Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye’deki FETÖ/PDY davaları açısından emsal niteliği taşıyabilecek Şaban Yasak / Türkiye davasında beklenen kararını açıkladı. Büyük Daire tarafından verilen kararda, 11’e karşı 6 oyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 7. maddesinin (kanunsuz ceza olmaz ilkesi), 9’a karşı 8 oyla ise 3. maddenin (işkence ve kötü muamele yasağı) ihlal edildiği sonucuna varıldı.
Mahkemenin ortaya koyduğu bu tablo, özellikle 3. madde yönünden oyların birbirine çok yakın olması nedeniyle dikkat çekerken, her iki maddede de ihlal kararı verilmesi Türkiye’deki yargı süreçlerine yönelik eleştirilerin ulaştığı noktayı gözler önüne serdi.
“Yasal faaliyetler suç sayıldı” tartışması
Dava dosyası, tamamen yasal çerçevede gerçekleştirilen faaliyetlerin sonradan suç unsuru olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorusunu merkeze alıyordu. Özellikle dernek üyelikleri, bankacılık işlemleri ve sosyal faaliyetlerin geriye dönük yorumlarla cezalandırılması, AİHM’in incelemesinin ana eksenini oluşturdu.
Mahkemenin kararı, Suçta ve cezada kanunilik ilkesi kapsamında:
- Fiillerin işlendiği tarihte suç olarak öngörülebilir olup olmadığı
- Hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığı
noktasında ihlal bulunduğunu ortaya koydu.
- madde açısından kritik eşik
Mahkemenin 9’a karşı 8 oyla ihlal kararı verdiği 3. madde, Sözleşme’nin en katı hükümlerinden biri olarak kabul ediliyor.
İşkence ve kötü muamele yasağı uyarınca:
- İşkence
- İnsanlık dışı muamele
- Aşağılayıcı muamele
hiçbir koşulda meşru kabul edilmiyor.
AİHM’in bu maddeden ihlal kararı vermesi, yalnızca iddiaların varlığı açısından değil, aynı zamanda devletin bu iddiaları etkili biçimde soruşturma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği yönünden de kritik bir tespit olarak değerlendiriliyor.
Yalçınkaya kararının devamı niteliğinde
Kararın, AİHM’in daha önce verdiği Yalçınkaya / Türkiye davası sonrasında ortaya koyduğu “sistematik ihlal” tespitlerini derinleştirdiği değerlendiriliyor. Hukukçulara göre bu karar, benzer dosyalar için daha somut bir çerçeve sunabilir.
Binlerce dosya için emsal etkisi
Büyük Daire tarafından verilen kararın bağlayıcı niteliği bulunuyor. Bu nedenle kararın, Türkiye’deki benzer yargılamalar açısından emsal oluşturması ve binlerce dosyayı etkilemesi bekleniyor.
İnsan hakları savunucuları ve hukukçular, kararın sadece Şaban Yasak dosyasıyla sınırlı kalmayacağını, Türkiye’deki FETÖ/PDY yargılamalarına ilişkin genel yaklaşım için bir “hukuki yol haritası” işlevi göreceğini belirtiyor.
Kararın gerekçeli metninin ilerleyen saatlerde HUDOC üzerinden yayımlanması bekleniyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.