Orhan Uğuroğlu’nun Yeniçağ gazetesinde kaleme aldığı yazısından bir bölüm şöyle:
Saldırıya uğradığımın 9. günündeyim.
– Tek bir savcı hâlâ benim ifademi almadı.
– Ortada dosyama bakacak savcı yok…
– Ama olmayan savcıya tehdit çok…
Bana saldıran 4 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest.
Başsavcı Vekili Alparslan Tufan neden soruşturmanın devamı için Özdağ ve benim dosyalarımı bir savcıya vermedi ki?
Saldırı anının güvenlik kamerası görüntülerinde çok net görülüyor ki aracı ile bana çarpmada “öldürme” kastı var.
***
Değerli okurlarım,
Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün hazırlayıp savcılığa gönderdiği dosya kapsamında bana saldıran 4 kişinin isimleri ve meslekleri şöyle;
1. Durmuş Kötel: 1971 Çankırı doğumlu, inşaat firması sahibi, ilkokul mezunu evli ve 2 çocuklu. Aracı “öldürme” kastı ile üzerime süren ve çarpan şoför…
2. Okan Kahraman Yazıcı: 1993 Ankara Altındağ doğumlu, Etimesgut Belediyesinde güvenlik görevlisi, lise mezunu bekar.
3. Sercan Köşer: 2000 Ankara Çamlıdere doğumlu, boşta gezer, ortaokul mezunu, bekar,
4. Arif Akça: 1983 Nevşehir Gülşehir doğumlu, ortaokul mezunu, bekar ve 12 Ocak’ta aracı kiralayan işsiz…
4 saldırganın ifadelerini okudum. Birbirleri ile çelişkili yalanlarla doludur.
Yargıya düşen görev;
Bana, Özdağ’a ve Hatipoğlu’na saldıranların azmettiricilerini ortaya çıkartmak ve yargılamaktır.
Uğuroğlu’nun yazısının tamamını okumak için:
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.