İsrail basınına göre Tel Aviv yönetimi, Türkiye’nin Gazze’de askeri veya yarı askeri bir varlık göstermesine kategorik olarak karşı çıkıyor. Ancak bu tutum, ABD Başkanı Donald Trump’ın yaklaşımıyla açık bir çelişki oluşturuyor.
Trump’ın, Türkiye’nin Gazze’de yer almasının:
• Hamas’ın silah bırakma sürecini kolaylaştırabileceği,
• Sahadaki aktörler üzerinde caydırıcı ve dengeleyici bir etki yaratabileceği,
• ABD’nin garantörü olduğu ateşkes ve geçiş sürecine ivme kazandırabileceği
görüşünde olduğu belirtiliyor.
Nitekim Haaretz, Trump’ın Florida’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı görüşmede, Türkiye’nin savaş sonrası Gazze düzenlemelerindeki rolünü doğrudan gündeme getirdiğini yazdı. Haberde, Washington’un Gazze için planlanan uluslararası güce asker göndermeye istekli ülke bulmakta zorlandığı, bu nedenle Türkiye seçeneğinin giderek daha merkezi hale geldiği vurgulandı.
Suudi Arabistan’dan Türkiye Hamlesine Destek
İsrail basınında yer alan bir diğer dikkat çekici iddia ise Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın tutumuna ilişkin.
Ma’ariv gazetesine göre Bin Selman, Başkan Trump’a:
• Türkiye’nin Gazze’de askeri varlık göstermesinin ve ISF’ye katılmasının kabul edilmesi çağrısında bulundu.
Aynı temaslarda Riyad’ın, Hamas–İsrail ateşkesinin ikinci aşamasının hayata geçirilememesinden İsrail’i sorumlu tuttuğu ve Washington’a bu yönde açık mesaj verdiği de aktarıldı.
Salman, bu hafta Trump’la görüşecek.
Alternatifler Tükeniyor
Süreçte İsrail açısından bir başka sorun da, alternatif ülkelerin sahadan çekilmesi.
Son olarak:
• Azerbaycan, Gazze’de kurulması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü’nden çekildiğini bildirdi.
Bu gelişmeyle birlikte, ISF’ye katılmaya istekli ülke neredeyse kalmadı. İsrail basınındaki değerlendirmelere göre, sahaya girmeye hazır tek ülke Türkiye; ancak Tel Aviv bu seçeneği “kategorik” olarak reddetmeye devam ediyor.
Türk Askeri Gazze’de mi, Bölgesel Rol mü?
Diplomatik kulislerde konuşulan bir diğer formül ise, Türk askerinin doğrudan Gazze’ye girmemesi, ancak:
• İnsani yardımların koordinasyonu,
• Lojistik ve güvenlik planlaması
kapsamında Mısır ve Ürdün’de görev alması. Bu seçeneğin, hem İsrail’in itirazlarını yumuşatabilecek bir ara formül hem de Trump yönetiminin süreci ilerletmek için elindeki en gerçekçi araçlardan biri olduğu belirtiliyor.













