Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme Kanun Teklifi’ne destek verdi:
“Cezaevinde zaman yavaş akıyor. O yavaşlık, kırk yılın acıları üzerine derinlemesine düşünme imkânı veriyor.
Bugün Meclis’e sunulan metni okurken aklımdan ilk geçen buydu. Evet, eksikleri var. Kaygı veren yanları var. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu kapsamlı demokratikleşmenin de hayli gerisinde.
Ama bu toprağı yıllardır acıya, evleri yasa boğan bir meselede hukukun kapısı ilk kez aralanıyor. Ben o kapının yeniden kapanmamasından yanayım.
Kürt meselesinin çözümü kimsenin kimseye lütfu olmamalı. Esas olan, hepimizin eşit yurttaşlar olarak ortak bir gelecek kurma iradesidir.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında bu ülkenin her bir ferdinin hak ettiği eşit yurttaşlığın, adaletin ve demokrasinin yeniden hayat bulduğu bir Türkiye mümkündür. O hedefe ulaşana kadar, koşullar ne olursa olsun, hukuksuzluklara da, butlanlara da, haksız tutuklamalara da aynı kararlılıkla itiraz etmeye devam edeceğiz.
Hayalini kurduğumuz YENİ nesil siyaset de bunun taşıyıcısı olmalı. Geçmişin korkularını devralıp büyüten bir siyaset değil, birlikte yaşama cesaretini büyütecek bir siyaset.
Eksiğiyle fazlasıyla bu bir başlangıç. Ortak Gelecek için, ben başlamaktan yanayım.”
Eski Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer:
“Kamuoyunun malumu olduğu üzere, beklenen çerçeve yasa nihayet meclise sunuldu. Bu düzenleme bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Mevcut adımın atılmış olması; gelecekteki adımların önünü açması ve somut bir adım niteliği taşıması bakımından önemli ve olumludur.
Bu adım; barışa açılan kapıyla anaların gözyaşının dinmesi, acıların son bulmasının hukukla perçinlenmesi açısından önemlidir. Bu nedenle geçmişin korkularını devralıp büyüten bir anlayışı geride bırakarak eşit yurttaşlığı esas alan, eşit temelde bir arada yaşamayı büyüten bir anlayışla yol almalıyız.
Çerçeve yasada birtakım eksiklikler bulunabilir. Ancak barış sürecinin başarıya ulaşması için, ilerleyen dönemde hem atıfta bulunulan mevcut yasalarda yapılacak değişikliklerle hem de yeni çıkarılacak yasalarla bu eksikliklerin giderilmesi mümkündür.
Bu yasa, meclis komisyon raporunun altıncı bölümünün hayata geçirilmesi bakımından da önemlidir. Bununla birlikte, meclis komisyonu raporunun yedinci bölümünde yer alan demokratikleşme adımları için de gerekli çalışmaların bir an önce başlatılmasında büyük yarar görmekteyim. Yasal çerçeve ve demokratikleşme, bir madalyonun iki yüzü gibidir; biri olmadan diğerinin başarıya ulaşması mümkün değildir. Beklentimiz, bu iki unsurun tam bir eşgüdüm içerisinde yürütülerek yol alınmasıdır.
Yüzyıllık bir sorunun ve kırk yıllık bir çatışma ortamının yarattığı tahribatı ve önyargıları tek bir yasayla, bir günde ortadan kaldırmak elbette mümkün değildir. Ancak en uzun maratonlar bile bir ilk adımla başlar. Bu başlangıcın ülkemize ve topluma yararlı sonuçlar getirmesi ancak hepimizin, tüm kurumların demokratik mücadeleye omuz vermesiyle mümkündür. ”
Sorunlarımızı ortak akılla çözdüğümüz takdirde, ülkemizin önümüzdeki 5-10 yıl içinde bölgesinin en saygın demokrasilerinden biri olmaması için hiçbir sebep yoktur.
Çünkü barış ve demokrasi her zaman en iyi seçenektir…
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.