Alzheimer Sosyal Yaşam MerkeziAlzheimer Sosyal Yaşam Merkezi
Anasayfa / Haberler / Öcalan’ın avukatlarından “sıvasız evler” çıkışı: “O evlerde yaşayanların yeniden bedel ödemelerini beklemek vicdansızlıktır”

Öcalan’ın avukatlarından “sıvasız evler” çıkışı: “O evlerde yaşayanların yeniden bedel ödemelerini beklemek vicdansızlıktır”

Asrın Hukuk Bürosu, Öcalan’a yönelik“konut” tartışmasına tepki gösterdi: “‘Sıvasız evler’ üzerinden hamaset üretirken kendi konfor alanlarından taviz vermeyenlerin, o evlerde yaşayan insanların yeniden bedel ödemelerini beklemesi, kan bezirganlığının en açık yansımasıdır”

Abdullah Öcalan’ın avukatlığını üstlenen Asrın Hukuk Bürosu, 21 Eylül tarihli açıklamasında Öcalan’a yönelik söylemler, çözüm süreci, İmralı’daki “konut” ve statü tartışmaları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Büronun açıklamasının tam metni şöyle:

BASINA VE KAMUOYUNA

Kürt sorununun çatışma ve şiddet denkleminden çıkarılarak siyasal ve hukuki zeminde ele alınmaya çalışıldığı bir dönemden geçiyoruz. Toplumsal barış ve demokratik çözüm imkanlarının her zamankinden daha güçlü biçimde tartışıldığı böylesi bir süreçte, Sayın Öcalan’a yönelik çeşitli çevrelerce manipülatif ve kışkırtıcı söylemlerin dolaşıma sokulduğunu görmekteyiz.

Bu söylemlerin, toplumun huzur ve demokrasi arayışlarını sekteye uğratmaya yönelik olduğu açıktır. Geçmişte Kürt meselesini inkâr ve şiddet rejimi içinde çözmeye çalışan politik güçlerin bugün de Kürt halkının hak mücadelesini Sayın Öcalan üzerinden hedef almaya çalıştığını görmekteyiz. Öcalan şahsında yürütülen olumsuz algı kampanyasının asıl hedefinin Kürt halkı olduğu açıktır.

Çatışmanın sona ermesinden en fazla rahatsızlık duyanlar, geçmişte onun insani, ekonomik ve toplumsal bedelini ödeyenler değildir. “Sıvasız evler” üzerinden hamaset üretirken kendi konfor alanlarından taviz vermeyenlerin, o evlerde yaşayan insanların yeniden bedel ödemelerini beklemesi, kan bezirganlığının en açık yansımasıdır.

Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin tartışılması elbette olması gereken bir olgudur. Ancak bunun asgari bir ahlaki ve insani zeminde yapılması gerekir. Toplumun birkaç slogan, çarpıtılmış bilgi ve provokatif söylem aracılığıyla kolaylıkla yönlendirilebileceğini varsayan bir siyasal dil, demokratik tartışma kültürüne hizmet etmemektedir.

Son günlerde tartışma konusu haline getirilen İmralı’daki “konut” meselesi de bu bağlamdan koparılarak bir kışkırtma malzemesine dönüştürülmektedir. Söz konusu yapı, çatışma ve çözüm süreçlerinin doğurduğu ihtiyaçlar doğrultusunda oluşturulmuş olup sürecin siyasi ve hukuki çalışmalarının ilerleyebilmesi bakımından gereklidir.

Ve tam da bu nedenle statü tartışması önemli ve değerlidir. Kendini ifade etme ve savunma imkanları bu denli yok sayılmış Sayın Öcalan’ın barış yolunu gösterebilmesinin imkanları yaratılmalıdır. Toplumun bilmesi gereken her şeyin doğrudan muhatabı tarafından, ilk elden ve şeffaflıkla ortaya konulabilmesinin imkanlarının yaratılması ihtiyacı bulunmaktadır.

Sayın Öcalan’a yönelik kişilik haklarını ihlal eden, nefret söylemi içeren ve demokratik çözüm arayışlarını hedef alan açıklamalara karşı hukuk çerçevesinde gereken yanıtları ve girişimleri sürdüreceğiz.

Bir kez daha “savunulamaz” kılınmaya çalışılan Sn. Öcalan’ın hukukunu da Kürdün hukukunu da tüm ezilenlerin hukukunu da her şart altında savunacağımızın bilinmesini isteriz”

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın