PKK’nın haber ajansı ANF’ye röportaj veren Murat Karayılan, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’teki çağrısı ile başlayan sürecin birinci yıl dönümünde gelinen aşamayı ve Ortadoğu’daki savaşın sürece etkilerini değerlendirdi.
“İkinci aşama başladı: Gözler TBMM’de”
Sürecin ilk aşamasının PKK’nin feshi ve silahlı stratejinin durdurulması olduğunu hatırlatan Karayılan, Öcalan’ın 27 Şubat 2026 tarihli açıklaması ile ikinci aşamanın başladığını söyledi.
Karayılan, “Bu aşama yasal adımların atılmasıdır. TBMM’de oluşturulan komisyon raporunu sundu. Nisan ayı bu konuda bir karar ayı olacaktır. Türk devletinin köklü bir çözüm geliştirip geliştirmeyeceğini hep birlikte göreceğiz” dedi.
Karayılan, çözümün parametrelerini ise şu sözlerle çizdi:
“Kürt varlığı sadece sözle değil, yazılı ve yasal olarak kabul edilmelidir. Kürtlerin yasal statüye kavuşması ve bu dönemin mimarı olan Önder Apo’nun özgürlüğü sağlanmadığı sürece sorun köklü bir biçimde çözülemez. Önder Apo’nun özgürlüğü siyasi, toplumsal ve tarihi bir gerekliliktir.”
“Türkiye’nin güvenliği bu sürecin eseridir”
Ortadoğu’da devam eden İran-ABD-İsrail savaşına ve bölgedeki füze trafiğine dikkat çeken Karayılan, Türkiye’nin bu kaotik ortamda nispeten sakin kalmasının Öcalan’ın hamlesi sayesinde olduğunu iddia etti.
Karayılan, “Bugün Ortadoğu kaynıyor, her yere füzeler ve dronlar düşüyor. Eğer Türkiye bu süreci rahat karşılıyorsa, bunda Önder Apo’nun geliştirdiği barış hamlesinin rolü büyüktür. AKP’liler ‘siyasi kubbemiz var’ diyorlar; ama bu kubbenin nasıl yaratıldığını iyi bilmeleri gerekir. Eğer bu hamle olmasaydı, Türkiye bugün çok daha büyük tehlikelerle yüz yüze kalırdı.”
HPG Komuta Konseyi’nin yıllık toplantısında alınan kararları paylaşan Karayılan, silahsızlanma sürecinin yönetimine dair net bir mesaj verdi:
“Gerilla yapısı, Önder Apo’yu birebir görmek ve onunla doğrudan diyalog kurmak istiyor. Fesih kongremizde de belirttiğimiz gibi; silahsızlanma aşaması bizzat Önder Apo tarafından yönetilmelidir. Bu durumun doğru anlaşılması gerekir; önümüzdeki ay hükümetin alacağı karar sürecin gidişatını belirleyecektir.”
“Seçeneksiz değiliz”
Karayılan, çözümden yana olduklarını ancak sürecin her an tersine dönebileceği ihtimaline karşı da tetikte olduklarını vurguladı.
“Biz seçeneksiz değiliz. Çözüm olursa hazırız, ancak çözümsüzlük gelişirse veya bize yönelik kapsamlı saldırılar yapılırsa buna da fazlasıyla hazırız. Bu konuda hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Rehavete kapılmadan, her türlü duruma karşı tedbirli olmalıyız. İki yönlü ihtimalin olduğu bir dönemdeyiz ve her iki seçeneğe göre de kendimizi örgütlüyoruz.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.