İstanbul 2 No’lu Barosu, İstanbul Barosu Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu hakkında yazılı açıklama yayımladı.
25 Ekim’de yapılan seçimlerde İstanbul 2 No’lu Barosu’nun yönetimi değişmiş, başkanlık yarışını altı oy farkla Rıza Saka kazanmıştı. Yeni yönetimin göreve gelmesinin ardından barodan Kanadoğlu soruşturmasına ilişkin açıklama geldi.
Kanadoğlu ne demişti?
İstanbul Barosu Genel Kurulu’nda konuşan Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan yargıçları ve keyfî tutuklama kararları verdiğini söylediği sulh ceza hâkimlerini eleştirmişti.
Kanadoğlu’nun konuşmasında aktarılan ifadeler şöyleydi:
“Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan yargıçlar, keyfî tutuklama kararı veren sulh ceza hakimleri, sizleri tek tek not ediyoruz. Sizin her kararınızı izliyoruz. Bu kararlarınızı raporluyoruz.
Bu yargıçlar ve savcılar, ‘Ben yasaya uymayacağım, ben avukata ve yurttaşa eziyet çektireceğim ve bundan da hiçbir sorumluluk taşımayacağım’ diye düşünüyorlarsa, bilsinler ki iki elimiz yakalarında olacak.”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bu sözler nedeniyle Kanadoğlu hakkında resen soruşturma başlatmıştı.
İstanbul 2 No’lu Barosu’nun açıklamasının tam metni
İstanbul 2 No’lu Barosu’nun açıklamasının tamamı şöyle:
İstanbul 1 Nolu Barosu Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma nedeniyle Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu hakkında soruşturma başlatılması üzerine aşağıdaki hususları kamuoyuyla paylaşma gereği doğmuştur.
Baroların genel kurulları, mesleki sorunların yanı sıra ülkenin hukuk ve adalet meselelerinin tartışıldığı, eleştiri, düşünce ve önerilerin özgürce dile getirildiği zeminlerdir.
Bir baro başkan adayının, hukuk uygulamasında yanlış bulduğu karar ve uygulamaları genel kurul kürsüsünden eleştirmesi doğaldır. Yargı mensupları da görevleriyle ilgili eleştirilere karşı hoşgörülü olmalıdır.
Bununla birlikte eleştiri hakkını kullanan hukukçuların, sözlerin içeriği kadar üslubuna da özen göstermesi gerekir. Görev yapan hâkim ve savcılara yönelik parmak sallayan, tehdit ve baskı anlamı taşıyan ifadeleri kabul edilebilir bulmuyoruz. Hukuka bağlılık çağrısı yapan bir hukuk insanından, bu çağrısını hukuk dilinin gerektirdiği sorumluluk ve ölçülülük içinde dile getirmesi beklenir.
Hukuk düzeni, gerekli denetim ve sorumluluk mekanizmalarını kendi içinde barındırır. Hukukçuların ve baroların görevi, yanlış buldukları uygulamaları somut gerekçelerle eleştirmek, ilgili hukuki yolları işletmek ve bu mekanizmaların etkili çalışması için mücadele etmektir. Bu mücadelede kişisel hesaplaşma veya tehdit izlenimi veren bir dilden kaçınılmalıdır.
Üsluba yönelik haklı eleştiriler ise tek başına sözlerin suç oluşturduğu sonucuna götürmemeli; eleştiri ile tehdit arasındaki ayrım somut ve titiz bir değerlendirmeyle yapılmalıdır.İstanbul 2 Nolu Barosu olarak bütün hukukçuları, eleştiriye tahammül etmeye, eleştirilerini sorumlu bir dille ifade etmeye ve hukuka ilişkin uyuşmazlıkların çözümünü yine hukukun yöntemleri içinde aramaya davet ediyoruz.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.