Dünyaca tanınmış Çinli muhalif sanatçılarından Ai Weiwei, 10 yıl aradan sonra ilk kez Çin’e gitti. Ziyaretinin ardından Almanya’nın Berliner Zeitung gazetesine konuşan Ai Weiwei, vardığı sonucu tek cümleyle özetledi: “Pekin, Almanya’dan daha insani.”
93 yaşındaki annesini oğlu ile birlikte ziyaret eden Ai Weiwei, dönüşünde Çin ile Almanya’yı, Pekin ile Berlin’i karşılaştırdı. Pekin’i “kırık bir yeşimin kusursuzca yeniden birleştirilmesi”ne benzeten sanatçı, ülkeye dönerken hiç korku duymadığını söyledi.
Son 10 yıldır Avrupa’da yaşayan Ai Weiwei, günlük hayatın zorluklarının Çin’e kıyasla Avrupa’da “en az on kat” daha fazla olduğunu savundu. Özellikle bürokrasiyi hedef alan sanatçı, Çin’de yıllardır kullanmadığı banka hesabını birkaç dakika içinde yeniden aktive ettiğini, buna karşılık Almanya’da kendi hesabının iki kez, kız arkadaşının hesabının da kapatıldığını anlattı. İsviçre’de ise büyük bir bankada hesap açmasının reddedildiğini, başka bir bankadaki hesabının da daha sonra kapatıldığını söyledi. “Bu süreçler olağanüstü derecede karmaşık ve çoğu zaman irrasyonel” dedi.
Siyasi iklim açısından da çarpıcı bir karşılaştırma yapan Ai Weiwei, “Pekin’de sıradan insanlar için günlük hayat Almanya’dakinden daha doğal ve daha insani hissediliyor” ifadesini kullandı. Almanya’yı ise “soğuk, akılcı ve derinlemesine bürokratik” olarak tanımladı: “Bir birey olarak insan orada kendini sıkışmış ve güvencesiz hissediyor.”
Sanatçının en dikkat çekici gözlemlerinden biri de sosyal hayata dair oldu. Ai Weiwei, Almanya’da geçirdiği 10 yıl boyunca neredeyse hiç kimsenin kendisini evine davet etmediğini, komşuların en fazla baş selamı verdiğini söyledi. Buna karşılık Çin’e döner dönmez, “en az beş farklı meslekten sıradan insanların sıraya girip benimle tanışmak istediğini” anlattı.
Ai Weiwei, röportajın sonunda Almanya’nın bugün “tarih ile gelecek arasında yerini bulmaya çalışan, güvensiz ve özgür olmayan bir ülke” rolünü oynadığını savundu.













