MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP Grup Toplantısı’nda konuştu.
Geçtiğimiz haftadan bu yana hem fon soruşturması hem de başta İBB olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçleri devam etmektedir.
‘EN GÜÇLÜ YAPTIRIM UYGULANACAK’
Fon krizinde manipülatörler ekonomiyi hedef aldı. Fon soruşturmasına ilişkin hukuk zemininde en güçlü yaptırımlar elbette uygulanacaktır. Bunlar bir arınma ve aklanma fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap vereceklerdir.
Adalet suçluyu cezalandırmanın yanında masumun da hakkını korumayı gerektirir. Cumhurbaşkanımızın isabetle fahiş kazancın bedelinin ödetileceğine ilişkin açıklaması adalete olan güvenimizi artırmıştır. Milletimiz emin olsun bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir.
MAHKEMELER SİYASİ GÖSTERİ YERİ DEĞİLDİR
İBB’den başlayarak birçok belediyeye uzanan her türlü kamu ilişkisi bir ahlak yoksunluğudur. Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır. Mahkeme siyasi gösterilen değil savunma hakkının esas alındığı yerlerdir. Milletimiz adaletin tecellisini beklemektedir.
Basın özgürlüğü, suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır. Medya kuruluşları da hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır. Basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yumulmamalıdır.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ
Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge defterinin kuvveden fiile dönüştüğü kanunsuzlukların üzerine gidildiği bir ortamda huzur ve güven iklimi sabote etmeye yönelik hiçbir girişim kabul edilemezdir. Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılığa itibar edilmemeli resmi açıklamalar doğrultusunda hareket edilmelidir.
Türkiye’nin güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılması girişimlerinin mutlaka önüne geçilmelidir.
BAHÇELİ’DEN MİLLİYETÇİLİK VURGUSU
12 Eylül darbesinden sonra Türk milliyetçiliği fikrine ve Milliyetçi Hareket Partisi’ne operasyon çekmeye çalışanlar, bugün de devşirme kavramlar ve nevzuhur odaklarla Türk milliyetçiliğinin temiz kuyularını zehirlemeye çalışmaktadır. Beşinci kol faaliyetleri ve ideolojik manipülasyonlar, Türk milliyetçiliğine yönelik sinsi saldırıların yegâne amacıdır. İkinci yüzyılında köksüz bir cumhuriyet hedefleyenlerin, milliyetçi ülkücü hareketi figüran olarak görenlerin sureti milliyetçi, fikri ve siyaseti gayrisahihdir.
Türk milliyetçiliğini etnik şovenizme ve ırkçılığa mahkûm ederek Türk gençliğinin saf duygularını istismar edenlerin gizli ajandasında MHP düşmanlığı vardır. MHP düşmanlığının sergilendiği gölge oyununda Türk milliyetçisi iddiasıyla konuşanlar, yazanlar ve çizenler, siyasi ihtiraslarını, fikrî buhranlarını ve şahsi ihtiraslarını kelamlarını ve kalemlerini satarak tatmin etmektedir.
Türk gençliğinin millî hassasiyetlerini tenha köşelerde pazarlık konusu yapanlar, sefil oyunları aşikâr olduğunda Türk gençliğinin öfkesinden nasibini elbet alacaklardır. Buradan soruyorum. Siyasi ikballeri için kendisine oturacak masa arayanlar, milliyetçiliğin mukaddesatını ise oturdukları masalarda meze yapanlar, siz neyin ve nerenin milliyetçisisiniz? Kökü dışarıda mahfillerin mutfağında hazırlanan söylemlerle Türk milliyetçiliğinin huzur ve güven iklimini kirletenler, siz hangi ağızların kelamısınız?
Kendisini Türk milliyetçisi atfeden ülküdaşlarıma diyorum ki orada burada kendinizi heba etmeyin, yanlış yönde saf tutmayın, bir olalım lider ülke Türkiye ülkümüzü hep birlikte gerçeğe dönüştürelim.
Türk milliyetçiliğinin kurumsal kalesi Milliyetçi Hareket Partisidir.
GENÇLERE UYARI
Gençlerimiz Fransa’da başlayıp tüm Avrupa’ya yayılan karanlık senaryolara kapılmamalı.https://video.haber7.com/embed/381764
KIBRIS MESELESİ
Doğu Akdeniz’de KKTC temsilcileriyle Rum tarafının temaslarını dikkatle takip ediyoruz. Rum basınına yansıyan ve yalanlamayan Kapalı Maraş’ın BM yönetimine verilmesi ve Gazi Mağusa limanının Avrupa Komisyonu gözetiminde işletilmesine yönelik kararlar Kıbrıs Türklerinin egemenlik hakları konusunda vahim bir tablo sunmaktadır.
Birleşik Kıbrıs Federasyonu tam bir hayaldir ve Türk egemenliğinin de felaketidir. Rum yönetiminin İsrail’in Kıbrıs karakolu olma misyonunu üstlendiği bu dönemde KKTC’de yaşayan kardeşlerimizi uyanık olmaya davet ediyorum. Kıbrıs asırlardan beri Türk’tür ebediyen Türk kalacaktır.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.