CNN’den Ivana Kottasová’nın analizinin çevirisini aktarıyoruz.
Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, ülkesini Irak savaşına sürüklemiş ve Ortadoğu Özel Temsilciliği görevinde sekiz yıl boyunca en iyi ihtimalle “karışık” bir performans sergilemiş bir isim. Blair, Çarşamba günü Gazze’nin geleceğine ilişkin Beyaz Saray’daki zirveye katılınca dikkatleri üzerine çekti.
Toplantının içeriği kamuoyuna açıklanmadı. Ancak Başkan Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff, Fox News’e yaptığı açıklamada görüşmelerin “savaş sonrası Gazze için kapsamlı plan” üzerine odaklanacağını söyledi.
Blair’in katılımı birçok gözlemci için sürpriz oldu. Zira son on yılda Ortadoğu’daki resmi faaliyetleri büyük ölçüde özel iş girişimleri ve aralıklı medya görünümleriyle sınırlıydı.
Filistinlilerde Güven Yok
Blair, 2007’de başbakanlıktan ayrıldıktan sonra sekiz yıl boyunca İsrail ile Filistin arasında barış arayışlarını yürüten Dörtlü (Quartet)’nün Ortadoğu temsilcisi olarak görev yaptı. Ancak 2015’te istifa ettiğinde, Dörtlü büyük ölçüde “etkisiz” bir yapı olarak görülüyordu.
Başlangıçta Filistin Yönetimi atamayı olumlu karşılasa da ilişkiler kısa sürede bozuldu. Blair, İsrail yanlısı tutumu nedeniyle Ramallah’ta “istenmeyen kişi” ilan edilme noktasına kadar geldi.
Birleşik Arap Emirlikleri uzmanı Prof. Shibley Telhami, CNN’e yaptığı değerlendirmede, Blair’in toplantıya katılımının Trump’a “zengin bağışçıların ilgisini çekme” imkânı sağlayabileceğini ama Ortadoğu’da ve uluslararası alanda kamuoyu açısından zarar vereceğini söyledi:
“(Blair’in) Irak savaşına verdiği destek ve Ortadoğu’daki liderlerle olan mali ve siyasi bağları, itibarını bölgede ve başka yerlerde zedeledi.”
İngiltere’de Tepki
İngiltere’de Liberal Demokrat Parti lideri Ed Davey, Blair’in parlamentoya toplantıyla ilgili bilgi vermesi gerektiğini söyledi:
“Birleşik Krallık, elimizdeki tüm bilgileri kullanarak Trump’ı doğru şeyi yapmaya zorlamalı.”
Trump’ın “Gazze Rivierası” Planı
Trump daha önce Gazze’yi ABD’nin kontrolüne almayı, bölge halkını başka yerlere yerleştirmeyi ve tamamen yıkılmış toprakları bir çeşit ‘Ortadoğu Rivierası’na dönüştürmeyi önermişti. Hatta yılın başında sosyal medyada, Gazze’nin lüks tatil beldesine çevrildiğini gösteren, üzerinde kendisinin altın bir heykelinin bulunduğu yapay zekâ ile üretilmiş bir video paylaşmıştı.
Bu fikrin en büyük destekçilerinden biri, Trump’ın damadı Jared Kushner. Blair gibi onun da resmi bir görevi yok. Çarşamba günü Beyaz Saray’daki toplantıya katılan isimlerden biriydi.
İsrail Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer de bu hafta Washington’daydı. Abraham Anlaşmaları’nın mimarlarından olan Dermer’in hem Kushner hem de Blair ile yakın ilişkileri var.
Telhami, Dermer’in Blair ve Trump ekibiyle Gazze konusunda koordinasyon yürüttüğünü ama toplantıda hiçbir Arap temsilcinin bulunmadığını vurguladı:
“Oysa Araplar, özellikle İsrail’in komşuları ve zengin Körfez ülkeleri, Gazze’nin geleceğinde doğrudan etkilenecek ve masrafların büyük kısmını üstlenmeleri beklenecek.”
Blair’in Kurumunun Adı da Geçiyor
Trump’ın planı başta bir “atmasyon” öneri gibi görünse de zamanla somutlaştı. Boston Consulting Group (BCG) uzmanlarının da katkısıyla, “Filistinlilere topraklarını terk etmeleri için ödeme yapılmasını öngören” bir çalışma hazırlandı. Financial Times’ın haberine göre bu çalışmada Blair’in kurumu Tony Blair Institute for Global Change (TBI)’den bazı isimlerle de görüşmeler yapıldı.
BCG daha sonra yaptığı açıklamada, kendi kurallarını ihlal eden bir kıdemli ortağın bu ekibi topladığını ve TBI ile “etkileşim içinde olduklarını” doğruladı. TBI ise birçok kurumla Gazze sonrası senaryoları konuştuğunu ama “bu planı hazırlamadığını, geliştirmediğini veya desteklemediğini” vurguladı.
Kurumun sözcüsü CNN’e yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Tony Blair, görevi bıraktığından bu yana Gazeliler için daha iyi bir Gazze inşa etmek için çalışıyor. Bu hiçbir zaman Gazelilerin yerinden edilmesiyle ilgili olmadı.”
Ne Anlama Geliyor?
Trump’ın Gazze için nihai planı hâlâ belirsizliğini koruyor. Ancak Blair’in Beyaz Saray’daki toplantıya katılması, hem uluslararası meşruiyet görüntüsü kazandırma çabası hem de Blair’in Körfez’deki zengin bağlantıları üzerinden finansal destek sağlama girişimi olarak yorumlanıyor.
Gazze’de yaşayanlar içinse tek umut, Blair’in toplantıda en azından kendi kurumunun “Gazeliler için daha iyi bir Gazze” söylemini dile getirmiş olması.