Osman Kavala, Silivri Cezaevi’nden deprem felaketine ilişkin mesaj gönderdi: “Depremzede kardeşlerinin acılarını paylaşmak ve hafifletmek için seferber olan tüm dayanışma gönüllülerine başarılar diliyorum. Onların arasında olamamaktan büyük üzüntü duyuyorum”
Hablemitoğlu suikastı davasının ilk duruşması bugün başladı. İfadeleriyle davanın yeniden başlamasını sağlayan eski ÖKK subayı sanık Nuri Gökhan Bozkır, Hablemitoğlu cinayetinde zamanaşımını kesmek için yalan ifade verdiğini söyledi. Bozkır, Mahkeme Başkanı'nın "Madem önceki ifaden yalan, cinayetle ilgili ne biliyorsun" diye sorması üzerine "Hiçbir şey bilmiyorum. Araştırılsın, araştırılsın, araştırılsın" dedi. Mahkeme Başkanı, Bozkır'a "FETÖ'nün belini kırmak istiyorsan doğru bilgilerle olur, yalan yanlış bilgilerle olmaz. Bize gelmişsin, 'Bütün beyanlarım yalan' diyorsun" sözleriyle tepki gösterdi. Savunmasına devam eden Bozır, suikastta tetiği çeken olmakla suçlanan Tarkan Mumcuoğlu'nu cinayetten önce mi sonra mı gördüğünü hatırlamadığını söylerken Levent Göktaş için, "Bana bu konuda hiçbir emir vermedi. Husumetim yok. Bana 500 bin dolar zarar verdi. Helali hoş olsun" dedi. Duruşmaya yarın devam edilecek.
Depremden en çok etkilenen, neredeyse sağlam binanın kalmadığı Antakya’da şehrin en büyük binalarından biri depremi alçı levhalardaki çatlaklarla atlattı. Yıkılan 14 asırlık Habibi Neccar Camii’nin karşısındaki dört yıllık The Museum Hotel’in nasıl ayakta kaldığını mimarı Emre Arolat Serbestiyet’e anlattı: “Büyük oranda çelik strüktür olarak ve ciddi bir mühendislik hizmeti alınarak inşa edildi. Bununla birlikte aynı ciddiyette yapılan zemin etüdünün bulguları değerlendirilerek yapının ana taşıyıcıları mevcut zeminin metrelerce altındaki sağlam zemine oturtuldu. Yapım süreci beklenenden katbekat uzun sürdü ama kesinlikle hiçbir taviz verilmedi.”
Adıyaman'da görevli sağlık personeli Habertürk canlı yayınına girdi:
"Cumhurbaşkanı buraya gelsin, bakalım yüzü yetiyor mu?"
"Bu acı sadece bizim acımız. Sahipsiz bıraktınız Adıyaman'ı"
"Hani nerede kriz yönetimi? Hepsi öldü. Uyan artık Türkiye, uyan!"