“CENTCOM, SDG’ye Halep’te ‘direnmeyin’ dedi. Sırada Deyrizor olabilir”

BAE’de İngilizce yayınlanan The National: ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM),SDG Komutanı Mazlum Abdi’ye Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde direnmemeleri yönünde mesaj gönderdi. SDG liderliğiyle temasta olan bir kaynak, ABD’nin tutumunu özetledi: “ABD’nin daha geniş jeopolitik hedefleri var ve SDG içinde artık ‘tüketilmiş bir güç’ haline geldikleri düşüncesi giderek yerleşiyor. Korkarım ki CENTCOM’dan daha fazla şehri terk etmeleri yönünde başka çağrılar da gelecek. Sıradaki nokta Deyrizor olabilir.”

Kaynaklara göre CENTCOM, SDG’den Halep’teki bölgelerini teslim etmelerini istedi ve Abdi’ye, güçlerine destek için müdahalede bulunmamasını bildirdi.

SDG liderliğiyle temasta olan bir kaynak, ABD’nin bu tutumunu şöyle özetledi:
“ABD’nin daha geniş jeopolitik hedefleri var ve SDG içinde artık ‘tüketilmiş bir güç’ haline geldikleri düşüncesi giderek yerleşiyor. Korkarım ki CENTCOM’dan daha fazla şehri terk etmeleri yönünde başka çağrılar da gelecek. Sıradaki nokta Deyrizor olabilir.”

ABD’nin eski gözdesi, şimdi tasfiye mi ediliyor?

The National gazetesine konuşan kaynaklara göre, SDG, Halep’teki son varlığını da kaybettikten sonra varoluşsal bir krizle karşı karşıya. Pazar günü SDG’ye bağlı son unsurlar, otobüslerle Halep’ten doğudaki SDG bölgelerine çekildi.

Bir Kürt kaynağa göre Mazlum Abdi, bu çekilmeden önce CENTCOM tarafından “bölgeleri devretmesi ve adamları adına müdahale etmemesi” yönünde uyarıldı. Mesaj, 6 Ocak’ta Paris’te ABD gözetiminde yapılan İsrail–Suriye görüşmesinden önce iletildi. Paris’te iki ülke, düşmanlıktan kaçınma ve güvenlik ile ticari iş birliği ihtimallerini araştırma konusunda uzlaştı.

Kaynak, “ABD’nin daha geniş jeopolitik hedefleri var ve SDG içinde ‘artık işlevini yitirmiş bir güç’ oldukları duygusu yayılıyor. CENTCOM’dan daha fazla şehirden çekilmeleri yönünde çağrılar gelebilir” dedi. Aynı kaynak, petrol üreten Deyrizor’un sıradaki hedef olabileceğini söyledi.

Trump yönetimi SDG’yi feda mı ediyor?

Washington’da Amerikan politikasına yakın bir kaynak, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Şam yönetimi ve Türkiye’nin İsrail–Suriye yakınlaşmasına ve terörle mücadele iş birliğine destek vermesi halinde, SDG’yi “feda etmeye” hazır olduğunu söyledi.

Kaynağa göre SDG de, ABD desteği olmadan topraklarını savunmanın anlamsız olduğunu biliyor. 2018’de Türkiye ve desteklediği güçler tarafından ele geçirilen Afrin örneği buna işaret ediyor. O dönemde SDG savaşmış ama ABD’nin desteği olmadığı için bölgeyi kaybetmişti.

Doğuda aşiretler de mi kopacak?

Suriye iç savaşında ABD desteğiyle Fırat Vadisi boyunca geniş alanları ele geçiren SDG, bugün Suriye’nin petrol, gaz ve tarım üretiminin büyük kısmını kontrol eden bölgelerde bulunuyor. Ancak bu bölgelerin çoğu Arap nüfuslu.

2024 sonunda Beşar Esad rejiminin düşmesiyle ABD, yalnızca SDG’ye yaslanmak yerine Şam’daki yeni yönetimi de terörle mücadelede ortak olarak görmeye başladı. Mart ayında ABD arabuluculuğunda Şam ile SDG arasında bir entegrasyon anlaşması yapılmıştı ancak SDG’nin “ayrı bir blok” olarak sisteme girmek istemesi ve federalizm ile petrol gelirlerinden pay talebi nedeniyle süreç tıkandı.

Bir başka kaynağa göre Halep’te Arap aşiret savaşçılarının hükümet tarafına geçmesi, SDG içinde büyük bir sarsıntı yarattı. Aynı şeyin doğuda da yaşanabileceği düşünülüyor:
“Doğudaki aşiretler de SDG’ye sırt çevirecek. Geriye tek soru kalıyor: Trump, Şara’ya doğuya ilerlemesi için ‘yeşil ışık’ yakacak mı? Trump önce ABD’nin petrol ve diğer çıkarlarını güvenceye almak isteyecek ama sonunda bunu yapacak.”

Cumhuriyetçi Senatör’den Türkiye ve Suriye’ye SDG uyarısı

Trump’a ve İsrail lobisine yakın Cumhuriyetçi senatör Lindsey Graham X hesabından Halep mesajı paylaştı:

“Senatör Risch’in Suriye’de sükunete çağrısını tamamen destekliyorum ve yeni Suriye hükümetine azınlıklara karşı insan hakları ihlallerinin hoş görülmeyeceği konusunda uyarıda bulunmasını onaylıyorum. En rahatsız edici olanı ise, Suriye ordusu güçlerinin ve Türkiye’nin Kürt müttefiklerimize karşı daha da ilerlediğine dair güvenilir olduğuna inandığım raporlar alıyor olmamdır; bu hareketin Amerika Birleşik Devletleri’nden güçlü bir tepki doğuracağına inanıyorum.

Yeni Suriye hükümetine bir şans verilmesini desteklesem de, IŞİD halifeliğini yok etmede ana güç olan ve yıllar boyunca İsrail ile güçlü bir ittifak içinde bulunan Kürt müttefiklerimize yönelik pervasız bir saldırıyı asla hoş görmeyeceğim ve kabul etmeyeceğim.

Suriye hükümetine ve Türkiye’ye: akıllıca seçim yapın.”

Önceki İçerikTrump’ın İran’a saldırmasına karşı diplomatik baskı artıyor: Fidan, Vance, Suudi Arabistan, Umman, Katar…