Tanık olarak ifadesi alının Demirci, Ziver Air’in sahibi, aynı zamanda bünyesinde birçok şirketi barındıran Ziver Holding’in yönetim kurulu başkanı olduğunu belirtti. Basında yer alan ve kuyruk numarası TCVED olan uçağın, olay tarihinde şirket envanterinde bulunduğunu ifade eden Demirci, söz konusu uçağın soruşturmada adı geçen kişilere kiralandığını basın yoluyla öğrendiğini söyledi.
Uçakta bulunduğu iddia edilen Murat Gülibrahimoğlu, Tuncay Yılmaz, İbrahim Bülbüllü, Fatih Keleş ve Hakan Karanis isimli şahısları tanımadığını belirten Demirci, bu kişilerin kim olduklarını ve ne iş yaptıklarını soruşturma öncesinde bilmediğini vurguladı.
Şirket içinde yapılan incelemeler sonucunda, uçağın Ziver Air’den Global Jet adlı firma tarafından kiralandığını, Global Jet’in de uçağı WW Havacılık isimli şirkete kiraya verdiğinin tespit edildiğini ifade eden Demirci, bu sürece ilişkin fatura, e-posta yazışmaları ve yolcu gidiş-dönüş listelerinin soruşturma dosyasına sunulduğunu kaydetti.
WW Havacılık’ın uçağı kim adına kiraladığını bilmediğini söyleyen Demirci, bu bilgiyi bilmesinin de mümkün olmadığını belirtti. Yapılan araştırmalarda, söz konusu kiralama dışında başka bir uçuş veya kiralama işleminin bulunmadığını da sözlerine ekledi.
Basında yer alan ve “gizli oda” bulunduğu iddia edilen uçağın ise Ziver Air filosuna ait olmadığını ifade eden Demirci, şirketine ait uçağın krokisi ve fotoğraflarını da dosyaya sunduğunu, bu uçakta gizli ya da arka bir bölüm bulunmadığını söyledi.
Demirci, televizyon programlarında yaptığı açıklamaların amacının, kamuoyunda ailesi ve şirketi hakkında oluşturulmaya çalışılan olumsuz algıya karşı kendisini ifade etmek olduğunu belirterek, “Uçakların bana ait olduğu, ancak kiralama işlemlerinin başka şirketler tarafından yapıldığı, bu şirketlerin uçakları kimlere ve ne amaçla kiraladığını bilmemin mümkün olmadığı yönünde açıklama yaptım” dedi.













