Anasayfa / Haberler / 53 kişinin öldüğü Reyhanlı katliamının faillerinden Ömer el-Hatip 13 yıl sonra yakalandı

53 kişinin öldüğü Reyhanlı katliamının faillerinden Ömer el-Hatip 13 yıl sonra yakalandı

MİT, 2013’te Reyhanlı’da 53 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırının planlayıcıları arasında gösterilen Suriye uyruklu Ömer el-Hatip’i yakaladı. Kırmızı bültenle aranan el-Hatip’in deniz yoluyla Avrupa’ya kaçmaya çalışırken yakalanarak Türkiye’ye getirildiği açıklandı. El-Hatip, Reyhanlı iddianamesinde Suriye istihbaratı ile saldırıyı gerçekleştiren ekip arasındaki kilit isimlerden biri olarak yer alıyordu.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Türkiye’nin yakın tarihindeki en kanlı saldırılardan biri olan Reyhanlı saldırısının firari sanıklarından Ömer el-Hatip’i 13 yıl sonra yakaladı.

MİT’in verdiği bilgilere göre kırmızı bültenle aranan Suriye uyruklu el-Hatip’in deniz yoluyla Avrupa’ya kaçmaya hazırlandığı tespit edildi. Düzenlenen operasyonla yakalanan el-Hatip Türkiye’ye getirildi.

Reyhanlı’da ne olmuştu?

11 Mayıs 2013’te Hatay’ın Suriye sınırındaki Reyhanlı ilçesinde, belediye binası ve PTT önünde dört dakika arayla bomba yüklü iki araç patlatılmış, saldırıda 53 kişi hayatını kaybetmişti.

Saldırı, Suriye iç savaşının Türkiye’ye en doğrudan ve kanlı biçimde sıçradığı olaylardan biri oldu.

Saldırıyla ilgili hazırlanan iddianameye göre organizasyonun arkasında, uzun yıllardır Suriye’de yaşayan Mihraç Ural’ın liderliğindeki THKP-C/Acilciler yapılanması ile Suriye istihbaratındaki isimler vardı.

Bugün yakalanan Ömer el-Hatip de dosyada tali bir isim değildi.

İddianamede saldırının planlamasının Mihraç Ural, Suriye istihbaratı mensubu olduğu belirtilen Ömer el-Hatip ve “Hacı” kod adlı bir başka Suriye istihbarat görevlisi tarafından yapıldığı ileri sürüldü. Türkiye tarafındaki organizasyonun ise Nasır Eskiocak ve Yusuf Nazik gibi isimler üzerinden yürütüldüğü belirtildi.

İddianameye göre Yusuf Nazik ve Yusuf Büyükkasım, saldırı hazırlıkları sırasında Suriye’ye geçirilerek Ömer el-Hatip, Mihraç Ural ve Suriye istihbaratındaki isimlerle görüştürüldü. Büyükkasım’ın el-Hatip’in belirlediği bir evde kaldığı da dosyaya girdi. Savcılık, bu temasları THKP-C/Acilciler ile Suriye güvenlik güçlerinin saldırının hazırlanmasında birlikte hareket ettiğinin delilleri arasında değerlendirdi.

Saldırıdan üç gün önce isim isim ihbar edilmişti

Reyhanlı saldırısının en tartışmalı taraflarından biri saldırıdan önce güvenlik birimlerine ulaşan ayrıntılı ihbarlardı.

İddianameye göre 8 Mayıs 2013’te Hatay Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ni arayan bir kişi, Türkiye’de bombalı saldırı hazırlığı yapıldığını bildirdi. İhbarcı iki minibüs hazırlandığını, patlayıcıların Suriye’den getirildiğini ve Nasır Eskiocak ile Yusuf Nazik dahil organizasyonda yer alan bazı kişilerin isimlerini verdi.

Nasır Eskiocak saldırıdan bir gün önce güvenlik güçleri tarafından takibe de alındı.

Buna rağmen saldırı engellenemedi.

Planlanan ilk hedefin Ankara olduğu, daha sonra hedefin değiştirilerek Reyhanlı’nın seçildiği de iddianameye yansıdı. 11 Mayıs günü saat 13.21’de belediye binası, dört dakika sonra da PTT önündeki bomba yüklü araçlar patladı.

Failler yıllar içinde tek tek yakalandı

Ana davada Nasır Eskiocak’ın da aralarında bulunduğu dokuz sanık 53’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Suriye istihbaratıyla saldırıyı gerçekleştirenler arasındaki bağlantıyı sağladığı belirtilen Yusuf Nazik ise MİT tarafından 2018’de Lazkiye’de düzenlenen operasyonla yakalanıp Türkiye’ye getirildi. Nazik daha sonra mahkemede Suriye istihbaratından emir aldığını söyledi.

MİT sonraki yıllarda firari sanıkların peşine düşmeye devam etti. Cengiz Sertel 2024’te, Muhammed Dib Koralı ve Temir Dükancı 2025’te yakalandı.

13 yıldır firari olan Ömer el-Hatip’in yakalanmasıyla saldırının planlama aşamasında yer aldığı iddia edilen önemli isimlerden biri daha Türkiye’ye getirilmiş oldu.

El-Hatip hakkında henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmuyor. Firari olduğu için dosyası diğer sanıkların yargılamasından ayrılmıştı. Yakalanmasının ardından hakkındaki suçlamalar yargı önünde değerlendirilecek.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın