Anasayfa / Dünya / 200 yıllık sırrı bir tutam saç çözdü: Thomas Jefferson’ın kölesinden çocukları olduğu DNA ile doğrulandı

200 yıllık sırrı bir tutam saç çözdü: Thomas Jefferson’ın kölesinden çocukları olduğu DNA ile doğrulandı

“Bütün insanlar eşit yaratılmıştır” diye yazan ABD’nin kurucu babası Thomas Jefferson’ın, köleleştirdiği Sally Hemings’in çocuklarının babası olup olmadığı iki yüzyıldır tartışılıyordu. 15 yıl süren gizli Smithsonian araştırmasında Jefferson’ın ölüm döşeğinde kesilen saçlarından genomu çıkarıldı ve Hemings’in torunlarıyla karşılaştırıldı. Yeni DNA bulguları, Hemings ailesinin nesillerdir anlattığı hikâyeyi genetik olarak doğruladı.
3

ABD tarihinin en uzun süren babalık tartışmalarından biri, yeni DNA araştırmasıyla büyük ölçüde sonuçlandı.

Smithsonian Enstitüsü’nde 50 yıldır çalışan antropolog Richard Kurin’in 2011’de gizlice başlattığı araştırmada, ABD’nin üçüncü Başkanı Thomas Jefferson’ın genomu çıkarılarak köleleştirdiği Sally Hemings’in yaşayan torunlarının DNA’larıyla karşılaştırıldı.

Araştırmanın sonuçları, Jefferson’ın Hemings’in çocuklarının babası olduğuna dair şimdiye kadarki en doğrudan genetik kanıtları ortaya çıkardı.

Çalışma henüz bilimsel dergide yayımlanmış değil. New Yorker’ın aktardığına göre araştırma hakem değerlendirmesinden geçti ve Proceedings of the National Academy of Sciences’ta (PNAS) yayımlanmak üzere onay sürecinde. Çalışmanın ön baskısının Richard Kurin’in “History by a Hair” adlı kitabıyla birlikte yayımlanması planlanıyor.

Araştırma Jefferson’ın İncil’inde bulunan saçlarla başladı

Kurin’in araştırması tesadüfen başladı.

Smithsonian’daki Jefferson İncili hakkında hazırlanan bir belgeseli incelerken Jefferson’ın kitabın üzerine saç veya kan bırakmış olabileceğini düşünen Kurin, konservatörlerin kitabın sayfaları arasında gerçekten saç telleri bulduğunu öğrendi.

Saçlar sessizce farklı laboratuvarlara gönderildi.

Ancak yıllar süren çalışmaların ardından bu saçların Jefferson’a ait olmadığı ortaya çıktı.

Araştırmanın devam etmesini sağlayan ise Monticello’nun elindeki başka saç örnekleri oldu. Jefferson’ın ölüm döşeğinde kesildiği belgelenen bu saçların gerçek olduğu doğrulandı.

Eski ve köksüz saçlardan DNA çıkarmak uzun yıllar teknik olarak mümkün değildi. DNA’nın çok küçük parçalara ayrılması ve örneklerin bakteriyel DNA ile kirlenmesi araştırmayı güçleştiriyordu.

Paleogenetik uzmanları Richard Green ve Beth Shapiro’nun ekibi geliştirdiği yeni yöntemle Jefferson’ın saçlarından DNA çıkarmayı ve sonunda genomunun tamamını dizilemeyi başardı.

1998’deki DNA araştırmasının açığını kapattılar

Jefferson ile Sally Hemings arasındaki ilişki hakkındaki söylentiler Jefferson hayattayken başlamıştı.

Tartışmanın bilimsel boyutu ise 1998’de genetikçi Eugene Foster’ın araştırmasıyla değişti. Foster, Sally Hemings’in soyundan gelen bir kişiyle Jefferson ailesinin erkek soyundan gelenler arasında aynı Y kromozomunun bulunduğunu göstermişti.

Ancak bunun önemli bir sınırı vardı.

Araştırmada Thomas Jefferson’ın kendi DNA’sı bulunmadığı için genetik bağın Jefferson ailesinden hangi erkeğe ait olduğu kesin olarak belirlenemiyordu. Jefferson’ın kardeşi Randolph’un Hemings’in çocuklarının babası olabileceğini savunanlar bu ihtimale dayanıyordu.

Yeni Smithsonian araştırmasının amacı doğrudan Thomas Jefferson’ın genomunu çıkararak bu belirsizliği ortadan kaldırmaktı.

Randolph Jefferson’ın mezarını bile aradılar

Fakat Jefferson’ın genomunun çıkarılması tek başına bütün soruları çözmedi.

Aradan geçen kuşaklarda DNA’nın yeniden birleşmesi nedeniyle Hemings’in bazı torunlarında Thomas Jefferson ile kardeşi Randolph’u kesin biçimde birbirinden ayıracak kadar genetik materyal bulunamadı.

Bunun üzerine Kurin’in ekibi sıra dışı bir adım attı: Randolph Jefferson’ın mezarını bulup cesedinden DNA çıkarmaya karar verdi.

Fakat mezarın yeri zaman içinde kaybolmuştu.

Ekip Randolph’un çiftliğinin bulunduğu bölgede yaklaşık 1.300 dönümlük alanı taradı. Çalışmaya bir biyografi yazarı, adli tıp ve lidar uzmanları, tarihî yapılar konusunda uzman kişiler ve bir “kemik avcısı” da katıldı.

Mezar bulunamadı.

Yeni bir torunun DNA’sı düğümü çözdü

Araştırmanın seyrini değiştiren gelişme ise daha önce DNA testi yapılmamış Hemings torunlarına ulaşılması oldu.

Bu kişilerden birinin DNA’sının yüzde 5’inden fazlasının Thomas Jefferson’ın genomuyla ortak olduğu belirlendi.

New Yorker’a göre bu oran, yalnız Jefferson’ın doğrudan bu kişinin atası olduğunu gösterecek kadar yüksek değildi; araştırmaya katılan Jefferson’ın resmî ailesinden kişilerin bazılarındaki genetik ortaklıktan da daha yüksekti.

Yeni doğrulanan Jefferson-Hemings torunlarından biri Ohio State Üniversitesi’nde gelişim biyoloğu olan Margot Kossmann Williams.

Williams’ın anneannesi Dorothy “Dottie” McKnight da araştırmaya katılmıştı. Geçen yıl hayatını kaybeden McKnight’ın genomunun yaklaşık yüzde 3’ünün Jefferson ile ortak olduğu tespit edildi.

McKnight ailesinin geçmişinde siyah kökenlerinin saklandığı bir dönem vardı. Çocukluğunda okulda bazı öğrenciler kendisine siyah olduğunu söylemiş, bir öğretmenin yoklama listesinde adının yanına “colored” yazdığını görmüştü. McKnight bu kelimenin üzerini çizerek yerine “white” yazmıştı.

Jefferson ve Hemings’in oğlu: Madison

Ailenin izi Sally Hemings ile Thomas Jefferson’ın oğlu olduğunu hayatı boyunca söyleyen Madison Hemings’e kadar gidiyor.

Monticello’da köle olarak doğan Madison marangozluğu, çiftliğin marangozhanesini yöneten dayısından öğrendi. Jefferson da amatör olarak marangozlukla ilgileniyordu ve Madison babası ve aynı zamanda kendisini köleleştiren Jefferson’la birlikte çalıştı.

Jefferson, vasiyetinde Madison ve Hemings’in diğer çocuklarını özgür bıraktı.

Madison Hemings’in anlatımına göre bunun arkasında anne ve babasının Paris’te yaptıkları bir anlaşma vardı. Jefferson o sırada ABD’nin Fransa temsilcisiydi. Sally Hemings Fransa’da hukuken özgür kalabilecekken Virginia’ya dönmeyi kabul etmiş, karşılığında çocuklarının özgür bırakılması konusunda Jefferson’dan söz almıştı.

Madison Hemings 1873’te bir gazeteciye verdiği röportajda Thomas Jefferson’ın babası olduğunu açıkça anlattı.

Fakat anlatımı uzun yıllar tarihçiler tarafından kabul edilmedi.

Tarihçi Annette Gordon-Reed, Jefferson’ın değil başka bir Jefferson erkeğinin baba olduğu yönündeki ısrarı daha 1990’larda “Thomas dışında herhangi bir Jefferson” yaklaşımı olarak tanımlamıştı.

Gordon-Reed’in 2008’de yayımlanan ve Pulitzer ile National Book Award kazanan “The Hemingses of Monticello” kitabı, mevcut tarihsel kanıtların Jefferson-Hemings ilişkisi dışında makul bir açıklama bırakmadığını savundu.

Monticello da daha sonra Sally Hemings’e özel bir sergi açarak Jefferson’ın çocuklarının babası olduğu sonucunu benimsedi.

Jefferson’ın genomu internete açılabilir

Kurin şimdi Jefferson’ın genomunu internette araştırmacıların kullanımına açmayı planlıyor.

Bunun yeni sonuçları olabilir.

Sally Hemings’in bazı çocukları Jefferson’ın ölümünden sonra aileden ayrılmış ve hayatlarının geri kalanında beyaz olarak yaşamıştı. Jefferson’ın genomunun erişime açılması, bugün ABD’nin farklı bölgelerinde yaşayan ve aile geçmişini bilmeyen başka Jefferson-Hemings torunlarının da tespit edilmesini sağlayabilir.

Yeni DNA çalışması böylece iki yüzyıllık tartışmayı yeniden Jefferson’ın hayatındaki temel çelişkiye getiriyor: Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi’nde “bütün insanların eşit yaratıldığını” yazan Thomas Jefferson, Sally Hemings’i ve birlikte dünyaya getirdikleri çocukları yıllarca köle olarak tuttu.

Madison Hemings’in 153 yıl önce anlattığı aile hikâyesini ise şimdi genetik bilimi doğruluyor.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın