Anasayfa / Dünya / Netanyahu’nun “İsa–Cengiz Han” kıyası Hristiyanları kızdırdı

Netanyahu’nun “İsa–Cengiz Han” kıyası Hristiyanları kızdırdı

Netanyahu’nun “İsa Mesih’in Cengiz Han karşısında hiçbir avantajı yoktur” sözleri büyük tepki çekiyor. Netanyahu gelen tepkiler üzerine “hakaret kastı yoktu” diyerek savunmaya geçti.

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun İran savaşı bağlamında yaptığı basın toplantısında sarf ettiği “İsa Mesih’in Cengiz Han karşısında hiçbir avantajı yoktur” sözleri Hristiyan çevrelerde büyük tepki topladı.

Netanyahu’nun kullandığı ifade kısa sürede sosyal medyada yayıldı; birçok kullanıcı ve yorumcu sözleri Hristiyanlığa hakaret, bazıları ise savaşçı güç siyasetine dini değerleri feda eden bir yaklaşım olarak niteledi.

Netanyahu ise daha sonra yaptığı açıklamada geri adım atmayarak, sözlerinin doğrudan kendisine değil, Amerikalı tarihçi Will Durant’a ait olduğunu savundu ve “Hiçbir hakaret kastı yoktu” dedi.

Netanyahu, İngilizce basın toplantısında demokrasilerin düşmanlarına karşı “zamanında” harekete geçmesi gerektiğini savunurken, Will Durant’ın The Lessons of History adlı kısa kitabına atıf yaparak şöyle dedi:

“100 sayfalık çok kısa bir tarih kitabında şöyle der: Tarih ne yazık ki ve acı bir biçimde şunu kanıtlar: İsa Mesih’in Cengiz Han karşısında hiçbir avantajı yoktur. Çünkü yeterince güçlüyseniz, yeterince acımasızsanız, yeterince kudretliyseniz kötülük iyiliğe üstün gelir. Saldırganlık itidale galip gelir. Bu yüzden bugünün dünyasına bakınca, Amerika Birleşik Devletleri öncülüğündeki demokrasilerin kendilerini savunma ve düşmanlarına karşı, henüz vakit varken, karşı koyma iradesini yeniden ortaya koymaları gerektiğini görmemek için kör olmak gerekir. Tehlikenin gürültülü çanı onları çok geç uyandırmadan önce harekete geçilmelidir.”

https://twitter.com/serbestiyetweb/status/2034720658840580523?s=46

Netanyahu’nun Hristiyanlara göre Tanrı olan İsa’yı Cengiz Han gibi gaddar bir hükümdarla kıyası ve güç merkezli ahlaki anlayışı tepki aldı.

Tepkilerin büyümesi üzerine İsrail Başbakanlığı’nın resmi hesabından peş peşe açıklamalar yapıldı.

Açıklamada, Netanyahu’nun Hristiyanlara yönelik tavrı hakkında “bir kez daha yalan haber” üretildiği öne sürüldü ve şu ifadeler kullanıldı:

“Açık konuşayım: Bu akşamki basın toplantımda İsa Mesih’i
aşağılamadım. Tam tersine, büyük Amerikalı tarihçi Will Durant’tan alıntı yaptım. İsa Mesih’in ateşli bir hayranı olan Durant, tek başına ahlakın hayatta kalmayı garanti etmeye yetmediğini söylemişti. Ahlaken üstün bir medeniyet, kendisini savunacak güce sahip değilse yine de acımasız bir düşmanın elinde düşebilir. Herhangi bir hakaret kastı yoktu”

Netanyahu’nun dayanak gösterdiği sözler, Will ve Ariel Durant’ın 1968 tarihli The Lessons of History kitabının “Religion and History” kısmında yer alıyor.

Kitaptaki ilgili pasajın tam çevirisi şöyle:

“Doğa ve tarih, bizim iyi ve kötü kavrayışlarımızla uyuşmaz; onlar iyiyi hayatta kalan, kötüyü ise çöken şey olarak tanımlar; ve evrenin, Cengiz Han’a karşı Mesih’ten yana bir peşin hükmü yoktur. İnsanın kozmostaki ufacık yerinin giderek daha fazla farkına varılması, dini inancın zayıflamasını daha da ilerletmiştir. Hristiyan dünyasında bu gerilemenin başlangıcını Kopernik’ten (1543) tarihleyebiliriz. Süreç yavaştı ama 1611 yılına gelindiğinde John Donne, dünyanın bu âlem içinde sıradan bir ‘varoş’ haline geldiğine ve ‘yeni felsefenin her şeyi şüpheye çağırdığına’ yas tutuyordu…”

Sosyal medyada yükselen tepkinin önemli kısmı, bir başbakanın İsa Mesih ismini “güçsüz iyilik” ile, Cengiz Han’ı ise “etkili güç” ile yan yana koymasının başlı başına aşağılayıcı olduğu görüşüne dayanıyor. Haber ve yorumlarda, sözlerin “anti-Christian” yani Hristiyan karşıtı bulunduğu, özellikle İsrail destekçisi Evanjelik Hristiyan çevrelerde rahatsızlık yarattığı belirtiliyor.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın