Başkent ailem uygulamasıBaşkent ailem uygulaması
Anasayfa / Dış Haber / İsrail lobisinin 30 milyon dolar harcadığı Demokrat Stevens, son dakika El Sayed’i sattı

İsrail lobisinin 30 milyon dolar harcadığı Demokrat Stevens, son dakika El Sayed’i sattı

ABD’de Michigan Senato seçimlerine iki gün kala Demokrat Partili Kongre üyesi Haley Stevens, partisinin adayı Abdul El-Sayed yerine Cumhuriyetçi Mike Rogers’ı desteklediğini açıkladı.

ABD’de 3 Kasım’da yapılacak ara seçimlere iki gün kala Michigan’da Demokrat Parti içinde İsrail tartışması üzerinden büyük bir kriz patlak verdi.

Demokrat Partili Temsilciler Meclisi üyesi Haley Stevens, kendi partisinin Senato adayı Abdul El-Sayed’i desteklemek yerine Cumhuriyetçi Parti’nin adayı Mike Rogers’a destek verdiğini açıkladı.

Stevens, sosyal medya hesabından yayımladığı videoda, “Bugün ABD Senatosu için Mike Rogers’ı destekliyorum” dedi.

Kararı özellikle dikkat çekiciydi. Çünkü Stevens, ağustos ayında yapılan Demokrat Parti önseçimlerinde El-Sayed’in rakibiydi. İsrail lobisi AIPAC’ın milyonlarca dolarlık desteğine rağmen önseçimi kaybetmişti.

AIPAC, Stevens için 30,6 milyon dolar harcadı

Michigan’daki Demokrat Parti önseçimleri, İsrail lobisinin ABD seçimlerine müdahalesi tartışmalarının merkezindeki yarışlardan biri olmuştu.

İsrail yanlısı Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesi (AIPAC) ve bağlantılı siyasi kuruluşlar, İsrail’in Gazze politikasını eleştiren Abdul El-Sayed’in adaylığını engellemek için Haley Stevens’ı destekledi.

AIPAC’ın siyasi faaliyet kolu United Democracy Project’in önseçimlerdeki harcamaları 30 milyon 638 bin dolara ulaştı.

Bu para doğrudan Stevens’ın kampanya hesabına aktarılmadı. Bağımsız siyasi komiteler tarafından Stevens lehine ve El-Sayed aleyhine yürütülen reklam kampanyalarında kullanıldı.

Associated Press’e göre bu, AIPAC’ın o tarihe kadar tek bir seçim yarışı için yaptığı en büyük harcamaydı.

Stevens’ı destekleyen diğer siyasi komitelerin harcamalarıyla birlikte yarışta kendisi lehine yapılan toplam harcamaların 60 milyon doları aştığı bildirildi.

Ancak AIPAC’ın rekor düzeydeki desteği Stevens’ın kazanmasına yetmedi.

Demokrat Parti’nin Michigan Senatosu adayı, Mısır kökenli Müslüman siyasetçi Abdul El-Sayed oldu.

İsrail konusunda karşı karşıya geldiler

Abdul El-Sayed, Demokrat Parti’nin ilerici kanadında yer alan, sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılmasını, ekonomik eşitsizliklerle mücadeleyi ve İsrail’e koşulsuz Amerikan desteğinin sona erdirilmesini savunan bir siyasetçi.

Stevens ise Kongre’de İsrail’e verdiği güçlü destekle tanınıyor.

Önseçimlerden sonra iki isim arasındaki gerilim sona ermedi.

Son tartışma, Rebellion PAC adlı bağımsız siyasi grubun yayımladığı bir reklamla başladı.

Reklamda ABD’nin İsrail’e yaptığı askerî yardımlar ile Amerikalıların karşı karşıya olduğu hayat pahalılığı krizi arasında bağlantı kuruluyordu.

Stevens reklamı antisemitik olarak nitelendirdi ve El-Sayed’in kınamasını istedi.

El-Sayed ise reklamın kendi kampanyasıyla ilgisi olmadığını belirterek içeriğine katılmadığını söyledi. Stevens’ı önseçimlerdeki yenilgisini kabullenmemekle suçladı.

İki siyasetçinin Detroit’te ortak bir etkinlikte buluşturulması girişimi de sonuçsuz kaldı.

Stevens, El-Sayed’in kampanyasında yer almayacağını ve Filistin yanlısı yayıncı Hasan Piker’la aynı safta durmayacağını söyledi.

Ardından Cumhuriyetçi Mike Rogers’a desteğini ilan etti.

Nişanlısı da Cumhuriyetçi adayı desteklemişti

Stevens’ın kararı öncesinde nişanlısı, avukat Jason Turkish de Mike Rogers’a oy vereceğini açıklamıştı.

Turkish, El-Sayed’in İsrail hakkındaki açıklamalarını ve Hasan Piker’la ilişkisini eleştirerek Yahudi toplumunun güvenliği konusunda endişelerini dile getirmişti.

Stevens ise 29 Ekim’de CNN’e verdiği röportajda El-Sayed’in kazanmasını istediğini söylemiş, nişanlısıyla siyasi tercihlerinin farklı olduğunu belirtmişti.

Ancak yalnızca birkaç gün sonra kendisi de Cumhuriyetçi adayı desteklediğini duyurdu.

Hasan Piker: İsrail takıntısı için cömertçe para aldı

Stevens’ın kararı üzerine Filistinli-Amerikalı siyasi yayıncı Hasan Piker sert bir açıklama yaptı.

Piker, Stevens’ın Demokratların, Yahudilerin veya siyahların sözcüsü olmadığını belirterek şunları yazdı:

“Haley Stevens, kendi çıkarlarının peşinde koşan, tuhaf biçimde İsrail’e takıntılı ve bu tuhaf takıntısı için cömertçe para almış bir kariyerist.”

Piker, Michigan seçimlerinin İsrail’den çok Amerikalıların gündelik sorunlarıyla ilgili olduğunu savundu:

“Bu seçim hayat pahalılığı krizini çözmek, demokrasiyi savunmak, Trump iktidara geldiğinden beri bütün toplulukların karşılaştığı ırkçı şiddete karşı mücadele etmek ve Michigan halkına hizmet etmekle ilgili.”

Piker açıklamasını, “Haley ve Mike Rogers, Trump’a hizmet ediyor. Trump da Epstein sınıfına hizmet ediyor” sözleriyle bitirdi.

Demokrat Parti’de istifa

Stevens’ın Cumhuriyetçi adaya destek açıklaması kendi ekibinde de krize yol açtı.

Associated Press’in haberine göre Stevens’ın uzun yıllardır birlikte çalıştığı özel kalem müdürü kararın ardından istifa etti.

Michigan’da Demokrat Senatör Gary Peters’ın yeniden aday olmama kararıyla boşalacak koltuk için yarışılıyor.

Demokratların Senato çoğunluğunu elde etme hesaplarında önemli yer tutan eyalette, AIPAC’ın önseçimlerde desteklediği Demokrat siyasetçinin kendi partisinin adayını değil Cumhuriyetçi rakibini desteklemesi, İsrail meselesinin Demokrat Parti içinde yarattığı ayrışmayı yeniden gündeme taşıdı.

AIPAC, ağustosta 30 milyon dolardan fazla harcayarak El-Sayed’in Demokrat Parti adayı olmasını engelleyememişti.

Şimdi ise desteklediği Stevens, El-Sayed’in karşısındaki Cumhuriyetçi adayın yanında yer alıyor.

Kaynak kontrolü: Stevens’ın 1 Kasım’daki Cumhuriyetçi adayı destekleme açıklaması ve özel kalem müdürünün istifası güncel haberlerle doğrulanıyor. AIPAC bağlantılı harcamalar için de 30 milyon doların üzerindeki tutar teyit ediliyor; ancak tam 30.638.639 dolarlık rakamın FEC dökümüyle ayrıca kontrol edilmesi uygun olur. The Washington Post +2

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın