SerbestiyetSerbestiyet
Anasayfa / Haberler / Mehmet Uçum: Yeni anayasa mutlaka referanduma sunulmalı

Mehmet Uçum: Yeni anayasa mutlaka referanduma sunulmalı

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, ‘çerçeve yasa’nın Meclisteki kabulü ve yürürlüğe girmesiyle yeniden gündeme gelen 'yeni anayasa' tartışmalarına değindi ve "400 veya daha fazla oyla kabul edilse dahi mutlak surette referanduma sunulmalı" dedi.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, ‘çerçeve yasa’nın Meclis Genel Kurulunda itirazlar ve eleştiriler eşliğinde 467 oyla kabul edilmesi ve yürürlüğe girmesiyle yeniden gündeme gelen ‘yeni anayasa’ tartışmalarına ilişkin değerlendirme yaptı. Anadolu Ajansında yer alan yazısında Uçum, yeni anayasanın referanduma sunulması ve ‘çerçeve yasa’nın Anayasa Mahkemesine iletilmesi ihtimali gibi başlıklara değindi.

“Yeni anayasa 29’uncu yasama dönemine kalabilir”

“Mecliste 400 oyu aşarak referandumsuz anayasa” tartışmalarına itiraz eden Uçum, yeni anayasa sürecinin mevcut 28’inci yasama döneminde tamamlanmasının güç göründüğünü söyledi ve muhtemelen 29’uncu dönemde ‘TBMM eliyle yapılacağını’ öne sürdü.

Referandum ilkesinin korunması gerektiğini söyleyen Uçum, “Meclis ne zaman yeni anayasayı yaparsa yapsın, yasa 400 veya daha fazla oyla kabul edilse dahi mutlak surette referanduma sunulmalı ve halk yüzde 50’den fazla bir oyla onayladığında yürürlüğe girmelidir. Meclis temsili kurucu iradedir, halk ise asli kurucu iradedir, onay şartı bu asil-temsilci ilişkisinin zorunlu sonucudur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AK Parti yetkililerinin baştan beri yaklaşımı da referandumlu yeni anayasa yapımı yönündedir” değerlendirmesinde bulundu.

“AYM’ye götürülme ihtimali hemen hemen yok”

‘Çerçeve yasa’nın AYM’ye taşınması ihtimalini değerlendiren Uçum, Meclisteki oy dağılımı nedeniyle 120 imzanın bulunamayacağını ve iptal başvurusu ihtimalinin neredeyse söz konusu olmadığını savundu. Uçum, yasanın eşitlik ilkesine ve anayasaya aykırılık taşımadığını öne süren.

‘İnfaz reformu tartışılabilir’

‘Çerçeve yasa’nın geçici ve müstakil olduğunu belirten Uçum, “Bu kanun sistematik terörün kesin ve devamlı surette tasfiyesi için gerekli olan bir düzenlemedir. Kanun terörün tasfiyesi gibi son derece önemli bir üstün yararı hayata geçirmek için yapılmış ve sadece o duruma özgü işlev görecek özel bir kanundur” dedi. Uçum, bu nedenle ‘çerçeve yasa’dan yola çıkar infaz hukukuna ilişkin taleplerin gündeme gelmesinin söz konusu olmadığını belirtti.

Öte yandan, cezaevlerindeki yoğunluk nedeniyle genel bir infaz reformunun pratik gerekçelerle tartışılabileceğini belirten Uçum, “Ancak tüm bunlar tartışılırken başta FETÖ çetesi olmak üzere diğer terör ve suç örgütlerine alan açacak yaklaşımları zorlamak ciddi sorunlar üretir. İster iyi niyetle ister kötü niyetli hesaplarla bu yola tevessül edenler çıkarsa bunlara imkan verilmeyeceği dikkate alınmalıdır” ifadelerine yer verdi.

“Yurt dışındakiler ‘sürgün’,  hükümlüler ‘tutsak’ değildir”

Kapsamlı bir demokrasi ve hukuk reformunun şartlarının ‘geçiş sürecinin tamamlanmasından sonra’ oluşacağına savunan Uçum, Meclisteki komisyonun hazırladığı raporun bundan sonraki yasal düzenlemelerde TBMM için bir referans belge olabileceğini ifade etti.

‘Geçiş süreci’nde kullanılan siyasi dilin ‘temizlenmesi’ gerektiğini söyleyen Uçum, “Öcalan’ın devletle ve toplumla bütünleşme perspektifinin etnik siyaseti dışladığı açıktır. Bunun gereği olarak artık etnik siyaset tarzı Türkiye siyasetinin önüne çıkartılmamalıdır” dedi.

Uçum, “Devlete karşı ‘düşman’ dili kurup sonra da devletle ve milletle bütünleşme süreci yürütülemez. Artık bilinmelidir ki yurt dışındakiler ‘sürgün’ değildir. Tutuklu ve hükümlüler ‘tutsak’ değildir. Türkiye Cumhuriyeti ‘düşman’ değildir, hepimizin tek ve meşru milli devleti Türkiye Cumhuriyeti’dir” ifadelerine yer verdi.

Uçum ayrıca, “Türkiye’nin Kürtleri Gazze’deki Filistinlilere benzetilemez. Türkiye Cumhuriyeti soykırımcı İsrail devleti ile eş tutulamaz. Sapma olarak kullanılan bu zehirli dilin bir an önce ve tamamen geride kalması için herkes üzerine düşeni yapmalıdır” dedi.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın