“Nitelikli cinsel saldırı” ve “suç örgütü kurma” gibi suçlamalar yöneltilerek hakkında 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası istenen tutuklu Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy bugün ilk kez hâkim karşısına çıktı. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı, tanıklar, gizli tanıklar, mağdurlar ve tutuksuz sanıkların zorla getirme kararıyla hazır bulunduğu duruşmanın basına ve izleyiciye kapalı yapılmasına karar verdi. T24’ün edindiği bilgiye göre, Mehmet Akif Ersoy, kimsenin olmadığı duruşma esnasında, basın mensubu olmamasına ilişkin olarak, “Alsalar iyi olurdu” dedi. Tepki çeken yasağın kaldırılması üzerine basın mensupları ve izleyiciler duruşmaya alındı. Mahkeme heyeti, Akif’in tutukluluğuna devam kararı verirken bir sonraki duruşmanın 9 Ekim’de görülmesi kararlaştırıldı. İş insanı ve Ersoy’un arkadaşı Mustafa Manaz’ın da tutukluluğunun devamına, Ersoy’un arkadaşı ve gayrimenkul uzmanı Ufuk Tetik’in tahliyesine karar verildi.
Mehmet Akif Ersoy, savunmasında,”İlk ifademde uyuşturucu kullanmadığımı söyledim çünkü uzun süredir kullanmıyordum. Savcılık, ‘Mehmet Akif Ersoy, biz senin uzun zamandır uyuşturucu kullanmadığını biliyoruz, operasyonu bir hafta geç yapsaydık testin negatif çıkardı, o nedenle operasyonu erkene aldık’ dedi. Avukatlarım da şahittir” dedi.
Cinsel saldırı iddilarını reddeden Ersoy, savunmasında, “Dosyada mağdur olan kadınlar önce şüpheliydi. Hepsi adına çok üzüldüm. Tek suçları benim arkadaşım olmaları. 40 gün cezaevinde kalıyorlar. ‘Akif’i kötüle, çıkarsın’ baskısı var. Oysa savcılık bana cinsel saldırıyla ilgili tek bir soru sormadı. Sürekli uyuşturucu kullandığım gibi bir algı oluşturuldu. 8 senede 15 kez uyuşturucu kullandım. Ben kadın arkadaşlarımla buluşmada yasaklı madde kullanımına çok dikkat ediyorum ki kimse beni görmesin Bu buluşmalarda maalesef hata yapmışızdır ama cinsel saldırı korkunç bir iftira” ifadelerini kullandı.
Ersoy’un avukatı da, “Şüpheli insanlar mağdur oldular. Bu hukuki olabilir mi, dinlenmelerinden rücu edilmesini talep ediyoruz. Mağdur beyanlarında kimsenin cinsel olarak zorlanmadığı, özel hayatlarının olduğu ortaya çıktı. Bu dosyayı gerçekten basın yürüttü. Müvekkilim itibarını, aile ilişkilerini, işini kaybetti” diyerek tahliye ve beraat talep etti.
Tutuklu sanıkların ise hepsi cinsel saldırı ve uyuşturucu ticareti ile teminine ilişkin iddiaları reddetti. Tutuklu sanık Mustafa Manaz, “İfademde baskı yapan savcıya hakkımı helal etmiyorum, iki cihanda elim yakasında” derken, tutuksuz sanık Tolga Aykut da, “Savcı beni tutuklamakla tehdit etti, Akif’in uyuşturucu kullandığına şahit olmadım” dedi. Tutuksuz sanık Ahmet Göçmez, “Çakarlı aracı aranmadığı için uyuşturucuyu Akif taşırdı, kimseye cinsel saldırıda bulunmadım” dedi.
Duruşmada konuşan mağdurların hepsi de rızaları dışında cinsel ilişki yaşanmadığını ya da hiç ilişki yaşamadığını söyledi. Mağdurların bir kısmı uyuşturucu temin edildiğini görmediklerini, uyuşturucu kullanmadıklarını, kullananlar ise zorla kullanmadığını ve şikâyetçi olmadıklarını söyledi. Mağdurlardan D.O., “Cinsel saldırıya uğramadım. Zoraki uyuşturucu madde temin edilmedi. Hoşlandım görüştüm. Şikâyetçi olacağım bir durum yok. Uyuşturucu kullandıklarını gördüm ama zorladıklarını görmedim” dedi. Mağdurlardan M.A.Ö. ise, “Nurullah Mahmut Dündar’la görüşmeye reddettiğimde iş için referanslarını çekmekle tehdit etti. Şikâyetçiyim, çok yıprandım bu süreçte. Zor durumda olduğum için iş istedim” diye konuştu. İddianamedeki mağdurlardan spiker Meltem Acet’in avukatı Hüseyin Ersöz ise şikâyetten vazgeçme dilekçesi ile gizli tanık Tarık Tanca ve mağdurlardan R.K. ile ilgili suç duyurusunu mahkemeye sundu.
Tanıkların hepsi de Ersoy’la ilgili cinsel saldırı iddialarını reddederken, bir kısmı Ersoy’un uyuşturucu kullandığını söyledi ancak temin ve ticaret iddialarını reddetti. Bazı tanıklar da Ersoy’un uyuşturucu kullanmadığını da söyledi. Duruşmada, “uyuşturucu ticareti” iddiasıyla yargılandığı davada geçen hafta tahliye edilen eski Habertürk TV genel yayın yönetmenlerinden Veyis Ateş de tanık olarak dinlendi.
Ersoy’un etkin pişmanlıktan verdiği ifadede “Uyuşturucu nedir bilmezdim. Beni Veyis Ateş başlattı” iddiasını yönelttiği Veyis Ateş, duruşmadaki tanık beyanında, “Ersoy’un uyuşturucu ticareti yaptığını, sattığını, kullandığını görmedim. Herhangi bir kadına taciz, cinsel tacizini görmedim. Duymadım bile. Ersoy’u tanıyan 10 kişiye sorun bunlara inanmaz. Kendisine de uyuşturucu madde getirmedim” dedi.
DURUŞMADAN NOTLAR
Eski Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ve iddianamede “örgüt üyesi” olarak bahsedilen tutuklu sanıklar Mustafa Manaz ve Ufuk Tetik ile tutuksuz sanıklar Ahmet Göçmez, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı ve Tolga Aykut bugün ilk kez hâkim karşısına çıkıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda hazırlanan ve 96 sayfadan oluşan iddianamede Mehmet Akif Ersoy hakkında “suç örgütü kurma ve yönetme”, “11 kez nitelikli cinsel saldırı”, “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama”, “uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma” suçlamaları bulunuyor. Ersoy hakkında 11 yıl 3 aydan, 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası isteniyor.
Ersoy’un avukatı: Duruşma açık yapılırsa telafisi imkânsız mağduriyetler oluşabilir
Mehmet Akif Ersoy’un avukatı Burak Göncü duruşmaların gizli ve basına kapalı olarak yapılması için temmuz ayında mahkemeye dilekçe verdi. Dilekçede “Yargılama konusu olay ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde; kamu güvenliği, genel ahlak ve tarafların özel hayatının gizliliği hususlarının korunması zorunluluğu doğmuştur” ifadeleri kullanılırken “Duruşmanın açık yapılması halinde telafisi imkânsız mağduriyetler ve kamu düzeninin bozulması tehlikesi mevcuttur” gerekçesiyle gizlilik talebinde bulunuldu.
Tanıklar, gizli tanıklar ve mağdurlar hakkında zorla getirme kararı
Mağdurlar ile tanıklar; Akif’in eski eşi Pınar Erbaş, Emrullah Erdinç, Umut Evirgen, Ali Yaşar Koz, Mustafa Karataş, Veyis Ateş, Serap Şaylan, Şakir Tekin, İpek Mintaş, Tuğba Özkan, Tuğçe Acar, Serdar Tokdemir, Mahmut Göde, Mesut Paçavra, Tansel Kaya, Abdullah Çelebi ve Hande Sarıoğlu hakkında da zorla getirilme karar verildi. Heyet, duruşmada gizli tanıklar Kanarya, Menekşe, Tanca ve Pembe‘nin ses ve görüntüsünün değiştirilerek dinlenmesinin usulüne göre gerçekleştirilmesi için gerekli teçhizatların hazırlanması ve mobil ekibin mahkemede olmasına karar verdi.
Duruşmadaki basın ve izleyici yasağı kaldırıldı
Bugün başlayan davada ise mahkeme başkanı sözlü olarak talimat vererek duruşmanın basına ve izleyiciye kapalı olarak sürdürülmesine karar verdi. Uyuşturucu soruşturması kapsamında 29 Aralık 2025’te tutuklanan ve geçen hafta ilk duruşmada tahliye edilen eski Habertürk TV genel yayın yönetmenlerinden Veyis Ateş, tanık olarak dinleceği duruşma öncesinde T24’te, “Yüzleşme değil ama ilk karşılaşma olacak” diye konuştu. T24’ün edindiği bilgiye göre, Mehmet Akif Ersoy ise duruşmada basın mensubu olmamasına ilişkin olarak, “Alsalar iyi olurdu” dedi. Tepki çeken yasağın kaldırılması üzerine basın mensupları duruşmaya alındı. Tutuksuz sanıklardan Ahmet Göçmez ve Taner Çağlı, duruşmaya SEGBİS’le bağlandı.
Mağdur ifadeleri
Mağdur: Nurullah’ın görüşmesini reddettiğimde iş için referanslarını çekmekle tehdit etti
Duruşmada mağdurlardan M.A.Ö., heyetin “İçkine bir şey katıldı mı? sorusuna “Emin değilim” yanıtı verdi. M.A.Ö. şunları söyledi:
“Böyle utanç verici bir olaydan karşınızda olduğum için özür diliyorum. Meslek hayatımda hep liyakatli bir şekilde iş sahibi oldum, finans alanında. Nurullah Mahmut Dündar ile 2022’de tanıştım. 36 yıllık hayatımda hiç uyuşturucu kullanmadım. Mehmet Akif Ersoy’un bulunduğu ortamda uyuşturucu kullanmayı reddeden tek kişi benim. 2022’de Nurullah ile tanıştım. Sonra ofisine gittim. Home office’miş. Beni işe aldıracaktı. Nurullah Mahmut Dündar ve Mehmet Akif ile iki kez bir araya geldim. Üçüncü kez Akif’in gelmesini istemedim. Çünkü bana yapılan teklifler çoklu ilişki ve uyuşturucu kullanımıydı. Üç görüşmenin hepsinde doğruluk cesaret oyunu oynandı. Nabız yoklamaya yönelik sorular soruldu. Sorulan sorular arasında ‘Ne kadar rahatsın, yakın kız arkadaşların var mı, telefondaki en açık fotoğrafını göster, fantezin nedir anlatır mısın?’ gibi sorular vardı. İlk gün ofise gittiğimde gizli kamera fark ettim. Salondaki kameranın fişini çektirdim. Yine ikinci gittiğimde de eve girer girmez kameranın fişini çektirdim. Üçüncü kez gittiğimde Dündar’ın beni kaydettiğini gördüm. Galerisine girdim. O geceye ait videolar vardı, hepsini sildirdim. Dördüncü kez de iş görüşmesine çağrıldım. Kendisi beni referanslarını çekmekle tehdit etti. ‘Mehmet Akif gelecek, sana iş konusunda yardımcı olacak’ dedi. Ben kendisini reddettim. Dündar sürekli kokain içiyordu. Bana teklif etti. Son görüşmemizde dişime sürmeye çalıştı, sonra ben geri kaçtım. Ersoy ile ikinci görüşmemdeki birlikteliğim kendi irademle olmuştur. Mehmet Akif’e operasyon düzenlendiğinde Dündar’ı gördüm. Bana rüşvet teklif edildi, ‘Kocamın adını verme, maddi manevi ne gerekiyorsa yaparız’ diye teklifler geldi. Reddettiğimde iş için referanslarını çekmekle tehdit etti. Bana zorla uyuşturucu içirilmedi Çok zor durumda olduğum için iş istedim. İşim sebep gösterilerek ben o girdaba çekildim. Dördüncü görüşmeye kendi irademle gitmedim. İş vaadiyle ortama davet edilmemden şikâyetçiyim.”
Mağdur: Cinsel saldırıya uğramadım, zoraki uyuşturucu madde temin edilmedi
Mağdurlardan D.O. ise Mehmet Akif Ersoy ve Mustafa Manaz hakkında, “Cinsel saldırıya uğramadım. Zoraki uyuşturucu madde temin edilmedi. Hoşlandım görüştüm. Şikâyetçi olacağım bir durum yok. Evet uyuşturucu kullandıklarını gördüm ama zorladıklarını görmedim” dedi. Mağdur B.A. de “Şikâyetçi olacağım bir durum olmadı” dedi. Mağdurlardan B.Ö., “İfademi tekrar ederim. Uyuşturucu kullandığım doğrudur. Uyuşturucuyu Ahmet Göçmen getirdi. Kendi rızamla Mehmet Akif’le birlikte oldum. Başka gün Mehmet Akif uyuşturucu temin etti. Çoklu ilişki olmadı” diye konuştu.
Mağdurlardan R.K.“Uyuşturucu kullanıldığına birebir şahit olmadım. Mutfağa giriş çıkışlar oluyordu. Şikâyetçi değilim. Maddi ve manevi olarak zor durumdayım” dedi. Mağdurlardan E.T., “Uyuşturucu kullanmadım. Teklif edildi, reddettim. Bu insanlarla rızamla ve zorlama ile cinsel birlikteliğim olmadı. Bu insanlarla kuzenim G. aracılığı ile tanıştım. İstanbul’da da yaşamıyorum” dedi. Ersoy’un sevgilisi olan mağdurlardan E.G., “Kendi irademle birlikte oldum. Çoklu ilişki de olmadı. Savcılıkta anlattım. Herhangi bir şikâyetim yok” dedi, avukatı da davaya katılma talebi olmadığını bildirdi. Mağdurlardan Gizem Ayabaktı da, “Uyuşturucu madde görmedim, cinsel birliktelik de yaşamadım. Şikâyetim yoktur” dedi.
Mağdur spiker Meltem Acet’ten davadan çekilme talebi: Gizli tanık ile mağdurdan şikâyetçi oldu
Mağdurlardan eski spiker Meltem Acet sağlık sorunu nedeniyle katılmadı. Avukatı Hüseyin Ersöz ise beyanında, “Özel hayat meslek hayat nedeniyle mağduruyetler oluştu. Asılsız iddialarla soruşturma sürecine dahil edildi müvekkilimiz. Savcılık ifadesinde de şikâyetçisi olmadığını, mağduriyeti olmadığını söyledi. Bunu tekrar ediyoruz. Gizli tanık Tarık Tanca ve R.K’nin beyanlarının gerçek olmadığını beyan ediyoruz. Davaya katılma talebimiz yok” dedi. Ersöz, şikâyetten vazgeçme ve Gizli tanık Tarık Tanca ve R.K. ile ilgili suç duyurusunu da mahkemeye sundu:
“Müvekkilimiz, aşamalarda vermiş olduğu beyanlarda, iddianame konusu ‘kurgu senaryonun’ maddi gerçekle örtüşmediğini açık şekilde ifade etmesine karşın, Eylem-3 kapsamında mağdur sıfatıyla iddianameye dahil edilmiştir. Müvekkilimizin iddianamede isminin geçmesi, Gizli Tanık Tanca ve R. K.’nin gerçek dışı ve iftira niteliğindeki beyanlarına dayandırılmış olup, bu hususta adı geçen kişiler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur. Gelinen aşama itibariyle, Eylem-3 kapsamında haklarında suç duyurusunda bulunulanlarca kurgulanan olay ‘hiçbir şekilde yaşanmadığından’ ve Müvekkilimiz yönünden oluşan bir mağduriyet de bulunmadığından, 09 Eylül 2026 tarihli dilekçemizdeki talebimizden feragat ettiğimizi ve davaya katılma talebimizin olmadığını vekaleten arz ederiz.”
Sanık savunmaları
Mehmet Akif Ersoy: Savcılık cinsel saldırıyla ilgili tek bir soru sormadı, “Akif’i kötüle çıkarsın” baskısı var
Duruşmada mağdur beyanlarının ardından Mehmet Akif Ersoy’un savunmasına geçildi. Ersoy, savunmasında şunları söyledi:
“Sürecin nasıl geliştiğini paylaşmak isterim. Davanın bu noktaya geldiği açısından önemli. İsmi geçenler arasında mağdur ve sanıklar arasında arkadaşlarım var. Benim hakkımda bir X hesap açıldı. Bazı spikerlerin adı geçti. Bunlarla ilişkim olduğu, görev ve pozisyonumu kullanarak çarpık ilişkiler içinde olduğum iddia edildi. Biraz heyecanlı ve gerginim. Zülfükâr Ali Aydın GYY olmak istiyordu. İkinci bir hesap açıldı X’te. Birlikte olduğum kadınları ekran yüzü yaptığım, birlikte olmadığım kadınları işten attığım gibi tweetler atıldı. Suç duyurusunda bulunduk ama bu tweetleri atanlar bulunamadı. Hülya A. görevden aldığım kişi, bana attığı mesajlar ve benim yanıtlarım var. Bunları dosyaya sunacağız. Birçok kadının hakkı yendi ama gazeteciler bunların haklarını savunmadı, onları savunmak da bana kaldı.
Gizli Tanık Kanarya’nın verdiği isimlerin çoğu ile hiç tanımıyorum, baz kaydım yok. Atılan tweetleri okumuş, savcılığa anlatmış. Savcılık gizli tanığın tüm beyanlarını ciddiye aldı, bu yüzden anlatıyorum bunları. Savcılık cinsel saldırıyla ilgili tek bir soru sormadı. Sürekli uyuşturucu kullandığım gibi bir algı oluşturuldu. 8 senede 15 kez uyuşturucu kullandım. Hata mı hata, beni sevenleri hayalkırıklığına uğrattığımı biliyorum. Sürekli uyuşturucu kullandığım gibi bir algı oluşturuldu. 8 senede 15 kez uyuşturucu kullandım. Hata mı hata, beni sevenleri hayal kırıklığına uğrattığımı biliyorum. Dosyada mağdur olanlar önce şüpheliydi. Hepsi adına çok üzüldüm. Tek suçları benim arkadaşım olmaları. Savcılık bir şey anlatmıyorsunuz deyip tutuklanıyorlar. 40 gün cezaevinde kalıyorlar. Akif’i kötüle çıkarsın baskısı var.
“Savcılık ‘Operasyonu geç yapsaydık testin negatif çıkardı, o nedenle erkene aldık’ dedi
İlk ifademde uyuşturucu kullanmadığımı söyledim çünkü uzun süredir kullanmıyordum. Savcılık, ‘Mehmet Akif Ersoy, biz senin uzun zamandır uyuşturucu kullanmadığını biliyoruz, operasyonu bir hafta geç yapsaydık testin negatif çıkardı, o nedenle operasyonu erkene aldık’ dedi. Avukatlarım da şahittir.
Ben bu kadın arkadaşlarımla buluşmada yasaklı madde kullanımı konusunda çok dikkat ediyorum. Bu buluşmalarda maalesef hata yapmışızdır. Ben kendime o kadar dikkat ediyorum ki kimse beni görmesin diye.Veyis Ateş bile iftira atıyor. Saçını kazıtmış. Saçı kısa olduğu için testi negatif çıkmış. Güya ben Habertürk dosyasından elimi temizlemek için iftira atmışım ona… Bu hatayı kendi irademle yaptım mahcubum, ama gerisi iftira… Hiç kimseye uyuşturucu temin etmedim. Ben uyuşturucu almıyordum. Bulunan ortamda vardı, kullandım. İlk ifademde söyledim, ilk kez Veyis Ateş’in getirdiği uyuşturucuyu kullandım. Ben sadece kullandığını bildiğimi arkadaşların yanında yine de dikkat ederek uyuşturucu kullandım. Kullanmayan hiçbir arkadaşımla uyuşturucu kullanmadım. Cinsel saldırı korkunç iftira… E.K. işten atıldı, hiç ilişkimiz yok, dosyaya dahil edildi, işten atıldı. Savclık copy past yapmış. Çoklu ilişki de asla yok.”
Tutuklu sanık Mustafa Manaz: Savcıya hakkımı helal etmiyorum, iki cihanda elim yakasında
Tutuklu sanık Mustafa Manaz’ın savunması şu şekilde: “Akif’le 2014’ten beri tanışırım. Çok iyi arkadaş olduk. Çok düzgün biridir. 2019’a kadar o alkol bile almazdı. Savcılıkta neyle suçlandığımız söylenmedi, ‘Siz anlatın biz gerekeni anlatacağız’ denildi. Başından beri suç uydurulacağını anladık. E.G. ilk ifadeden çıkarken ‘Seninle ilgili böyle şeyler söyle’ dediler’ diye savcılık koridorunda ağladı. Sonra tutuklandı. Ben uyuşturucu kullandım. İfade konusunda nasıl baskı altında tutulduğumu anlatamam. Yok grup ilişki, yok böyle bir şey… Ailemin, şerefimin, onurumun nasıl ayaklar altına alındığını, nasıl epilepsi nöbeti geçirdiğimi, nasıl intihar teşebbüslerinde bulunduğumu anlatamam. Savcıya hakkımı helal etmiyorum. İki cihanda elim yakasındadır. Ne örgütü! Beni uyuşturucuya Ahmet Göçmez müptezeli alıştırdı, iç iç diye… Toplamda 5 kez içmişimdir. Beraat edene kadar tahliyemi talep etmiyorum.”
Tutuklu sanık Ufuk Tetik: Savcılık ifademi alırken puroyu yüzüme üfledi; uyuşturucu kullandım ama temin etmedim, cinsel ilişkim olmadı
Tutuklu sanık Ufuk Tetik’in savunması şu şekilde: “Örgüt üyesi olmakla suçlanıyorum. 10 aydır cezaevindeyim. Akif’le biz Vodafone olan, o zaman Telsim GSM şirketinde tanıştık. Abi kardeş olduk. Sonra benim yolum gayrimenkul işine yöneldi, o gazeteciliğe yöneldi. ‘Örgüt’ diye söyleniyor, geçen bazı isimleri ömrümde görmedim. Habertürk kanalına çıktığım için menfaat sağladığım söyleniyor. Akif 2024’te genel yayın yönetmeni oldu Akif. Ama ben bu kanala 2022’de çıktım. Akif genel yayın yönetmeni olduğunda bir kez çıktım. Ama bunun dışında CNNTürk’e kaç kez çıktım. Ben hiçbir yayın için para almadım. Gizli tanık Kanarya demiş ya, servet elde etmişim, üç dairem varmış. Avukatlarıma bile ücretlerini ödeyemedim. Ben neyle karşılaşacağımı bilmediğim için eşime benden ayrılabileceğini söyledim. Ben giderken ellerim kelepçeli gittim. Bunu hak edecek hiçbir şey yapmadım. Ben kendi ülkemde yaşadıklarımdan dolayı bir daha aynı işi yapamayacak duruma geldim. Savcılık benim ifademi alırken, puroyu yüzüme üflerken ben 36 saat uyumamıştım. Ahmet bana ‘abi’ der, aramızda nasıl hiyerarşik bir ilişki var örgüt bağlamında? Uyuşturucu kullandım ama ne temin eden oldum ne para ticaretim oldu ne de insanlarla cinsel ilişkim oldu ne de insanların bu duruma düşürecek bir eylemim oldu. Evime bu akşam evime beraat ederek gitmek istiyorum, tahliyemi talep ediyorum, adalet talep ediyorum.”
Tutuksuz sanık Ahmet Göçmez: Çakarlı aracı aranmadığı için uyuşturucuyu Akif taşırdı, kimseye cinsel saldırıda bulunmadım
SEGBİS’le duruşmaya bağlanan tutuksuz sanık Ahmet Göçmez, savunmasında şunları söyledi: “İnşaat mühendisiyim. Mustafa Manaz’a ettiği küfürleri iade ediyorum. 5 eylemden suçlanıyorum. Mustafa Manaz’la eylem birlikteliğim yok. Mehmet Akif’le maalesef ki arkadaşımız olduk. Üç sene sürdü. Ailesini, çocuklarını tanırım, yüzlerce defa görüştük. Şeytana uyup yasaklı madde kullandık. Sanki yüzlerce görüşmede sürekli yasaklı madde kullanmışız gibi bir algı oluşturuldu. Ben kimsenin evine uyuşturucu götürmedim. Hayatımda 3-4 defa uyuşturucu satın almışımdır, evimde kullanmışımdır. Akif’in çakarlı aracı vardı, aranmadığı için o taşırdı uyuşturucuyu. Kimseye cinsel saldırıda bulunmadım. Akif’in evinde gittiğimde uyuşturucu kullanılıyordu, ben de kullandım. Grup seks söz konusu değil. Savcılık böyle yorumlamış. Örgüt iddiasını da reddediyorum.”
Tutuksuz sanık Tolga Aykut: Savcı beni tutuklamakla tehdit etti, Akif’in uyuşturucu kullandığına şahit olmadım
Tutuksuz sanık Tolga Aykut’un (yapımcı) savunması şu şekilde: “İfadelerde ben bir suçlama görmedim. Uyuşturucu hiç kullanmadım, iddiaları kabul etmiyorum. Testim de negatif çıktı. Bulunduğum ortamda hiç uyuşturucu kullanıldığını görmedim. Akif’le düzeyli ve saygın bir ilişkimiz var. Hiç uyuşturucu kullandığına şahit olmadım. Mustafa Manaz’ın da kullandığını görmedim. Savcı bana baskı yaptı, tutuklamakla tehdit etti.”

Tutuksuz sanık Taner Çağlı: Önce tanık olarak ifade verdim, Akif’le çoluk çocuk tatilimiz soruldu, sonra da tutuklandım
Duruşmaya SEGBİS’le bağlanan tutuksuz sanık Taner Çağlı’nın (öğretmen, Youtube programları yapıyor) savunması şu şekilde: “Bir dosya denerek tanık olarak ifade verdim. Mehmet Akif’le ilgili çoluk çocuk yaptığımız tatil soruldu. Sonra beni şüpheli olarak gözaltına alındım. İlk ifademde uyuşturucu kullanmadığımı söyledim alevi nedenlerle. Tutuklandım. 28 gün cezaevinde kaldım. Sonra tekne tatilinde neler yaşandığını anlattım. 2024’te Akif’i YouTube programıma konuk ettim, o zaman tanıştık. Teknem vardı, onu davet ettim. O tekne tatiline iki kadın arkadaşıyla geldi. O tatilde uyuşturucu kullanırken gördüm. Dene dedi bana Akif. Ne kullandıklarını da bilmiyorum. Denedim. Bu soruşturmada selam verdik borçlu çıktık gibi hissediyorum. Savcılıkta keskin şeyler yazılmış. Dörtlü ilişkiye davet etmek gibi değildi. Akif dışında hiç kimseyi tanımıyorum.”
Tutuksuz sanık Nurullah Mahmut Dündar’ın savunması şu şekildi: “Ersoy ilkokul arkadaşımdır, 30 yıldan beridir tanırım. Örgüt üyeliği suçlamasını reddediyorum, kendisiyle hiçbir hiyerarşik ilişkim yoktur. M.A.Ö.’nün iddialarını reddediyorum, iş vaadinde bulunmadım. Görüşme ayarladım ama işe almayınca bana husumet başladı. Akif Ersoy tutuklandıktan 40 gün sonra savcılığa yalan beyanlarda bulunmuş. Kendisi bana şantaj yapmıştır. Suçlamaları kabul etmiyorum. Bir kez uyuşturucu kullandım ama uyuşturucu ise testim negatif çıktı. Çocuk sahibiyim. Evim köpeklerle arandı. Bilgisayar ve telefonumu kendi rızamla verdim. İş bilgilerim bilgisayarda, teslim edilmesini talep ediyorum.”
Tanık beyanları
Tanık Veyis Ateş: Ersoy’un herhangi bir kadına tacizini duymadım bile, onu tanıyan 10 kişiye sorun, bunlara inanmaz
Duruşma, tanık beyanlarıyla devam etti. Tanık Umut Evirgen’in (Kütüphane isimli kulübün sahibi olduğu iddia edilmişti) beyanı şu şekilde: “Sanıklardan hiçbirini tanımam. Kütüphane ile ilgili bağım yok, ortaklığım yok. Kapısının önünden bile geçmedim.”
Tanık Veyis Ateş’in beyanı şu şekilde: “Ufuk Tetik’le cezaevinde tanıştık. Ahmet Göçmez’le birkaç kez görüştük. Akif Ersoy dışında tanıdığım yoktur. Ersoy’un uyuşturucu ticareti yaptığını, sattığını, kullandığını görmedim. Herhangi bir kadına taciz, cinsel tacizini görmedim. Duymadım bile. Ersoy’u tanıyan 10 kişiye sorun bunlara inanmaz. Kendisine de uyuşturucu madde getirmedim.”
Tanık Mahmut Göde’nin beyanı şu şekilde: “Mehmet Akif Ersoy’la abi kardeşliğimiz var. Hiçbir ortamda anormallik görmedim. Evinde de kaldım. Sevdiğim ve örnek bir insandı. Medyadan öğrendim ve çok şaşırdım.”
Tanık Mustafa Karataş: Akif’in çakarlı araçla sağ şeritten bile gittiğini görmedim
Tanık Mustafa Karataş’ın beyanı şu şekilde: “Mehmet Akif’in Ulus’taki ve Seba Flats’teki evine gittim. Herhangi bir şey görmedim. Çakarlı araçla sağ şeritten bile gittiğini görmedim.”
Tanık Serap Şaylan’ın beyanı şu şekilde: “Uyuşturucu kullandıklarını gördüm ama ticaret, cinsel saldırıya asla tanık olmadım. Ahmet Göçmez arkadaşım, benim doğum günümde Mehmet Akif Ersoy’la tanıştılar.”
Tanık Serdar Tokdemir’in beyanı şu şekilde: (Habertürk’e konuk olan avukat): “Çoğu kişi ile Mehmet Akif Ersoy vasıtasıyla tanıştım. 15 yıldır düzenli görüşürüz. Ersoy’un muhabbeti keyiflidir, dünya meselelerini konuşurduk. Bunun ötesinde başka bir şeye tanıklık etmedim.”
Tanık Şakir Tekin’in beyanı şu şekilde: “Ufuk Tetik’i gayrimenkul sektöründen tanırım. Uyuşturucuyu birkaç kez kullandık. Kimseyi zorlamadılar için diye. Uyuşturucuyla ilgili ara ticareti olmamıştır.”
Tanık Abdullah Çebi’nin (Habertürk çalışanı) beyanı şu şekilde: “Mehmet Akif Ersoy’un sosyal hayatını bilmem. 17 yıldır televizyoncuyum. Habertürk’te yöneticilik istedim. Ersoy genel yayın yönetmeni olarak atanmamıştı. Ersoy gelince ben görev alamam diye düşündüm. Aksine sözlü olarak göreve atandım. Kanal içinde yönetmenken görsel departmanın başına geçince engel olmaya çalıştılar. Zülfikar Ali Aydın engel olmaya çalıştı. Atamam yapılmadı. Bana, bize karşı bir grup oluştu, Akif Bey’e hep anlattım ama bana hep ‘Sen işini yap’ dedi. Sonra bir Twitter hesabı açıldı. Zülfikar Ali Aydın beni dinlememeye başladı. Akif Ersoy’a bana yol verdiği için de sorumlulukla çok çalıştım. Kanalda yanlış bir durumunu görmedim. Dürüstlüğün peşinde giden bir insan olarak gördüm. Personelin sorunlarıyla ilgilenen bir adam olarak gördüm.”
Tanık Ali Yaşar Koz’un beyanı şu şekilde: (Kütüphane mekânının işletmecisi): “Sadece Mehmet Akif Ersoy’u tanıyorum. Uyuşturucu kullandığını görmedim. Bizim mekânda uyuşturucu kullanamazlar.”
Tanık Emrullah Erdinç’in (gazeteci) beyanı şu şekilde: “Gördüğüm hiçbir şey yok.”
Savcıdan ara mütalaa ve savunmalar
Savunmaların beyanların alınmasının ardından ara mütalaasını açıklayan, tutuklu sanıkların tutukluluklarını devamı ile adli kontrol tedbirlerinin de de aynı şekilde devamını talep ederken, tanık ve mağdurlar arasında ifade vermeyenlerin beyanlarının da alınmasını istedi.
Tutuklu sanıklar tahliyesini, tutuksuz sanıklar da adli kontrollerinin kaldırılmasını istedi. Mehmet Akif Ersoy’un avukatı, “Şüpheli insanlar mağdur oldular. Bu hukuki olabilir mi, dinlenmelerinden rücu edilmesini talep ediyoruz. Mağdur beyanlarında kimsenin cinsel olarak zorlanmadığı, özel hayatlarının olduğu ortaya çıktı. operasyonu oluştu. Şüphelilerin tutuklandıktan sonraki aşamalarda hürriyetleri, konfor alanlarıyla ilgili problemler yaşatıldı. Sonra ek ifade vermek istiyorlar. Sonra adli kontrolle tahliye… Bu dosyayı gerçekten basın yürüttü. Müvekkilim itibarını, aile ilişkilerini, işini kaybetti” savunması yaptı.
Ersoy’un nişanlısı olan avukat Betül Ayfer Şeker ise, “Gizli tanık Kanarya’nın kim olduğunu tespit edebiliyoruz. Bizimle husumeti konusunda söyleyeceğimiz şeyler var ama gizli tanık olduğu için söyleyemiyoruz. Mağdurların bir kısmı etkin pişmanlık ifadelerinden anlıyoruz ki kendileriyle ilgili beyan yok” dedi.
Ersoy’un tutukluluğuna devam kararı verildi, bir sonraki duruşma 9 Ekim’de
Mahkeme heyeti, Akif’in tutukluluğuna devam kararı verirken bir sonraki duruşmanın 9 Ekim’de görülmesi kararlaştırıldı. İş insanı ve Ersoy’un arkadaşı Mustafa Manaz’ın da tutukluluğunun devamına, Ersoy’un arkadaşı ve gayrimenkul uzmanı Ufuk Tetik’in tahliyesine karar verildi.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.