Fatih Altaylı, 6 aylık tutukluluğunun ardından ilk YouTube yayınını yaptı: “Kötü muamele gördüğünü diyebileceğim bir veya iki kişi vardır, onlar da cezaeviyle alakalı değil. Birisi gelip de işte şu şartta bırakırız, bu şartta serbest bırakırız, bu falan gibi bir şey olmadı. Gelen avukatlardan inanılmaz şey öğrendim. Çetelerle ilgili inanılmaz şeyler öğrendim, Timur Soykan’dan daha çok biliyorum.” Altaylı, İmamoğlu ile Enver Aysever arasında polemik yaşandığına dair iddiayla ilgili, “Orada kimsenin elini sıkacak bir ortam oluşmuyor. Koridorda karşılaşırsanız da aranızda 4-5 metreden daha yakın bir mesafe olması mümkün değil” dedi.
Sosyal medyada DEM milletvekilleri ve sanatçıların da destek verdiği akıma katılarak, saçlarını ördüğü, konuşma olmayan bir videoyu hesabından ““Aynı saç değil belki ama aynı acı aynı his” mesajı ve Kürtçe bir müzik eşliğinde paylaşan hemşire İ.A. “terör propagandası yapma” suçlamasıyla gözaltına alındı. Milliyetçi-ulusalcı hesaplardan İ.A.’nın meslekten atılması ve tutuklanması için çağrılar yapılmıştı. Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü, “Devlet Memurları Kanunu ve Kamu Görevlisi Etik Davranış ilkelerine aykırı paylaşımlar” gerekçesi gösterilerek adli ve idari soruşturma açıldığını açıklamıştı.
Rojava ve dolayısıyla Suriye’deki gelişmeler, duygusal bir trajedi olarak değil, analitik bir stratejik manevra olarak okunmalıdır. Bu süreç, çatışmayı askıya alan, alanı daraltan ve zamanı büyük güçler lehine uzatan bir stratejiyi temsil eder. Ancak sis dağılmadıkça, dengelerin nasıl evrileceği belirsizliğini korur – bu, uluslararası güç dengelerinin değişmez bir gerçeğidir.
Parçalanmış cesedi çöp konteynerlerinde bulunan Özbekistanlı Durdona Khokimova’nın katilleri, polis ifadesinde olayı anlattı: “Evin banyosu küçüktü bu nedenle salonda parçalamaya karar verdik. Önce banyoya götürerek başını kestik. Kanının iyice akmasını bekledik. Daha sonra buradan çıkararak salonda yere serdiğimiz naylonların üzerine yatırdık. Burada valize sığacak şekilde parçaladık. Evden uzak bir yer olarak Avrupa Yakası'nı düşündük ve Şişli'ye giderek valizdeki ceset parçalarını çöp konteynerlerine attık.”
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya’nın da aralarında bulunduğu 41 şüpheli hakkında iddianame hazırladı.