Yatırım fonlarında yaşanan krizle ilgili hem 131 fonun tasfiye ve ödeme süreci hem de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma genişliyor.
Son olarak haklarında tutuklama talep edilen Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Abdulkadir Özkan ve Bülent Uygun ile Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı da tutuklandı.
Böylece fon soruşturmasındaki toplam tutuklu sayısı 26’ya yükseldi.
Daha önce Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera yöneticileri Emre Alkin, Kerem Alkin ve Alper Öztürk ile Pusula Finans Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan da tutuklanmıştı.
455 bin yatırımcının parası ne olacak?
Soruşturma sürerken ekonomi yönetimi de tasfiye sürecindeki 131 fon için toplanıyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında yapılacak toplantıda fonların tasfiyesi ve yatırımcılara yapılacak ödemeler ele alınacak. Toplantının öncelikli gündem maddesi yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması olacak.
SPK, tasfiye kapsamındaki yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonda 455 bin 758 yatırımcı bulunduğunu açıkladı.
Plan, fonların portföylerindeki hisselerin ve diğer varlıkların nakde çevrilerek elde edilen paranın yatırımcılara katılma payları oranında ödenmesi.
Savcılık Tezmen’e sordu: 9 milyarlık şirketler nasıl 620 milyar oldu?
Soruşturmada tutuklanan Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen’in savcılık ifadesi de ortaya çıktı.
Savcılığın Tezmen’e yönelttiği sorular, soruşturmanın hangi işlemler üzerinde yoğunlaştığını da gösterdi.
Tezmen’e, Tera fonlarında toplanan yatırımcı parasının grubun kendi şirketlerinin hisselerini satın alarak fiyatlarını yükseltmek amacıyla kullanılıp kullanılmadığı soruldu.
Savcılık ayrıca Tezmen’in sahibi olduğu dört şirketin toplam piyasa değerinin yaklaşık 9 milyar TL’den 620 milyar TL’ye yükselmesinin nasıl gerçekleştiğini açıklamasını istedi.
Sorgu tutanağındaki rakamlara göre TRHOL’ün piyasa değeri 450 milyon TL’den 135 milyar TL’ye, TEHOL’ün 1,9 milyar TL’den 103 milyar TL’ye, PEKER’in ise yaklaşık 5 milyar TL’den 100 milyar TL’ye çıktı.
Tera Yatırım’ın piyasa değerindeki artış da ayrıca soruldu. Şirketin yaklaşık 1,4 milyar TL olan değerinin bir yıl içinde 280 milyar TL’ye ulaşması üzerine Tezmen, yükselişi şirketin büyümesi ve yatırımlarıyla açıkladı:
“Bu bir şişme yükseliş değildir. Bu bedel bile hâlen ucuz.”
Tezmen, yaklaşık 40 şirketten oluşan Tera Grubu’nda stratejik yatırım kararlarını kendisinin verdiğini kabul ederken fonların hangi hisseleri alıp sattığıyla ilgisinin bulunmadığını savundu.
“Fonlarla hisseyi yükseltip karşılığında elden para aldınız mı?”
Savcılığın Tezmen’e yönelttiği en dikkat çekici sorulardan biri, portföy yönetim şirketlerinin fonlarıyla hisse fiyatlarının yükseltilmesi karşılığında şirket sahiplerinden para alındığı iddiasıyla ilgiliydi.
Savcılık, Tezmen’e özetle şirket sahipleriyle “Biz sizin hissenizi fonlarla alalım, fiyatını yükseltelim; siz de karşılığında elden para verin” şeklinde bir anlaşma yapılıp yapılmadığını sordu.
Tezmen böyle bir ilişkiyi reddetti.
Tera fonlarının grup şirketlerinin hisselerini satın alması konusunda ise bunun hukuken yasak olmadığını ve hisselerin değer kazanmasının kendisine menfaat sağlamadığını savundu.
MASAK raporundaki 1 milyar 159 milyonluk transfer
Tezmen’in mali hareketleri de sorgunun önemli başlıklarından biri oldu.
Savcılık, MASAK raporuna dayanarak Tezmen’in 28 Ağustos 2026’da Özen Kuzu’ya tek işlemde 1 milyar 159 milyon 772 bin TL gönderdiğini belirterek paranın neden gönderildiğini ve karşılığında hangi sözleşme veya belgenin bulunduğunu sordu.
Tezmen, işlemin Prive Sigorta’nın satın alınmasıyla ilgili olduğunu düşündüğünü ancak ayrıntıları hatırlamadığını söyledi.
Savcılık ayrıca Tezmen’in Tera Yatırım Bankası’na 2,8 milyar TL gönderdiğini; Tera Yatırım Holding’den yaklaşık 2 milyar TL, Tera Yatırım Menkul Değerler’den ise yaklaşık 2,77 milyar TL aldığını belirterek grup içindeki milyarlarca liralık para trafiğinin nedenini sordu.
Tezmen bu işlemlerin banka sermaye artırımıyla bağlantılı olduğunu düşündüğünü söyledi.
Tezmen’in toplam para transfer hacminin 2024’te 210 milyon TL iken 2025’te 5,87 milyar TL’ye yükselmesi de savcılığın soruları arasında yer aldı.
Eski genel müdür: “Portföy yöneticiliğim kâğıt üzerinde formaliteydi”
Tutuklanan eski Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk’ün ifadesinde ise şirket içindeki fon yönetimine ilişkin dikkat çekici beyanlar yer aldı.
Tera Portföy’de hem genel müdür hem yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan Öztürk:
“Portföy yöneticiliğim sadece kâğıt üzerinde formaliteden ibaretti” dedi.
Öztürk, Vişne hisselerindeki işlemlerden rahatsız olduğunu, çalışanları uyardığını ve işlemlerin daha sonra SPK incelemesine konu olduğunu söyledi. Öztürk’ün anlatımına göre incelemenin ardından idari para cezası uygulandı.
12 Ocak 2026’da Tera Portföy Genel Müdürlüğü ve yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığını söyleyen Öztürk, buna rağmen ifadesinin alındığı tarihte şirkette danışman olarak çalışmaya devam ettiğini belirtti.
Alkin kardeşler: Yatırım kararlarını biz almıyorduk
Tutuklanan Kerem Alkin ve Emre Alkin’in ifadelerinde de şirket içindeki karar mekanizması sorgulandı.
Kerem Alkin, şirketle ilgili kararların Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, genel müdür ve genel müdür yardımcıları tarafından alındığını söyledi.
Emre Alkin ise hisse senedi yatırım kararları hakkında bilgisinin bulunmadığını, şirket alım ve satım müzakerelerini bizzat Emre Tezmen’in yürüttüğünü belirtti.
Emre Alkin ayrıca Tera Portföy Yönetimi AŞ’de Temmuz 2026’da bağımsız yönetim kurulu üyesi olduğunu söyledi.
Yöneticilerin mal varlıklarına tedbir
Soruşturmanın mali ayağında da yeni tedbir kararları alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu’nun yürüttüğü soruşturmada Pusula Finans Holding, Tera Yatırım Menkul Değerler, Hedef Portföy, Bulls Yatırım, Bulls Portföy, Hedef Holding, Pusula Yatırım, Tera Portföy ve Ufuk Yatırım bağlantılı bazı yönetici ve yetkililerin mal varlıkları ile sermaye piyasası araçlarına tedbir konuldu.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.