Anasayfa / Dış Haber / Maduro Türkiye saati ile 20.00’de mahkemeye çıkacak: “Devlet gücüyle kokain trafiği” ile suçlanıyor

Maduro Türkiye saati ile 20.00’de mahkemeye çıkacak: “Devlet gücüyle kokain trafiği” ile suçlanıyor

Operasyonla konutundan kaçırılan Maduro ile eşi New York’a götürüldü. Önce DEA’nın (Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi Ofisi) merkezinde ifadesi alındı. Geceyi Brooklyn'deki Metropolitan Gözaltı Merkezi'nde geçirdi. Pazartesi günü Türkiye saati ile 20.00’de Manhattan’da mahkemeye çıkarılacak. New York Güney Bölgesi Savcılığı, Maduro ve ailesini narko-terörizm ve kokain kaçakçılığıyla suçluyor.

Venezuela Cumhurbaşkanı Nikolas Maduro, ABD’nin gece vakti yaptığı operasyonla kaçırıldı. Uyuşturucu suçlamaları yöneltilen Maduro, New York’ta yargılanacak.

Önce DEA (Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi Ofisi) merkezinde ifadesi alınan Maduro, geceyi Brooklyn’deki Metropolitan Gözaltı Merkezi’nde geçirdi. Maduro’nun Pazartesi günü Manhattan’da mahkemeye çıkması bekleniyor.

Hazırlanan iddianamede, Venezuela’daki iktidar elitinin 1999’dan 2025’e kadar devletin kurumlarını kullanarak ABD’ye yönelik binlerce tonluk kokain sevkiyatını organize ettiği öne sürüldü.

Savcılığın metninde Maduro için şu ifade yer aldı:

“Nicolás Maduro Moros, yasa dışı biçimde elde ettiği yetkiyi ve çürüttüğü devlet kurumlarını kullanarak binlerce ton kokaini Amerika Birleşik Devletleri’ne taşımak için ortaklarıyla birlikte hareket etti.”

“Her görevinde uyuşturucu trafiği”

İddianame, Maduro’nun siyasi kariyerinin her aşamasında uyuşturucu ticaretiyle bağlantılı olduğunu savunuyor:

“Maduro, Ulusal Meclis üyesiyken Venezuelalı güvenlik güçlerinin koruması altında kokain sevkiyatları yaptı.”
“Dışişleri Bakanı olarak uyuşturucu kaçakçılarına diplomatik pasaport sağladı ve kara para taşıyan uçaklara diplomatik dokunulmazlık temin etti.”

Savcılığa göre, Maduro devlet başkanı olduktan sonra da bu düzen devam etti:

“Maduro, devlet başkanı olarak kokainle beslenen yolsuzluğun kendi yararına, rejimin yararına ve aile üylerinin yararına gelişmesine izin verdi.”

“Aile bireyleri de suçlandı”

İddianamede, uyuşturucu gelirlerinin Maduro’nun ailesine de aktarıldığı ileri sürülüyor:

“Bu narko-temelli yolsuzluk düzeni, Venezuela’daki siyasi ve askerî elitleri zenginleştirirken, aynı zamanda Maduro’nun aile üyelerinin servet ve gücünü de pekiştirdi.”

Maduro’nun eşi Cilia Flores için ise şu iddia yer aldı:

“Cilia Adela Flores de Maduro, büyük ölçekli bir uyuşturucu kaçakçısı ile Venezuela Ulusal Uyuşturucuyla Mücadele Ofisi direktörü arasında rüşvet karşılığında aracılık yaptı.”

Maduro’nun oğlu Nicolás Maduro Guerra’nın da sevkiyatlarda rol aldığı öne sürüldü:

“Nicolás Maduro Guerra, devlet petrol şirketine ait uçaklara yüklenen büyük paketler hâlinde uyuşturucunun sevkiyatına bizzat tanıklık etti ve bu uçakların ‘ABD dahil her yere gidebileceğini’ söyledi.”

Silahlı örgütlerle işbirliği iddiası

Savcılık, Venezuela yönetiminin FARC, ELN, Sinaloa Cartel, Zetas ve Tren de Aragua ile ortaklık kurulduğunu ileri sürdü.

İddianamede bu ilişki şu ifadeyle özetlendi:

“Maduro ve ortakları, dünyanın en şiddetli ve en üretken uyuşturucu kaçakçıları ve narko-teröristleriyle onlarca yıl boyunca birlikte hareket etti.”

“Venezuela bir uyuşturucu geçiş merkezine dönüştü”

Savcılığa göre, Venezuela rejimi ülkeyi bilinçli olarak bir geçiş merkezine çevirdi:

“1999’dan itibaren Venezuela, koruma bedeli ödeyen uyuşturucu kaçakçıları için güvenli bir sığınak hâline getirildi.”

ABD Dışişleri Bakanlığı verilerine atıf yapılan iddianamede, 2020’ye gelindiğinde yılda 200–250 ton kokainin Venezuela üzerinden sevk edildiği belirtildi.

Ağır suçlamalar, el koyma talebi

İddianamede sanıklar; narko-terörizm komplosu, ABD’ye kokain ithali, uyuşturucu suçları kapsamında ağır silah ve patlayıcı bulundurma suçlamalarıyla karşı karşıya.

Savcılık ayrıca sanıkların uyuşturucu gelirlerinden elde edilen tüm mal varlıklarına el konulmasını talep ediyor.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın