıkları görüşmelerde, taraflar güvenlik alanında iş birliğini derinleştirme konusunda mutabık kalmış; bu çerçevede Sincar’da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi konusunda anlaşmışlardır. Irak’ın bu güvenlik uygulamalarının kaydettiği ilerleme çerçevesinde; kararlaştırılan mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda, Türk kuvvetleri Başika-Zilkan yerleşkesini Irak Federal Hükümetine kademeli olarak teslim edecektir.
Taraflar ayrıca, ikili ticaret ve yatırım hacminin genişletilmesi, imzalanan anlaşmaların derhal uygulamaya konulması ve başta Kalkınma Yolu Projesi olmak üzere ortak stratejik projelerin hızlandırılması hususlarında görüş birliğine varmışlardır.
Zeydi, birkaç gün önce NYT’ye pazarlığın arka planını anlattı
Erdoğan-Zeydi anlaşması, Irak Başbakanı’nın birkaç gün önce New York Times’a verdiği röportajda Irak’taki silahlı gruplar, Türk askerinin varlığı ve PKK arasında kurulan bağlantıyı açıklamasının ardından geldi.
Zeydi, Irak hükümetinin İran destekli Şii milislerin silahsızlandırılması için yürüttüğü görüşmelerin ayrıntılarını ilk kez anlattı.
Bağdat’ın hedefi, bağımsız silahlı milis yapılarına son vermek ve silahları devletin kontrolünde toplamak.
Zeydi bu konuda:
“Bu isteğe bağlı bir mesele değil. Bu bir zorunluluk.”
dedi.
Daha önceki Irak hükümetlerinin benzer girişimlerde bulunduğunu ancak geri adım attığını söyleyen Zeydi, “Başkaları da bundan söz etti, sonra geri adım attılar. Baskılara veya başka kaygılara boyun eğdiler. Benim için bu mesele, yolsuzlukla birlikte bir onur meselesidir” ifadelerini kullandı.
Şii milisler Türk askerinin çekilmesini gündeme getirdi
Zeydi’nin röportajında Türkiye açısından dikkat çeken bölüm, İran destekli Şii milislerle yürütülen silahsızlanma görüşmeleriydi.
Irak Başbakanı’na göre ABD askerlerinin ülkeden çekilmesi yaklaşırken milisler, silah bırakmak için yeni şartlar ileri sürmeye başladı. Bunlardan biri Türk askerlerinin Kuzey Irak’tan çekilmesiydi.
Türkiye ise Irak’taki askerî varlığını PKK ile mücadele gerekçesiyle sürdürüyor.
New York Times’ın aktardığına göre Ankara, Türk askerlerinin Irak’tan çekilmesini PKK’nın Kuzey Irak’taki kamplarının ve silahlarının ortadan kaldırılması şartına bağlıyor.
Zeydi de bu nedenle hükümetinin Türkiye ile Türk askerlerinin çekilmesine ilişkin bir anlaşmaya ulaşmaya çalıştığını söyledi.
23 Eylül’de Erdoğan ile Zeydi tarafından açıklanan anlaşma, birkaç gün önce Zeydi’nin sözünü ettiği bu görüşmelerin ardından geldi.
Anlaşmayla Türkiye’nin çekilme sürecinin nereden başlayacağı da somutlaştırıldı: Başika-Zilkan.
Irak ise buna karşılık Sincar’da devlet otoritesini bütünüyle tesis edecek ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verecek. Türk kuvvetlerinin Başika-Zilkan’ı Irak hükümetine devretmesi, bu güvenlik uygulamalarında sağlanacak ilerlemeye bağlı olacak.
Sincar’da YBŞ silahlarını devlete teslim edecek
Ortak açıklamadan önce Irak hükümeti Sincar’da önemli bir adım atmıştı.
Zeydi, Ezidi Davası İttifakı ve YBŞ temsilcileriyle yaptığı görüşmenin ardından YBŞ’nin silahlarını Irak devletine teslim etmeye başlayacağını açıkladı.
Plana göre Sincar Dağı tamamen Irak Federal Hükümeti’nin idari ve güvenlik otoritesine girecek.
YBŞ ile kadın yapılanması YJŞ mensuplarının durumları da yeniden düzenlenecek. Şartları karşılayanların Irak yasaları çerçevesinde ülkenin resmî güvenlik kurumlarına alınması için üst düzey bir komisyon kurulacak.
Zeydi bu görüşmenin ardından:
“Silahların yalnızca devlet tekelinde bulunması ve güvenlik kararının tekleştirilmesi, ilçe halkının korunması, istikrarın ve bölgenin geleceğinin güvence altına alınması adına temel bir esastır.”
demişti.
YBŞ, IŞİD’in 2014’te Sincar’a saldırmasının ardından Ezidi savaşçılardan oluşturuldu. PKK’nın bölgede etkin olduğu dönemde kurulan YBŞ’yi Türkiye PKK’nın Sincar yapılanması olarak değerlendiriyor.
Irak Genelkurmay Başkanı Sincar’a gitti
YBŞ’nin silahlarını devlete teslim edeceğinin açıklanmasının ardından Bağdat, Sincar’daki yeni güvenlik düzeninin uygulanması için de harekete geçti.
Irak Genelkurmay Başkanı Korgeneral Abdülemir Yarallah, 22 Eylül’de üst düzey askerî heyetle Sincar’a gitti.
Heyetin bölgedeki askerî komutanlar ve yerel temsilcilerle yaptığı görüşmelerde Sincar’ın güvenlik durumu, devlet otoritesinin güçlendirilmesi ve bölgedeki silahlı yapıların durumu ele alındı.
Ziyaret, Zeydi’nin Sincar’daki güvenlik ve hizmet durumunun değerlendirilmesi ve YBŞ ile YJŞ mensuplarının durumunun düzenlenmesi için üst düzey bir komisyon kurulması talimatından sonra gerçekleşti.
İran destekli milisler için 30 Haziran 2027 takvimi
Sincar’daki gelişmeler, Zeydi hükümetinin Irak genelinde yürüttüğü daha kapsamlı silahsızlanma süreciyle aynı döneme denk geliyor.
Zeydi, New York Times’a hükümetin özellikle devlet kontrolüne girmeye direnen dört güçlü İran destekli milis üzerinde çalıştığını söyledi.
Hedef, bu grupların bağımsız silahlı yapılar olarak varlıklarının sona ermesi. Mensuplarının şartları karşılamaları halinde bireysel olarak Haşdi Şabi’ye katılmaları mümkün olacak. Ancak grupların kendi isimleri ve bağımsız silahlı yapılarıyla faaliyetlerini sürdürmelerine izin verilmeyecek.
Zeydi’ye göre ilk olarak 90 günlük bir dönem uygulanacak. Bu süre içinde milisler saldırı düzenlemeyecek; ABD güçlerinin de bu grupları hedef almaması için güvence sağlanacak.
Ardından silah teslimi başlayacak.
Irak hükümeti sürecin 30 Haziran 2027’ye kadar tamamlanmasını hedefliyor. Milisler ise kendilerine 2027 sonuna kadar süre verilmesini istiyor.
Zeydi, belirlenen sürenin ardından milis isimleri altında silahlı faaliyetlerini sürdüren grupların “kanun dışı” kabul edileceğini söyledi.
Sincar-Başika bağlantısı ortak metne girdi
Böylece son günlerde ayrı ayrı ilerleyen üç güvenlik başlığı 23 Eylül tarihli Türkiye-Irak anlaşmasıyla birbirine bağlanmış oldu.
İran destekli Şii milisler silah bırakma görüşmelerinde Türk askerinin Irak’tan çekilmesini gündeme getirdi. Türkiye, Irak’taki askerî varlığını PKK tehdidiyle ilişkilendirerek çekilmeyi PKK’nın kampları ve silahlarının ortadan kaldırılmasına bağladı. Irak hükümeti ise Sincar’da YBŞ’nin silahlarını devlete teslim edeceğini açıkladı.
Erdoğan-Zeydi anlaşmasıyla Bağdat, Sincar’da devlet otoritesinin tamamen kurulması ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi taahhüdünde bulundu.
Türkiye de Irak’ın bu adımlarında sağlanacak ilerlemeye paralel olarak Başika-Zilkan yerleşkesini Irak Federal Hükümeti’ne kademeli şekilde teslim edecek.
Ortak açıklamada devir işleminin tamamlanacağı tarih belirtilmedi; sürecin tarafların üzerinde anlaştığı mekanizma ve zaman çizelgesine göre yürütüleceği kaydedildi.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.